Termik Santral Kabusu…

Bu haber 26 Mayıs 2017 - 1:03 'de eklendi ve 1.288 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yatağan bugünlerde yine “termik santral kabusu” yaşıyor.

Yerel gazetelerimizde pek göremedim. Aslına bakılırsa yaygın basınında ilgi gösterdiği söylenemez.

Evrensel Gazetesi 17 Mayıs’ta “Yatağan’da yeni termik santral kabusu” başlığını atmış.

Haberi ilk görende Nejat Altınsoy olmuş. Sağ olsun haberi “Tam senlik” diye bana göndermiş.

Çalık Grubu’na ait Ant Enerji Muğla’nın dördüncü, Yatağan’ın üçüncü termik santralını ilçenin Turgut yakınında Kırık Mahallesi’ne kuracak.

Bu yeni girişim için ‘beşinci santralımız’ da diyebiliriz… Dördüncüsü Milas’ın Karacahisar bölgesinde kurulmak isteniyor…

Hafta sonunda bu konuyu ele alacaktım. Muğla Çevre Platformu’nun Cuma günü Yatağan-Turgut’a gideceğini öğrenince bekledim…

xx            xx            xx

Turgut Kırık Mahallesi yakınında 45 ha bir alanda kurulacak olan Çalık Grubuna ait Ant Enerji Termik Santralı’nın ömrü 30 yıl olacak.

2019 yılında faaliyete geçmesi planlanan santralin ısıl gücü 389,6 MW, kurulu gücü ise 160 MW olacak. Santral saatte 142 ton linyit kömürü, 6,5 ton kireç taşı yakarken, dakikada 1200 litre su tüketecek. Bu su arazide açılacak kuyulardan karşılanacak.

Santralden çıkan küllerin depolanması için de 36 ha büyüklüğünde bir kül depolama alanı olacak. Santralın kurulacağı alan planlarda orman alanı ve tarımsal nitelikli alan olarak işaretli!

ÇED Raporunda ise termik santral için toplam kullanılacak 139 ha alanın 12 ha‘nın orman olduğu belirtilmiş.

ÇED Raporunda ayrıca yöredeki zeytinlik alanlar ve ne kadar zeytin ağacının kesileceği, zarar göreceği ile ilgili bilgilerin de yeterli olmadığına dikkat çekiliyor.

Santralın kurulması halinde, altında kömür bulunduğu için Turgut dahil 15’e yakın mahalle (köy), on binlerce zeytin ağacı, birinci sınıf tarım toprakları yok olacak…

xx            xx            xx

Burada sorgulanması gereken iki nokta karşımızda duruyor…

Ülkenin ulusal enerjiye ihtiyacı var. Ama kurulmak istenen santral yok olacaklara değer mi?

Ülkenin ulusal enerjiye ihtiyacı var. Ama yeni santral kurmak yerine mevcut santralın ünüte sayısı ve dolayısıyla üretimi arttırılamaz mı?

Yatağan ve Turgut’lular 19 Mayıs‘ta Turgut Mahallesi (eski beldesi) düğün salonunda geniş katılımlı bir halk toplantısı yaptılar.

EGEÇEP; Muğla Çevre Platformu (MUÇEP), AYÇEP, TEMA Vakfı gibi ekoloji ve çevre hareketlerinin de destek verdiği toplantıda termik santral ve kömür ocaklarının çevresel, sağlık etkileri boyutu ve bunlara karşı mücadele ele alındı.

Turgutlular gelenleri “Zeytin gözlüm efkarlanma, Leyne bizimdir” pankartı ile karşıladılar.

Turgut’un antik dönemdeki adı “Lagina”dır. Sonra “Leyne” olmuş. Günümüzde “Turgut” uygun görüldü… Yaşadığınız yerin adını değiştirirken soran var mı?

Santral ve kömür ocakları içinde soran yok…

xx            xx            xx

Eski adı Leyne olan Yatağan’a 10 km uzaklıkta bulunan Turgut Mahallesi sakinleri senelerce Yatağan Termik Santralı’nı tartıştıktan sonra, bu santral için kömür çıkartmak amacı ile tarım alanları ve zeytinliklerinin istimlak edilmesine karşı çevre örgütleri ile birlikte düzenledikleri toplantıda, yeni termik santral projesini tartıştı.

MUÇEP Medya Komisyonu’nun verdiği bilgilere göre, özellikle kadınların ağırlıkta olduğu toplantıda, Yatağan Termik Santralinin kömür alımı sahasında bulunan Yeşilbağcılar’ın bir kısmının madenci şirket tarafından istimlak edilişi, köyün daha yüksekte kalan kısmındaki evler ile yeni taşınan yer arasında ise devasa bir kömür madeni çukuru oluşmasını gösteren belgeselin sunumu yapıldı.

Ardından, Karadeniz’de yapılmak istenen, ancak köylülerin verdiği mücadele sonucu yapımı engellenen HES sürecini içeren belgesel gösterildi.

