Tek Sorunlu Engelli Benim!

Bu haber 03 Aralık 2016 - 0:01 'de eklendi ve 684 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

 Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Farkındalık günü…

Sanki 364 gün engelsizler günü… Bu söz bir yana engeller hala aşılabilmiş değil…

Acaba 364 gün engelliler o kadar tantanaya rağmen fark edilmedikleri için 3 Aralık düşünülmüş olabilir mi?

Küçücük çocukların yurtlarda yanarak can vermeleri engellenebiliyor mu?

Ne ilgisi var?” derseniz, çok ilgisi var.

Yasalar yetersiz filan da değil…

Kimsenin hakkını yemeyelim, özellikle engellilerle ilgili en önemli yasa ve yönetmelikler bu dönemde çıkarıldı.

Gelgelelim DENETİM yok. Yerel yönetimler başta denetim görevleri olmak üzere görevlerini ya ihmal ediyorlar veya ihmal ediyorlar…

 

xx           xx           xx

3 Aralık Dünya Engelliler Günü etkinliklerinin bir bölümü dün gerçekleştirildi.

Programa göre, 09:45’te Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Muğla Engelliler Derneği ve Zihinsel Engelliler Derneği’nden oluşan heyet “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” nedeniyle Vali Amir Çiçek’i makamında ziyaret ettiler.

Valilik’ten gelen “2 Aralık Programı” şöyle devam ediyordu:

Muğla Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda 10:00’da Muğla İl Jandarma Komutanlığı emrine dağıtımları yapılan 365’inci kısa dönem erlerin yemin töreni yapılacak.

MSKÜ AKM B Salonu’nda 16:00’da Muğla Valiliği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında ‘Eğitimde İşbirliği Protokolü’ imzalanacak

Yanlış anlamışım. Engellilere askerlik yemini yaptırılacak sandım. Ardından üniversitede engellilerin eğitimi ile ilgili bir protokol yapıldığını sandım…

 

xx           xx           xx

Yanılmışım tabi… Bazen böyle saflıklarım oluyor benim.

Önce Valilik Özel Kalem Müdürü Baki Gencel’i arayıp sormasaydım hem engelli, hem de gazeteci olarak Atatürk Kapalı Spor Salonu’na gidecektim. Engellilerle ilgili bir etkinlik değilmiş. Kısa dönem erler yemin edeceklermiş o kadar. Muhtemelen yemin için gelen aileler için Kapalı Spor Salonu tercih edilmiş.

Ya engellilerde orada bir günlük askerlik için yemin etselerdi ne olacaktı?

Şehrin orta yerindeki o Kapalı Spor Salonu’nda engellilerle ilgili tek bir düzenleme yok. Bırakın engelli tuvaletini, engelsizler için mevcut tuvaletin yeterli olduğunu söylemek de mümkün değil…

 

xx           xx           xx

Farkındayım, yazıyı okurken “Özcan Özgür yine aynı şeyleri yazmışsın. Yine tuvaletler…” ve hatta istediğinde oluyormuş gibi “Tuvaletini evde yap ta çık kardeşim” diyenler bile olacaktır…

Yanılıyorsunuz. Atatürk Kapalı Spor Salonu’nu ilk kez yazıyorum!

Kapalı Spor Salonu’nun hemen aşağısında Şehirlerarası Otobüs Garajı’nda engelliler için tuvalet var mı bilmiyorum. Olduğunu da sanmıyorum.

Çünkü Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde yok.

Oradaki protokol, engellilerin eğitimi ile ilgili bir protokol olsa da gitmeyecektim. Çünkü tuvalet eksikliğinin yanında AKM’nin fuaye zemini de jilet gibi…

Gerçek anlamda “yaşayan” bir engelli için Muğla’nın her yanı “barikatlarla” dolu. Bulunduğum noktaya ben o barikatları yıka yıka geldim.

Düşüp bir yıla yakın hastanede kaldıktan sonra barikatlardan korkuyorum…

 

xx           xx           xx

Barikatlar her yerde… Barikat tuvaletlerden ibaret de değil.

En büyük barikat ise eğitimli cahil beyinlerde…

Yeniden “tuvalet” deyince aklıma geldi. Muğla’da nerede engelli tuvaleti var derseniz, Rüyam AVM’de var. Rüyam AVM’nin engelli tuvaleti, gerçek bir engelli tuvaleti… Kapı anahtarını bulmaya da gitmiyorsunuz, kapısı hep açık…

Yerel yöneticilerimiz ve Valiliğimiz bu konuda harekete geçmek isterse vurdumduymaz ihmalcilerimize, ucuzculara Rüyam AVM’yi örnek gösterebilirler.

Bu arada karayollarındaki akaryakıt istasyonlarımız engeli tuvaleti bakımından gerçekten denetleniyorlar mı onu da merak ediyorum…

Evet, başta da belirttiğim gibi en önemli sorunumuz denetim…

 

xx           xx           xx

Önceki gelen e postalardan birinde “Engelli Birey Yoktur Engellenmiş Birey Vardır” yazılıydı.

Çok doğru…

E postanın Menteşe Belediyesi’nin mesajı olduğunu sandım, yanılmışım. Ama merak etmeyin, bugün Büyükşehir Belediyesi ile birlikte SMS atarlar.

