Temiz Muğla Zor Mu?

Bu haber 12 Ağustos 2015 - 0:24 'de eklendi ve 1.250 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü yazımda, Muğla Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Kabul Tesisi ve Atık Alım Gemileri’nin geçtiğimiz günlerde Akyaka’da Vali Amir Çiçek’in de katıldığı bir törenle tanıtıldığını anımsatırken, “Kabul Tesisi ve Alım Gemileri ile kıyılarımızın kirlenmesinin önüne geçilebilir mi?” diye sormuş yanıtını bu yazıma bırakmıştım.

Şimdi yanıtı verelim:

Kıyılarımızın kirlenmesinin önüne zor geçeriz… (!)

Karada katı atık toplamada gösterdiğimiz başarı ortada…

xx        xx        xx

Dünkü yazımda da vurguladım. Dönemin (Mayıs-2009)  Valisi Dr. Ahmet Altıparmak imzası ile bir genelge yayınlanmış ve belediye başkanlarından bir ilçeden öteki ilçeye 10 km arayla çöp konteynırları konulmasının sağlanması istenmişti.

Aradan 6 yıl geçti. Kim takar genelgeyi!

Yıllar önce 90’larda; terör yıllarında da şehir merkezlerinde çöp konteynırları, bidonları yasaklanmıştı. İçlerine bomba bırakılabilir endişesi vardı…

Uygulamada il merkezinde sıkıntı yaşanmamıştı. Çünkü o yıllarda Muğla’da Türkiye’ye örnek bir uygulama vardı; Çöp Saati Uygulaması… Çöpler kapı önüne, o cadde ve sokak için belirlenmiş saatte bırakılıyor ve o saatte oradan çok şirin bir ses tonu ile “Temizlik…” diyen çöp kamyonu geçiyordu.

Bugün il merkezinde çöp saati uygulaması var mı yok mu belli bile değil. O kökü Muğla geleneğinde (Eski Muğla’da çöpler evin avlusunda saklanır, temizlik işçisi merkeple sokaktan geçerken verilirdi) olan güzel uygulama il genelinde olmalı ve özellikle turizm merkezleri çöp bidonlarından, konteynırlarından arındırılmalı…

xx        xx        xx

Bana göre Muğla’nın ilk ve son “çevre militanı” rahmetli Saynur Gelendost’tur…

Muğla il merkezinde “Çöp Saati Uygulaması”nın uygulamaya başlandığı günlerde Saynur kıyıların çöpünü topluyordu. O ne bir Büyükşehir Belediyesi’nin ne de bir Valiliğin gücüne sahipti… “İnancı” vardı… Her sene turizm sezonu sonunda turizmden yediği ekmeğe nankörlük etmeyen tekne sahiplerinin desteğinde “Çöp Teknesi” ile Bodrum’dan yola çıkıp Gökova Körfezi’nde koy koy dolaşıp yerli ve yabancı teknelerin kıyılarda bıraktığı atıkları toplardı…

Rahmetliye teşekkür eden bile olmamıştı!

xx        xx        xx

Zamanla “utanma duygusu” olduğunu gördüğümüz Devletin yerel temsilcileri koylarda çöp noktaları oluşturmuş ve o noktalardan çöplerin traktörlerle alınması görevi bölgedeki muhtarlara bırakılmıştı… Rahmetli Saynur’un kendi kendine verdiği görevi de sona ermişti!

Bu gün artık Muğla’nın katı atık kabul tekneleri bile var.

Muğla kıyıları ile ilgili rahmetli Saynur’un duyduğu sorumluluğu duyan bir başka (İmdat Avcı’yı saymazsak) kişi daha çıkmamış, ama rahmetli Saynur’a “Sen Gökova Koylarına bak, biz buraya bakarız” dercesine Göcek Koylarında Rahmi Koç’un öncülüğünde denizcilik ve iş dünyasının denize gönül vermiş önde gelen isimleri tarafından kurulan Deniztemiz Derneği/TURMEPA (1994) ortaya çıkmıştı…

TURMEPA, Göcek merkezli olarak Muğla kıyılarını “Sıvı Atık Toplama” ile de tanıştırmıştı… O yıllarda Turizm Bakanlığı tarafından kıyı belediyelerine “Sıvı Atık Toplama Tankerleri” dağıtılmıştı. Bir iki yıl sonra da o tankerlerle belediyelerin park bahçe suladıkları görülmüştü!

xx        xx        xx

Bu yazımı kaleme aldığım sırada, yukarıdaki bölümü “İnsan merak ediyor işte; Büyükşehir Belediyesi’nin acaba sıvı atık toplama tekneleri de var mı?” diye noktalamak üzere iken Büyükşehir Belediyesi’nden “Büyükşehirden 201 Mavi Kart” başlıklı haber geldi.

Büyükşehir Belediyesi’nin sıvı atık toplama teknesi var mı bilmiyoruz, ama haberden anladığımız Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı alımları Akyaka ve Göcek koylarında 6 tekneyle yürütüyor ve Akyaka ve Göcek’te Atık Kabul Tesisleri bulunuyor…

Mavi Kart uygulaması da TÜRMEPA ile başlamıştı. Büyükşehir  Belediyesi ile sürmesi sevindirici, ama galiba Datça’da, Ören’de, Bozburun’da, Hisarönü ve Dalyan’da atık kabul tesisleri galiba yok!

