TEK DERDİMİZ ÜCRET DEĞİL

Bu haber 29 Mayıs 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.006 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

5 Haziran tarihinde KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) Türkiye genelinde grev kararı alıyor.
Neden bu tür bir yola başvurulmuştu?
Gerekçeleri neydi?
İşte bu soruların cevabını almak için KESK Hukuk ve Uluslar arası İlişkiler Sekreteri Ali Kılıç ile Hamle TV’de bir söyleşi gerçekleştirdik.
Kılıç, programa başlamadan bir açıklama yapmak istiyorum diyerek söze başlamıştı.
Halkımızın bizi yanlış anlamasını istemiyoruz.
Bizim tek derdimiz ücret değil.
Elbette çalışanlar arasında bir ücret dengesizliği olsa da, ilgili ve yetkililere vermek istediğimiz mesaj farklı.
Peki siz ne istiyorsunuz?
Biz KESK olarak;
657 sayılı DMK’da yapılacak değişikliğe,
Kamuda CEO’lara,
Hükümet memurluğuna,
Performansa göre ücretlendirmeye,
Kadrolaşmaya, Rotasyona, Esnek çalışmaya,
İş güvencemizin ortadan kaldırılmasına karşıyız.
İşte bu taleplerimizi bir kez daha yinelemek için 5 Haziran tarihinde ülke genelinde grev kararı aldık.
KESK bünyesinde görev üstlenen Ali Kılıç’ın bu açıklamaları üzerine dedim ki;
Bir sonuç alabilecek misiniz?
En azından muhatap olacağınız merci, sizin taleplerinizi dikkate alıp, gerekenin yapılması noktasında harekete geçer mi?
Biz KESK olarak üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz.
Ondan sonrası hükümetin bileceği iş.
Belli ki kamu çalışanları adına görev üstlenen KESK, belirlenen müeyyideleri hükümete iletecekler.
Buna karşın taleplerin yerine getirilip getirilmeyeceği zamana endeksli.
Bakarsınız, istekler doğrultusunda bir takım iyileştirmeler yapılır.
Aksi halde, benzer direnişler sürüp gidecek demektir.
KESK temsilcisi Ali Kılıç’a 2 farklı soru daha yönelttim.
Sizin talepleriniz dışında 2 önemli nokta daha var.
Sağlık ve eğitim.
İş başındaki AK parti Hükümetinin söz konusu alanlar adına girişimlerini nasıl buluyorsunuz?
Hükümet, başlangıçtan bu yana söz konusu alanlar adına çok önemli mesafeler alındığını iddia etse de yerinde gelişmeler olduğunu sanmıyorum.
Bir kere sağlık reformu adı altındaki hamleler, görünüşte olumlu karşılanabilir ama meselenin farklı yönleri var.
Bugün her kim olursa olsun belirli bir ücret ödemeden ne muayene olabiliyor ne de ilaçlarını alabiliyor.
Yanı sıra Özel Hastaneler, her ne kadar halkımızın dertlerini devam olmakta ise de, ücret bağlamında sıkıntı yarattığı bir gerçek.
Peki hükümetin eğitim politikasına ne diyorsunuz?
Bir kere kimler nasıl bir açıklamada bulunsa, meseleye nasıl bir yaklaşım gösterse de hükümet, kendine özgü bir eğitim sistemi getirme mücadelesi veriyor.
Bu bütünüyle yanlış bir politikadır.
Mesele anlaşılmıştı.
İş başındaki AK Parti Hükümetinin her alanda izlediği politika, KESK tarafından yeterli görülmüyordu.
Aksi olsaydı, 5 Haziran tarihinde ülke genelinde grev kararı alınmazdı.
Bütün bu açıklamalar doğrultusunda, KESK’in öne sürdüğü gerekçeler gerçeği yansıtıyor muydu?
Belirli noktalarda haklılık payı olsa da hükümetin her alanda sürdürdüğü atılımları yok saymak, kabul edelim ki insaf ölçüleriyle bağdaşmaz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.