Tatile Hazır Mısınız?

Bu haber 26 Temmuz 2014 - 0:00 'de eklendi ve 930 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Galiba bu başlık yanlış oldu.

Yarın arife… Ramazan Bayramı tatilcileri dünden yollara düştüler bile. Büyük şehirde yaşayanlar çoktan kıyılarımızda çadırlarını kurdular, pansiyonlara, apartlara, otellere yerleştiler bile…

Hala Muğla’da olanlar muhtemelen “Laf mı seninki. Tatile kim hazır olmaz.” diyeceklerdir.

xx        xx        xx

Bir arkadaşıma sordum:

Bayram’da ne yapacaksın?” diye. O da “Sorumu seninki!” dedi. “Herkes gibi biz de tatile gitmek isteriz, ama günah yakamızı bırakmıyor.

Ekonomik durumu iyi olmayanlar halk arasında böyle derler: “Günah yakamızı bırakmıyor.

xx        xx        xx

Dün Hamle’nin gır gır sayfasında yer alan fıkra şöyleydi:
Ramazan Bayramının yaklaştığı günlerden birinde, iftar sırasında, misafirlerden biri:

– “Keşke Ramazan senede iki kere gelse…” der.

Kimse anlam veremez. Herkes şaşırır.

Aynı sofrada misafir bulunan Bektaşi ise hazır cevaptır. Hemen şu cevabı verir:

– “Madem Ramazan’ı bu kadar seversiniz, gider gitmez neden hemen Bayram edersiniz…

Ramazan Bayramı bu sene Pazartesi, Salı, Çarşamba üç gün… “Güneş çarptı” deyip Perşembe, Cuma iki gün de rapor aldınız mı 5 gün… Bu gün yarın 2 gün. Etti mi yedi gün? Haftaya Cumartesi, Pazarı da eklediniz mi 9 gün tatil… 9 gün tatile bayram edilmez mi? Ramazan Davulu’ndan rahatsız olan bile bayram eder…

xx        xx        xx

Kimi 5 yıldızlı tesiste, kimi yaylada, kimi denizde, köyünde, kimi pansiyonda, kimi ülke içinde, kimi ülke dışında, kimi de evinde tatil, pardon bayram yapıyor. Herkes günahına göre… (!)

Bayramı evinde geçirenler sanki günahkar!

Ama unutmayalım. Yaşlı insanları evinde, kapıyı açan olur mu diye bekletenler, gün gelir kendileri gözleri kapıda olurlar…

Bari ilk gün büyüklerin hali hatırı sorulsa, elleri öpülse, birlikte bir yemek yenilse…

Günahın yakasını bıraktıkları arifeyi yaşamadan yollara düştüler…

xx        xx        xx

Bu gün son kez sahura kalkıyoruz. Yarın son iftarı yapacağız. Allah inananları seneye de kavuştursun.

Elhamdülillah hepimiz Müslüman’ız. Oruç tutanımız, tutmayanımız pazartesi sabahı Bayram Namazı’nda bir saf olacaklar. Olsun… Kimsenin oruç tutmayana “Oruç tuttun da mı camiye geldin?” demeye hakkı yok. Ramazan Bayramı sadece oruç tutanların bayramı değil…

Empati yapacağız. Gün uzun, hava sıcak… Allah kolaylığını veriyor, ama herkese kolay değil. Herkes dayanamayabilir. Hastalık vesaire engeli olabilir…

Hem Ramazan boyunca iftar yemeklerinde oruç olanlarla oruç olmayanlar yan yana oturup, birlikte “âmin” demediler mi?

Dirlik, birlik, kardeşlik için “empati” çok önemli. Bir milletin bayram namazında buluşmasından, bayram günü bayramlaşmasından daha güzel ne olabilir?