Bodrum’da var mı?

xx        xx        xx

Hamle’nin alanında başarılı olanlara verilen “Yılın EN’leri” ödüllendirmesine rahmetli Saynur Gelendost yetişemedi, ama o ödülü küçük balıkçı teknesi ile Marmaris koylarının çöpünü toplamakla kalmayıp, Marmaris ile il merkezi (Menteşe) arasında, karayolunda sorumsuz sürücülerin yarattığı kirliliği ortadan kaldıran İmdat Avcı almıştı.

Vali Fatih Şahin döneminde Muğla’da 4 Haziran 2009 tarihinde ilgili kurumlar arasında Muğla Karayolları, Park ve Bahçeleri ile Plajların temizliğinin Muğla E Tipi Kapalı ve Ula Açık Cezaevi mahkumlarına tarafından yaptırılmasına dair bir işbirliği protokolü imzalanmış ve 2010 yılında da Hamle tarafından Ula Açık Cezaevi mahkumları şahsında proje ödüllendirilmişti.

Dönemin Valisi Ahmet Altıparmak’ın genelgesi biri bakıma Vali Fatih Şahin döneminde “Devlet elinde” ete kemiğe bürünmüştü, ama bu gün yollarda ne İmdat Avcı var, ne de hükümlüler… (!)

xx        xx        xx

Dönemin Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ın Yücelen Gurubu’nun Ortaca’ya (2009) kazandırdığı özel hastanenin açılışında yaptığı konuşmayı bu köşede kaç kere paylaştım ben de unuttum. Bir kere daha paylaşacağım.

Vali Altıparmak o gün açılışta bugünkü Menteşe ile Dalaman (bu iki belediye dahil) arasında kalan ilçelerin belediye başkanları ile ilçe kaymakamlarına seslenmiş ve “Arkadaşlar yol boyunca evler gördüm. Bahçe duvarları yoktu. Evlerin ve öteki yapıların çoğu ya sıvasız ya boyasızdı. Yerleşme olmayan yerlerde de molozlar, çöpler yığılı. Bu yol turistin en çok geçtiği güzergah. Bu çirkinliği el ele verip kaldırın.” demişti. Aşağı yukarı böyleydi…

Aradan 6 yıl geçti, sadece kaymakamlar ve belediye başkanları değişti!

xx        xx        xx

Geçenlerde Denizli yolu üzerinde Bağlarbaşı Restorana giderken dikkatimi çekti. Yol boyunca orta refüj kuru dikenlik olmuş. Eski Bölge Trafik önündeki akıllı kavşaktan sonra Devrant’ta öyle…

Yetki Karayolları’nda diye mi?

Olabilir, ama hiç değilse şehir yerleşim sınırları içinde ve karayolu boyunca meskun mahallerde Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri ‘sorumluluk duygusu’ içinde olamazlar mı?

Muğla ilinin temizliği ve düzenliliği konusunda kimsenin topu birbirinin üzerine atma lüksü olmamalı… (!)

xx        xx        xx

Muğla bir yıl önce Büyükşehir yoktu. Şimdi Büyükşehir var. Bu bir avantaj… Büyükşehir  Belediye Başkanı Osman Gürün ve Vali Amir Çiçek el ele verebilirlerse (Bunun engeli yok) Muğla il sınırları içindeki kara yollarının tamamını orta refüjleri yeşillendirilebilir. Hükümlülerden yine yararlanılabilir… Yine yol boyunca yol kenarlarındaki yapıların sıvaları, boya-badanaları ve bahçe duvarları yaptırılabilir. Bir de yine yol boyunca yol kenarlarına yerine göre çınar, yerine göre servi, yerine göre kavak, yerine göre okaliptüs ve yerine göre de günnük ağacı ile ağaçlandırılabilirse güzel olmaz mı?

Çok mu zor?

Biliyorum zor! Dönemin Valisi Dr. Lale Altaman da Bayır’daki mermer atölyelerinin, fabrikalarının yarattığı görüntü kirliliğinin giderilmesi için genelge çıkarmıştı. Uyan bir iki mermerci oldu, ama büyük kesim hala görüntü kirliliği örneği…

Genelgeler laf olsun diye mi çıkarılır, yoksa çıkarandan sonra gelen kompleks mi yapar bilmiyorum, ama Vali Çiçek ile Başkan Gürün “Devlette devamlılık vardır deyip de o devamlılığı sağlamama çirkinliğini” de ortadan kaldırabilirler!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 12 Ağustos 2015 / 13:12

Gocuman; Temizlik İmanın yarısıdır diye Hadis-i Şerif vardır. Herkes kendi evinin önünü süpürse diye de atasözümüz kadar güçlü deyimlerimiz bulunmaktadır. tertemiz Ülke,temiz ilke diye bendeniz de bir mim.koymuş olayım.sevgi ve saygı

Reşat UYGUN 13 Ağustos 2015 / 15:06

Ah be özcan algıda seçicilik kavramını biliirdim de senin gibi hafızası kuvvetli bir arkadaşım hafızada seçicilik mi yapıyor anlayamadım.Çöp saati fikri ve uygulamasından bir kent temizliğinin ÇÖPSÜZ VE ÇÖPLÜKSÜZ MUĞLA sloganı ile ilk ve öncü bir proje hazırlayıp (YEKAP)uygulanması çalışmalarını izleyen biri olarak anımsamaman üzücü.