Terleyen Ekonomi

Bu haber 21 Eylül 2018 - 1:44 'de eklendi ve 565 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

 

Bizim Temel var ya her taşın altından çıkıyor.

Gitmediği karıştırmadığı iş yok.

Uluslararası ekonomi platformuna katılır.

Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar. Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel. Ortaya bir fikir atılır. Halktan toplanan vergiler, nasıl dağılım yapılacak?

Amerikan vatandaşı söz alır:
-“Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız. Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız…”der.

Derken Avrupalı söz alır ve:
-“Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız. Önce yere bir daire çizeriz. Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız… “

Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
-“Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizde sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak… İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok. Bizde daha kısa oluyi… Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk. Bizde hükümet halktan toplar vergileri. Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar. Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner…”

Temel’e göre vay halimize.

Temel bu, ekonomiye bile ironi katar.

Halka hizmet.

Refah.

Vergiler.

Gelişmişlik gibi kavramlar ekonomi biliminin ilgilendiği öğelerden biridir.

Ekonomi bilimi, üretim ve tüketim arasında dengenin nasıl sağlanacağını ve üretim faktörlerinin (toprak, emek, sermaye ve müteşebbis) nasıl kullanılacağını inceleyen bir bilim dalıdır.

Kıt kaynakların, verimliliğin ve arttırılması yöntemi ile en iyi şekilde değerlendirilerek etkili bir şekilde kullanılması ile ilgilenir.

Ekonomide temel kural minimum girdi ile çok çıktı elde etmektir.

Kalkınmak istiyoruz. Ekonominin temel kurallarını bileceğiz.

Kalkınmak istiyorsak; doğanın ve tarımın önemini anlamalıyız.

Kalkınmak istiyorsak; özgürlüklere saygı duyacağız.

Bir ülkenin ekonomisinin güçlenebilmesinin yolu demokrasiden geçiyor.

Demokrasi olmazsa olmaz, katılımcı bir demokrasi.

Demokrasi olmayan ülkeye yabancı sermaye girmiyor.

Yabancı yatırımcı önce demokrasiyi tartıyor. Demokrasiye güvenmiyorsa yatırım yapmıyor yada yapmakta zorlanıyor.

Arkadaşım anlatıyor; yabancılara ürün üretiyorlar. Sipariş vermeden önce yabancı müşteri hallaç pamuğu gibi ülkemizin demokrasisini sorguluyor. Milyon dolarlık ürün siparişi vereceği ve sözleşmelere imza atacağı için ülkemizin yargısını sorguluyor. Demokrasimizi ilmik ilmik deşeliyor. Başına bir iş gelmeden amacına ulaşmak istediğini belirtiyor’ diye sözlerine devam ediyor.

Burada, yabancılarla ticaret yapan vatandaşımızın sırtı terliyor. Kendi ülkesini savunmak zorunda kalıyor.

Gelişme ve refah demokrasi ile oluyor.

Ticaret demokrasi ile hayat buluyor.

Ülkemizde güçler ayrılığı çok önemli bir konudur. Yasama yürütme ve yargı birbirlerinden bağımsız.

Yasama bağımsızsa refah var.

Yürütme bağımsızsa refah var.

Yargı bağımsızsa refah var.

İleri Demokrasi varsa güven var.

Güven ortamı yoksa terleyen ekonomi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.