Termik Santraller sivil denetime açılmalı…

Bu haber 17 Mayıs 2019 - 0:04 'de eklendi ve 1.320 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) üyeleri hafta başında (13 Mayıs Pazartesi) Muğla Valisi Esengül Civelek’i ziyaret ederek, aciliyet içeren çevre sorunlarını dile getirip paylaştılar.

Muğla Çevre Platformu Yürütme Kurulu adına Serdar Denktaş, Rezzan Şebin, Mustafa Tuncaelli ve Nazlı Çam o gün Vali Civelek ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme yaptı. Görüşmenin ana başlıkları “Kıyıların Durumu ve MUÇEV Kiralamaları” ve “Kitesurf Plajındaki Çevre Tahribatı ve Kaçak Yapılaşma” ile, “Muğla bölgesinde işletilmekte olan ve yeni planlanan termik santralların çevresel ve toplumsal maliyetleri” idi.

Her üç konuda da katılımcılar, Vali Hanım’a hazırladıkları dosyaları sunarken, toplantının ardından, kısa bir açıklama yapan MUÇEP Sözcüsü Serdar DenktaşVali Hanım bizleri dinlemekle kalmadı. Konularımız ile ilgili birimleri yanımızda telefonla arayarak, dosyalarımıza cevap verilmesini ve gereklerinin yapılmasını, sonuçlarının da mutlaka bizlere iletilmesini bildirdi. Önümüzdeki günlerde ilgili birimler ile yine biraraya gelmemizi de istedi. Biz de bu talebi uygun gördük.” dedi.

xx           xx           xx

Bu Muğla‘da ilklerden biri denebilecek kadar önemli bir buluşma. Bundan sonra yapılacak toplantı mutlaka çok daha önemli ve yararlı olabilir.

Çünkü son zamanlarda Muğla‘da insan eliyle tam bir çevre felaketi yaşanmakta. Muğla‘nın çok önemli ekolojik alanlarından biri olan Karabağlar Yaylası‘nda bile tarım alanları daralmakta; “İmar Barışı” furyası ile birlikte iştahları kabaranların Akbük‘te Hazine Arazilerine saldırıları, Akyaka Azmaklarında işgaller, Akçapınar‘da Kitesörf alanında betonlaşma hızla devam etmekte…

Doğrusu siyasetin bürokrasi üzerinde olumsuz etkisi hiç bu kadar kendini hissettirmemişti…

Doğal ve tarihi çevrede, SİT Alanlarında yaşananlara hiç bu kadar kayıtsız kalamamıştı…

MUÇEP üyeleri Vali Civelek‘ten sonra birde Menteşe ve Ula Belediye Başkanları ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı‘nı neden ziyaret etmemişler bilmiyoruz. Belki de programlarında vardır.

Bodrum Belediyesi‘ni de ziyaret edip bir teşekkür mü etmeliler bilmiyorum… Bodrum Belediyesi seçimden sonra yarımadada alışılmışın dışında tutum ve davranış sergilemeye başladı. Hayırlısı…

xx           xx           xx

Çevre felaketi ve cinayetleri Muğla‘nın her yerinde yaşanıyor. Sadece başlıklar halinde sıralamaya kalksam bu köşe yetmez.

Bir zamanlar Muğla‘da en önde gelen çevre sorunu, daha doğrusu “çevre felaketiYatağan, Yeniköy ve Kemerköy (Gökova) Termik Santrallarıydı. Kabus geri mi geldi, hiç gitmedi de görmezden gelir mi olduk onu da bilmiyorum…

Allah rahmet etsin Saynur Gelendost ve arkadaşlarının senelerce süren mücadeleleri sonunda dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz tarafından 1997 yılında temeli atılan Yatağan Termik Santrali Bacagazı Arıtma Sisteminin (Desülfirizasyon) ilk ünitesi, 9.5 yıl aradan sonra deneme üretimine başlayabildi. Kasım 2006 da tamamen devreye giren Bacagazı Arıtma Sisteminin ilk ünitesinin ardından ikinci ünitesi Şubat 2007 ve üçüncü ünitesi de Mart 2007 de tamamen devreye girdi.

