Tedbirsizlikte Üzerimize Yok

Bu haber 17 Mayıs 2014 - 0:31 'de eklendi ve 705 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Acaba diyorum!

Dünyada konuşlanan 200’ün üzerinde tam bağımsız ülkeler arasında, Türkiye kadar açmazlarla dolu olan bir başka memleket var mıdır?

Belki gelişemeyen ülkeler grubunda yer alanlarda vardır ama söz konusu demokrasi ve insan haklarını ön planda tutan ülkelerin hiç birinde, onca insanın hayatına mal olan bizdeki tamahkârlık ve de ihmalkârlık yok.

Olmayınca bugünkü acı tablo ortaya çıktı.

Bundan sonrasında ah vah etmenin de bir faydası yok.

Olamaz, gidenleri geri getiremezsiniz.

Yine de şu denebilir.

Tarihin seyri içerisinde İngiltere, Çin, Japonya gibi ülkelerde aynı kayıplarla yüz yüze geldi.

Doğru, doğru da, aynı ülkelerdeki Maden Facialarının tarihi çok eskilere dayanıyor.

Yani, ileri teknolojinin tam olarak devreye girmediği süreçte maden kazalarından söz edilebilir.

Değilse, aynı ülkelerde en azından yarım asırlık dönemde bir tek dahi olsun can kaybı olmadı.

Bu da bir gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Biz bir işi, sonucunu düşünmeden baştan savma yapıyoruz.

Sonrasında da Soma Maden Ocağında gözlenen tablo ortaya çıkıyor.

Oysa asıl olan insan sağlığıdır.

Aynı iş kolunda çalışmaların sağlıklı şartlar içerisinde yapılmasıdır.

Siz sonradan pişman olmak yerine elverişli ortam yarattığınız takdirde, bugünkü manzarayla karşılaşmazsınız.

Ne var ki belirttiğim gibi tamahkârlık söz konusu olursa, telafisi mümkün olmayan vebal altındasınız demektir.

Ne yazık ki izlenen yol başkası değildir.

Olmayınca, şu anki rakamlara göre 284 vatandaşımız hayatından oldu.

***

Şu an, ortaya çıkan bu tablo üzerine, zihinlerde yer eden birçok soru var.

Devlet işi, taşeron pozisyonundaki yüklenici firmaya ihale etmesine karşın, kaçınılmaz denetimleri yapmış mıdır?

Hem de aralıksız.

İlgili taşeron firması, çalışanların her hangi bir tehlikeye maruz kalmamaları için her türlü önlemi almış mıdır?

Dahası, bu konuda ileri seviyedeki ülkelerde oluğu gibi, muhtemel bir tehlike anında, her türlü malzemeyi barındıran sığınaklar yapılmış mıdır?

Bu kadarda değil.

Geride cevap arayan birçok soru daha var.

Üzülerek ifade etmek gerekirse, belirtilen unsurların birçoğu yerine getirilmemiş.

Bizatihi konunun uzmanı bilirkişilerin ifade ettiği şekilde, çalışanlar adına ne yeterli teçhizat mevcut!

Ne de, bu tür maden ocaklarında kendini gösteren karbon dioksit, karbon monoksit gibi asal gazların önünü kesen duvarlar yapılmış.

Kısaca söz konusu tedbirler alınmayınca, şimdi olduğu gibi maden ocağı çalışanların başına yıkıldı.

Sonrasında da ortaya şu anki korkunç tablo çıktı.

Son belirlemelere göre 284 vatandaşımız hayatını kaybetti.

Buna karşın endişe ve heyecan bitmiş değil.

Keşke kaybımız bu rakamla sınırlı olsa!

Yapılan açıklamalar, geride daha birçok vatandaşımızın mahsur kaldığı şeklinde olunca, üzüntü daha bir artıyor.

Üstelik aralıksız müdahale imkanı da yok.

Zira, maden ocağında sıkışmış halde bulunan gazların, yeni bir faciaya sebep olacağı endişesi var.

Dolayısıyla kederli bir bekleyiş hakim.

Ne zaman aynı gazlar tehlike oluşturmayacak seviyeye geldi.

O takdirde mahsur kalan vatandaşlarımıza ulaşılmaya çalışılacak.

Tabi, hiçbir sorun olmadan ulaşılabilirse!

Yine de er veya geç ulaşılacak.

Acaba, hayattalar mı?

Hani denir ya, ümit fakirin ekmeği.

Herkes, özellikle yakınları bu tür bir bekleyiş içerisinde, gözlerini ocağın kapısına dikmiş, bekliyor.

Hem de Türk insanına özgü bir tevekkül içerisinde.

Ölmüş olsa da onu bana gösterin diyecek kadar.

Neticede, insanımızın bu tür bir halet-i ruhiye içerisine girmesini sebep olanlara, bilmem ne demeli?

Aslında tek bir şey söyleyebiliriz.

Asıl olan insan hayatı olduğu halde, tedbirsizlikte üzerimize yok.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.