Tek Yürek

Bu haber 14 Eylül 2015 - 22:21 'de eklendi ve 949 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Son zamanlarda ülkemizin her kesiminde olsa da, özellikle Doğu ve Güneydoğu Bölgemizde meydana gelen istenmeyen olaylar, bir gerçeği gözler önüne serdi.

Hem de tüm ayrıntılarıyla.

Art niyetliler yine iş başında.

Belli ki huzurdan huzursuz oldular.

Aksi olsaydı, yeniden ayaklanmazlardı.

Bunun başkaca hiçbir açıklaması olamaz.

Oysa bilinmeli ki, Türk insanı için asıl olan ülkenin huzur ve refahıdır.

Ülke bütünlüğünün sağlanmasıdır.

Gerisi teferruattır.

Hal böyle iken kimse kalkıp aksini iddia edemez.

Etmemeli.

Eğer aynı süreçte, vatanın bütünlüğünü korumakla görevli askeri ve emniyet güçlerine saldırılar karşısında topyekûn bir ayaklanma olmuşsa,

İstenmeyen bu gelişmeler üzerine yediden yetmişe halk, terör örgütünün karşısına dikilmişse!

Ki öyle.

Başkaca söylenecek söz yoktur.

Ve de herkes böyle bilmelidir.

***

Aslında ülkemizdeki bazı art niyetlilerin gözden kaçırdığı bir önemli ayrıntı var ki, Türk insanını diğerlerinden farklı kılar.

Ve bu özellik, insanımızın en belirgin şiarıdır.

Onlar için asıl olan, korumak ve kollamakla yükümlü olduğu değerlerden asla taviz vermemektir.

Bu nedenle, ne tür zorlukla karşılaşsa dahi, ölümü pahasına sahip olunan hasletlerden ödün vermez.

Bu tarih boyunca hep böyle olmuştur.

Çok zor şartlar altında kaldığı süreçte dahi vatanın bütünlüğü söz konusu olduğunda, canı pahasına mücadeleye atılmıştır.

Bu nedenle, ülkede kaos ortama yaratmak isteyenler bu gerçeği gözden ırak tutmamalı.

Görmemezlikten gelmemelidir.

Bilhassa son zamanlarda çirkin saldırıların muhatabı terör örgütleri.

***

Bu arada, her kesimin dile getirdiği ve cevap aradığı bir ayrıntı hala güncelliğini koruyor.

Neden?

Neden, istenmeyen olaylar bir kez daha kendini gösterdi, gösteriyor?

Oysa, huzurun sağlanmış olmasından herkes huzurluydu.

Özellikle, yıllardır aynı bölgede meydana gelen olaylardan evini barkını terk etmek zorunda kalanlar, tabir yerindeyse derin bir oh çekmişlerdi.

Ne de olsa evlerine döneceklerdi.

Nitekim döndüler.

Huzura kavuştuk dediler.

Ne var ki sevinç ve mutlulukları kısa sürdü.

Zira bir kez daha ay akşamdan doğmuştu.

Şimdi kara kara düşünüyorlar.

Nasıl düşünmesinler?

Hazır yuvalarına kavuşmuşlardı.

Şayet olayların önü alınmazsa, yeniden evlerini barklarını terki diyar mı edeceklerdi?

Şüphesiz bu durum kolay değildi.

Bu nedenle, terör örgütünün baskısından sesini çıkaramasalar da olaylar sona ersin istiyorlar.

***

Peki, yeniden kendini gösteren bu olaylar sona erer mi?

Dolayısıyla ülkenin her bir köşesinde barış ortamı tesis edilir mi?

Gerçek olan şu ki, şu aşamada hiç kimsenin bu konuda kesin bir şey söylemesi mümkün değil.

Söyleyemez.

Devletin, karşısında muhatap alacağı kimse yok.

Bir devlet terör örgütüyle masaya oturamayacağına göre çözümün ne şekilde olacağı belirsizliğini koruyor.

Bu nedenle aynı bölgeler halkı şu sıra diken üstünde.

Her kim olursa olsun tedirgin.

İstiyorlar ki olaylar biran önce sona ersin.

Herkes işine aşına dönsün.

Dönsün ki, son anlardaki gibi halkı yine tek yürek olsun.

Ülkemiz doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle bir ve beraber olarak geleceğe emin adımlarla ilerlesin.

Zira TEK YÜREK olarak beklentimiz başkası değil.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.