Gelendost neredeyse mücadelesinin sonucunu göremeyecekti. 2003 yılında tarihi ve doğal çevreyi öksüz bıraktı…

Daha sonra Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları da desülfirizasyon (baca gazı arıtma) tesisine kavuştu… Muğla‘nın doğası asit yağmurlarından kurtuldu, kükürtdioksitsiz nefes alıp vermeye başladı…

xx           xx           xx

Yatağan merkezli olarak Muğla uzun yıllar ulusal medyada iki mücadele ile hep öne çıktı. Birisi termik santrallara karşı çevre mücadelesi, birisi de termik santralların özelleştirilmasına karşı mücadele…

Ne yaman çelişki” derler ya buna Yatağan‘da örnek gösterilebilir. Çünkü bir çok insan yıllarca her iki mücadelede de yeraldı. Bende öyle… Yıllarca yüreğimde hissederek, destek vererek çevrecilerinde, özelleştirme kaarşıtlarının da mücadelelerini yazdım.

O günlerde çevrecilerin önderi Saynur Gelendost ile santral barikatı çocuklarının lideri Erol Soğancı‘nın ne kadar aynı insan olduklarını ve birbirlerine olan saygılarını, sevgilerini bilirim…

Öyle bir süreç yaşandı ki Muğla‘da Erol Soğancı ve Murat  Bekem‘den sonra özelleştirmeye karşı mücadeleyi devralan Süleyman Girgin ve Fatih Erçelik de özelleştirmenin neden yanlış olduğunu, olumsuzluklarını anlatırken, “Özel sektör arıtmada tüketilen enerjiyide satmak isteyeceği için arıtma sistemini çalıştırmayacaktır.” demeye başladı.

Çevrecilerde “Özelleştirme ile santralı devralacak olanlar sistemi geceleri devre dışı bırakacaktır” görüşünü ortaya attılar.

xx           xx           xx

Öyle olmadı… Santrallar 2014‘te özelleşti… 2017‘de gazeteler şu başlığı attı:

Bereket Enerji Yatağan’ın havasını değiştirdi

26.09.2017 tarihli haberler şöyleydi:

Bereket Enerji Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Yatağan Termik Santralinde, rehabilitasyon çalışmaları sonunda kömür kullanım kapasitesinin artmasına karşın bölgedeki hava kalitesinin giderek yükseldiği belgelendi. Muğla Valiliği Mahalli Çevre Kurulu’nca geçen yıl gerçekleştirilen ve periyodik yapılan denetimler ve ölçümler sonunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yatağan Hava kalitesi ölçüm istasyonun verileri bir rapor haline getirildi. Yatağan Kaymakamlığı’nca Muğla Valiliği’ne gönderilen rapora ilişin değerlendirmede, ‘2015 Ocak ayı ve 2016 Ocak ayı Yatağan Termik Santralinin kullandığı kömür miktarının 2016’da bir önceki yıla oranla yüzde 243 arttığı, buna rağmen hava kalitesinin önceki yıla göre daha iyi bir noktaya geldiği memnuniyetle görülmüştür’ denildi.

Yatağan Termik Santral İşletme Müdürü Serdar Toprak, aralık/2014 yılında devraldıklarını santralde hemen sürekli emisyon izleme ölçüm sistemini kurduklarını ve baca gazlı arıtma tesislerinde büyük çapta teknolojik bakımlar gerçekleştirdiklerini belirtti.

xx           xx           xx

Bacagazı arıtma tesislerinin devreye girmesiyle ortaya çıkan sevinç, mutluluk özel sektörün sistemi çalıştırması ve Çevre Bakanlığı‘nın santral içinde ve şehir merkezinde kurduğu “Hava Kalitesi Ölçüm Cihazı” ile hava kalitesinin sürekli izlenmesi ile daha da arttı.

Neredeyse Yatağan ve termik santraller unutuldu, derken geçen yıl Kasım ayının ilk haftası gazetelerin “34 yılda 45 bin erken ölüm!” haber başlığı uyur uykumuzdan uyanmamıza neden oldu…

Haberlerde, “Araştırmanın bulgularına göre Muğla’daki Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinden kaynaklanan hava kirliliği 1983-2017 yılları arasında en az 45 bin erken ölüme sebep oldu. Ayrıca yine hava kirliliğine bağlı kalp-damar ve solunum yolu hastalıkları nedeniyle 46 bin kişinin hastaneye yattığı tahmin ediliyor.” ifadesine yer verildi.

Ardından 10 Ocak 2018 de TMMOB Çevre Mühendisleri Odası 2017 yılı Hava Kirliği Raporu”nu yayınladı.