İlimizin yöneticilerinden olarak Vali Amir Çiçek dün bir yazılı mesaj yayınladı.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün engellilerin yaşamlarına dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edildiğini anımsatarak şöyle demiş:

Engelli vatandaşların çalışma hayatı gibi eğitim, sağlık ve sosyal haklardan yeterince yararlanabilmesi için son yıllarda devletimiz önemli bir yol kat etmiştir. Bu bağlamda engelli vatandaşların hayatını kolaylaştırmak, günlük yaşamlarına engelsiz devam etmelerini sağlamak için hep birlikte çalışmamızın gerektiği yapılan projelerle vurgulanmış ve bir bilinç oluşturulmaya çalışılmaktadır. Eğitim, sağlık ve diğer hizmetlere erişim konusunda kamu ve belediyelerimiz üzerine düşeni yapmalı, toplumumuzda her zaman engellilere yönelik bir farkındalık olmalı ve toplum olarak hep birlikte onlara hizmet etmeliyiz.

 

xx           xx           xx

Şu “farkındalık” sözünden hoşlanmamaya başladım.

Hangi konuda farkındalık yaratılmaya çalışılıyorsa, bilin ki o konuda, o alanda sınıfta kalıyoruz.

Tabi “Sınıf geçilse farkındalık yaratmak için bir derdimiz mi olur?” denilebilir. Denilirse yerinde bir söz olur da “Hala yerel yöneticilerimiz, daire müdürlerimiz, başta mimar ve inşaat mühendislerimiz olmak üzere meslek odalarımız hala engellilerin farkında değil mi?” diye de soranlar olur…

Halkta farkındalık yaratmak derseniz, nereye seçilmiş olurlarsa olsunlar “seçilmişlerimiz” farkında olsunlar yeter…

 

xx           xx           xx

Hayır, “Engelli Birey Yoktur Engellenmiş Birey Vardır” yazılı e postayı unutmadım. İleti “belediye aracılığı” ile Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Elif Şenol’dan gelmiş. Şenol mesajında, “başta çevresel faktörlerin ve doğal olmayan gıdaların tüketiminin her geçen gün engelli birey sayısını arttırmakta olduğuna” dikkat çekmiş. Engelliler Meclisi Başkanı Elif Şenol hanıma göre demek ki Muğla’da engelli sorunları hallolmuş, iş artık doğal olmayan gıdalarla mücadeleye gelmiş! Tabi bu da bir bakış açısı…

Elif Şenol hanım şöyle devam etmiş:

Biz Menteşe Kent Konseyi Engelliler Meclisi olarak 3 Aralık Dünya Engelliler farkındalık gününde toplumun her kesiminin bu tehlikeyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekerek, sivil toplum kuruluşlarını ve yetkili organları bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.

 

xx           xx           xx

İşte bir sorunumuzda bu…

“Yerel yönetim” veya “Kaymakamlık” vesayetli Kent Konseyleri…

Bir de Muğla da derneklerimiz…

Yerim az kaldı. Ben en iyisi o vesayete girmeyeyim. Bizim o evde oturan engelli kardeşlerimizin de sorunları olduğunu sanmıyorum! Eğlenceyi severler. Muğla’da “Farkındalık Komitesi” de varmış. Muhtemelen eğlencelidir. Onlardan dün gelen bugünün programını paylaşayım:

Saat 10.00’da Çelenk Sunma Töreni ve Basın Açıklamasının Okunması. Yer: Atatürk Anıtı. Saat: 11:00’de 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Programı. Yer: Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi.

“Engelli Birey Yoktur Engellenmiş Birey Vardır” sözünü sevmiştim. Neyse…

Bu şehirde galiba bir tek ben sorunlu engelliyim… (!) Ben bir ceviz ağacıyım…

Zaten engelliler de Kışla Parkı’nda ne sen farkındasın, ne ben…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
muhlis karakaya 03 Aralık 2016 / 14:03

devlet kuruluşlarının ve muğla büyükşehir belediyesinin endelliler için yaptıkları inkar edilemez. bedensel engellilerin yol ve ulaşım sorunlarını tam olarak halledememiş olsalarda çabalarını takdir etmeliyiz.engelli plajı, engellilerin kullanabileceği ulaşım araçları bunlardan bazıları.birde zihinsel engelliler otistikler var. aileleri var.büyükşehir belediyesinin ve devlet kuruluşlarının katkıları bu aileleri bir nebze rahatlatıyor. ancak esas sorun bu ailelerin çevrelerinden aynı bölgede oturmak zorunda kaldıkları (komşu diyemeyeceğim) kişilerden gördükleri baskılar.onları yerlerinden yurtlarından ediyorlar.imkanı olan gidebiliyor gidemeyen o zulmü çekmeye devam ediyor. işte bunu ne devlet ne belediye kimse çözemiyor. bunu ancak toplum çözecek.böyle davranıp toplumda rahatça dolaşanları toplum ayıplayarak cezalandıracak.ben bu konuda çok sıkıntı çeken yerini evini terk eden bir engelli ailesi olarak bunu yazıyorum. sizler bugün engelliler gününü kutlamaya devam edin.ama kalan 364 günde bununla yaşayan insanları unutmayın.