Nedense hep tanıdıklarla bayramlaşılır. Tanımadıklarımızla da bayramlaşmalıyız. Müminiler kardeştir…

xx        xx        xx

Evet, müminler kardeştir…

Veda HutbesiPeygamber efendimizin Vedâ Haccında 124.000’den fazla Müslüman’a yaptıkları vâz ve nasîhatlar. “Veda Hutbesi” değişmez prensip, kânun ve nizamlar olarak on dört asırdır, bütün insanlığa ulaşabildiği seviyenin çok üstünde bir insan hakları anlayışı getirmiştir. Peygamberimizin Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.” diye başladığı “Veda Hutbesi”nde buyurduklarından bazıları şöyledir:

Ashabım! … Ne zulmediniz nede zulme uğrayınız.

Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davalarda tamamen kaldırılmıştır. …

Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman Müslüman’ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman kardeşinin kanıda, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. …

Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır. …

xx        xx        xx

Bu Ramazan’da “inananları” ne günün uzunluğunun, ne de havanın sıcaklığının yorduğunu sanmıyorum. Bu Ramazan’da “inananları” daha çok Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Kırım’da, Gazze’de yaşananlar yordu…

Madem bütün müminler kardeş Irak’ta Türkmenlerin kellerini alanlar ne? Türkmenlerin katline seyirci kalanlar, Doğu Türkistan’ı, Kırım’ı görmezden gelenler mümin mi?

O cellatlar ve seyircileri pazartesi sabahı bayram namazında inananlarla birlikte alınlarını secdeye koyacaklar mı?

Muğla’da olsalar caminin önüne dikilir, “Allah’ın evini kirletmeyin!” diye haykırırdım…

xx        xx        xx

İsrail terör devletinin neredeyse her Ramazan’da Filistin halkını katliama tabi tutmasını, Allah kahretsin ki neredeyse kanıksadık!

Hadi onların katil yönetenleri Rabbimizin bir olduğunu, hepimizin Adem’in çocukları, torunları olduğunu unutmuşlar, ya İslam alemine ne demeli?

Dilek ve temennilerden, saçma boykotlardan eyleme gelemediler. Gelebilseler, pazartesi günü Bayram Namazı’nda hep birlikte olabilirdik… Ama bu sene de oruç tutmaya aynı günde başlayamadık ki!!!

Allah kahretsin demiyorum. Diyemiyorum. Allah hepimizi ıslah etsin…

xx        xx        xx

Büyükşehir Muğla’nın il merkezinde bu sene de Ramazan Davulu çalınmadı.

Muğla’da yaşayanların çoğunluğu da Müslüman, mümin… Yani Hz. PeygamberimizinMüminsiniz, kardeşsiniz” dediklerindeniz…

Ama kardeşlerimizin bir kısmı Ramazan Davulu’ndan rahatsız oluyorlarmış. Belediye yöneticileri öyle dediler.

Doğrudur. Oruç tutmadığı halde Ramazan Davulu sesi ile uyananlar olacaktır. (Gerçi ben davul sesi ile uyananı da görmedim ya…) Bu rahatsız edici bir durum… Ama bu AK Partili Belediye Meclis Üyesi Özlem Dural’ın bir meclis toplantısında altını çizdiği gibi “Katlanılabilir bir rahatsızlık”…

Geçmişte Muğla il merkezinde Rumlarla Müslüman Türkler birlikte yaşamışlar. Müslüman’ın orucu Rumları, Rumların ibadetleri Türkleri rahatsız etmemiş. Rum ailenin Müslüman komşusu için iftar sofrası kurduğu olmuş… Gelenek böyle bir şey işte, ama Kültür Kenti’nde gelenek olmuyor… (!)

Ama bu gün bazı mümin kardeşlerimiz katlanamıyorlar!

Önemi yok… Olabilir… Mümin kardeşinin verdiği rahatsızlığa katlanırız. Katlanalım… Pazartesi, Salı, Çarşamba üç gün davul çalacak… Üç gün rahatsız olmayacakları için onlara teşekkür edelim.

Biz müminiz, kardeşiz…

Ramazan Bayramı kutlu olsun. Hep birlikte yenisini yaşarız inşallah…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.