Raporda, Yatağan’da hava kirliliği açısından ölçüm yapılmayan gün sayısının 301 gün olduğu ifade ediliyordu.

xx           xx           xx

Biz benzer haber ve duyumlar karşısında “acaba” demeye başlarken, geçtiğimiz günlerde “Muğla’nın Menteşe ilçe sınırları içinde bulunan Dağpınar ve Zeytinköy mahallelerini kapsayan Marçal Dağları bölgesindeki çam ağaçları kuruyor. Muğla Orman Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, kuruyan yaklaşık 400 çam ağacı diğer ağaçlara zarar vermemesi için kesilip bölgeden çıkarıldı.” haberiyle karşı karşıya kaldık. Haberlerde Zeytinköy Mahalle Muhtarı İbrahim Aykaç‘ın şu ifadeleri yeralmış:

Önceki yıllarda burada arıcılık çok yoğundu. Zeytinköy’e 40, 50 kamyon arı geliyordu dışardan. Kurumalar halk arasında Ören Kemerköy’de bulunan termik santralden kaynaklandığı düşünülüyor. Yangın olmayan bölgede de kurumalar mevcut. Kışın biz bunların kesimini yaptık. Bazı bölgelerde Orman Bölge Müdürlüğü tespit yaptı. Kesildikten sonra kalan ağaçların 2 ay içinde tekrar kuruduğunu gördük

Akla gelen soru şu; Özel şirketler tarafından işletilmekte olan termik santrallerde işletme maliyetleri yüksek olduğu için baca gazı arıtma tesisleri (desülfirizasyon) bacalardan fark edilmesin diye geceleri devre dışı mı bırakılmaya başladı?

Çözüm bu santrallerin kapatılması, ama çalıştırmaya devam edeceklerine göre, “Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonları”nın denetimi yerel yönetimlere veya kent konseylerine, bir STK‘ya bırakılmalıdır… Gelin termik santralleri denetime açın…

———————————–                                                            ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Çok şükür ki gökyüzü henüz hiçbir cüzdana sığmıyor. (|Farid Farjad)

ÇİVİ e, Yunanistan’ın işgal ettiği 18 ada Aydın-İzmir- Muğla Büyükşehir belediyelerinin sınırları içinde. Hadi iktidar görmezden geliyor diyelim, bu belediyelerin işgal altındaki kendi topraklarına sahip çıkmaları gerekmiyor mu?” diye sormuş.              

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

—————————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Müşteva Karamanoğlu 17 Mayıs 2019 / 01:50

Baca arıtma sistemi kireç taşı ile süzülüp duman filitre ediliyor

ancak bu santral 1960 ların modeli
Baca arıtma sistemine uygun değildir ömürleri 40 – 50 yıl arasında ölüp ara bakım ve değişikliklerle kullanıma devam edilmekte..

( 1976 model Murat 124 motoruna 2019 Mercedes turbo takılınca 124 motoru bu turbolu kabul edemez patlarsa bu santralın reaktörü Desulfirizasyon kabul ETMEZ PATLAR )

Reaktör tüm santrallerde ana beyin buhar ünitesidir Atom nükleer santral , termik santral , fuel-oil, mazot , jeotermal santral ana reaktör buhar basıncı ile tazyikli buhar güçü ile alternatör jeneratör türbinleri çevirmesi ile enerji elde edilir..

Geçmiş teknolojiye yeni ürün eklenince uyum sağlayamaz ana reaktör başınç altında kalır haliyle 35 yıllık reaktör ( eğerki yeni takılmış ise birde kullanılmış reaktör takıldı ise vay halimize..)

Desülfirizasyon sistemi ileride büyük sıkıntılara yol açar .

13 yıl öncesinden bu sıkıntıların oluşacağını BAÇEP – DOÇEP ÇEVRE platformu ve diğer konfederasyon sunumlarında dile getirdim ..

Gün-de 2.000 ton bu kömür bu tesislerde yanmakta 900 ton kül alüvyonları parkekülleri çuruf atıklar doğaya monte edilmekte esas asıl tehlike burayaa..
Küller su tarım ekili alan denizler için tehlike..

Ören ve Kemerköy kömür kül atık çukurları nerede biriktiriliyor

2.000 ton yalnızca 1 termik santrali yakıyor için bizde üç tane var her gün üç santralden 2.400 tona yakın kül çıkmakta bu küller

NEREDE NEREYE GÖMÜLÜYOR DENİZLEREMİ KARADAMİ HAVADAMI ¿¿