Toplantıya katılan CHP’li Yatağan Belediye Başkanı Hasan Haşmet Işık’a toplantı moderatörünün mikrofonu uzatarak “Bir şeyler söylemek ister misiniz?” şeklindeki sorusunun yanıtsız kalması ise şaşkınlık yarattı.

Başkan Işık, soruya eli ile “Hayır” şeklinde yanıt verdi…

xx            xx            xx

Oysa o soruya Turgut kadınlarının yanıtı varmış.

Onlardan aylardır Turgut’ta mücadele veren Tayibe Demirel yaşadıkları süreci aktararak, “kömüre hayır” deyip, komşularından arazilerinin istimlak edilmesine rıza göstermemelerini istemiş…

Toplantıyı düzenleyen Turgut Yardımlaşma Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Kazım Erol da “Şirket kamulaştırma yapacağını söylüyor. Kamu biziz. Devletle başa çıkamazsınız deniyor, devlet biziz. Biz bu mücadeleyi kazanacağız” diyerek, hemşehrilerini istimlake karşı çıkmaya çağırmış.

MUÇEP üyesi Neşe Yüzak da kurulmak istenen santralın çevre ve insan sağlığına vereceği zararları, bölgedeki durumu haritalarla anlatırken, katılımcı çevre örgütleri de sorunun asıl sahiplerinin mücadelede önde olduklarını ve kendilerinin de, sonuna kadar onların yanlarında olduklarını ifade etmişler…

xx            xx            xx

Toplantının ardından köylüler ellerindeki  “Doğa Katliamına Son”, “Zeytinime Dokunma”, “Ovalara Özgürlük”, “Toprağın Dostlara İhtiyacı var”, “Bu Memleket Bizim”, “Köyün Geleceği Ellerimde”, “Kömürü Değil, Yaşamı Seç”, “Sulara Özgürlük”, “Hayallerimle, Umutlarımla Komşumla Leyne’de Yaşamak İstiyorum”, “Zeytin Barıştır”, “Zeytin Gözlüm Efkarlanma LEYNE Bizimdir” yazılı pankartlarla Lagina Antik Kenti’ne yürümüşler…

Yoğun yağmura rağmen topluluk dağılmamış ve dönüşte toplu olarak “dostluk yemeği” yemişler…

Sevinç yemekleri olur inşallah ama…

Bana köylülerden yana umudun var mı derseniz yok!

xx            xx            xx

Türkiye yoksul değil, aman zengin bir ülke de değil.

Pek çok alanda dışa bağımlıyız.

Enerjide de öyle…

Enerjiye de çok ihtiyacımız var. Özellikle yerel kaynaklarla üretilen enerjiye…

Yatırım yapılmasına da karşı değiliz. Fakat doğa ve insan sağlığının ön planda olduğu yatırımlardan yanayız. Eğer istihdam yaratmak gibi bir düşünce varsa, Muğla’da Mermercilik Organize Sanayi Bölgesi veya Tarıma Dayalı Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulabilir.

Enerjiye ihtiyaç duyuluyorsa ki duyuluyor; Yatağan veya Yeniköy Termik Santralı’nın üniteleri arttırılabilir.

Ki bildiğim kadarıyla Yeniköy Termik Santralı, Kemerköy’den (Gökova) önce 5 üniteli olarak planlanmış ve hatta altyapısı öyle yapılmış ve 3 ünitesi Gökova’ya kaydırılmıştır…

xx            xx            xx

Leynelilerin ve çevrecilerin eylemine, karşı duruşuna saygı duyuyorum. “Farkındalık yaratma” adına ortaya konmuş bir tepki olarak da kabul edebiliriz… Yukarıda da vurguladığım gibi eğer bunu bir savaş olarak görürsek, bunun kazananı Çalık Gurubu olacaktır.

Ama her kömür olan yere bir termik santral, her su akan yere bir HES kondurursak bu memleketin hali ne olur?!!

Çalık Grubu’na ait Ant Enerji’nin kuracağı Termik Santrali‘nin saatte 142 ton linyit kömürü, 6,5 ton kireç taşı yakarken, dakikada 1200 litre su tüketeceği ve bu suyun arazide açılacak kuyulardan karşılanacağı söyleniyor. ÇED (!) ne işe yarar bilmiyorum, o kuyular birleşik kaplar gibi bölgenin suyunu tüketirse ne olacak?

Santrale Çine’den su mu taşınacak?!!

Hem mermercilerin mermer atıklarını koyacak yer aradıkları bu bölgede kireç taşı yakmanın, bunun için doğada ocaklar açmanın alemi var mı?

Bu santral kurulur. İstimlaklerde yapılır. O zaman istimlakte söz sahibi olmanın, kurulacak santralde mutlaka baca gazı arıtma (Desülfirizasyon) tesisi kurulmasının, bölge tarımına ve içme suyu kaynaklarına zarar vermeyecek su kaynağının gösterilmesine, yok olacak zeytinlerin yenilerinin kül dağlarında, hafriyat yapılan alanlar doldurulduktan sonra dikilmesinin sağlanmasına bakılmalı…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.