TEPKİNİN MÜKAFATI

Bu haber 08 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 682 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Acaba diyorum.
Böyle bir olay, bir başka ülkede olsa.
Milyonların gözü önünde ekrana yansıyan hadise karşısında, nasıl tavır alınırdı?
Bizde olduğu gibi mükafatlandırılır mıydı?
Yoksa bir başka yol mu izlenirdi?
Başka ülkeler nasıl tavır alırdı kestiremiyorum ama bizim yaptığımız tartışmaya açık.
Olay hepimizin izlediği gibi İzmir’de geçer.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir süre önce hayatını kaybeden dayısını taziye için yakınlarına ziyarete gider.
Tabi çevresinde korumaları ve refakat edenler.
O sırada bir kız ortaya çıkar.
Cumhurbaşkanı Gül’e yönelerek bir şeyler söyler.
Sonradan öğrendiğimiz kadarıyla, 2 üniversite bitirmesine karşın hala bir iş bulamadığından tepkilidir.
Ne var ki tepkisini gösterme yöntemi değişik.
O Cumhurbaşkanını alkışlayan vatandaşlara yönelerek;
Bunlar ne yaptılar da alkışlıyorsunuz?
Tabi sözde sitemi bir takım el kol hareketleriyle olunca, korumalar tarafından engellenmek istenir.
O sırada Cumhurbaşkanı, alın bunu der.
Ne zaman sonra Gül ziyaretini tamamlayıp dışarı çıktığında, kendisine tepki gösteren kıza yaklaşır.
2 üniversite bitirmesine karşın hala işsiz olduğunu söyleyen hanımefendiye, yardımcı olacağım diyerek uzaklaşır.
Bu hadise aynı günün akşamı tüm medya organlarına yansımıştır.
Bununla da kalınmaz, bir gün sonra internet sayfalarını doldurur.
Şimdi aynı medya organlarından öğrendiğimiz kadarıyla İzmir’li Sinem’e teklifler yağmaktadır.
Kimi çevreler iş teklifinde, bazıları da evlenme talebinde bulunur.
Böylelikle İzmir’li Sinem’in şansı açılmıştır.
Bakıp gördü çeşitli kesimlerden teklif var.
Her halde birisini değerlendirecektir.
Tabi arada yapılan evlenme tekliflerine ne der bilemeyiz.
***
Şimdi…
Bu tür olayların, memleketimizde olduğu gibi başka ülkelerde de ara sıra meydana geldiğini, yine çeşitli medya organlarından izleyip öğrenmişizdir.
Ancak, bu olayla ilgili gelişmeler, üzerinde irdelenmesi gereken ayrıntılar.
Özellikle, sonraki gelişmeleri baktığımızda.
Bir kere, İzmir’li Sinem’in tepkisini bütünüyle eleştirmek olası değil.
Belki, beşeri ilişkiler bağlamında yeri değil diye bakılabilir ama nedenini ortaya koyduğumuzda, bütünüyle yersiz olduğunu söylenemez.
Sinem bakıp gördü 2 üniversite bitirdiği halde, hala işsiz.
Ülke yönetiminde görevli hükümetin bir parçası da Cumhurbaşkanı Gül.
İşsizlik aldı başını giderken, bir çare bulunamamasına tepki gösteriyor.
Meseleyi bu perspektiften baktığımızda, gösterilen tepkiyi pekte yadırganamaz.
Her ne kadar devlet, her üniversite mezununu iş garantisi vermek zorunda değil ama, işsiz vatandaşların derdine çare bulmak, yönetimlerin görevleri arasındadır.
***
Olayın bir başka yönü daha var ki tartışmaya açık.
Bu olayda olduğu gibi, her önüne gelen devletin yetkili birisine tepki gösterirse!
Demek ki iş bulmak için tepki göstermek gerekir düşüncesi, her zaman aynı şekilde sonuçlanmayacağı için, bu tür hareketlerin tümüyle tasvip etmek mümkün değildir.
Zira, Cumhurbaşkanı Gül’ün gösterdiği müsamaha, diğer ilgili ve yetkililer tarafından gösterilmeyebilir.
Hatta hiçte hoş olmayan sonuçların ortaya çıkması ihtimal dahilindedir.
Bu nedenle asıl olan, ülke yönetiminde görev üstlenenlerin, ülke ekonomisini istenen düzeye getirip, işsizlik gibi bir açmazı ortadan kaldırmaktır.
Aksi halde, şimdi Sinem.
Yarın bir başkası, farklı bir eylemle devletin karşısına çıkar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.