Taşrada Yazmak « Hamle Gazetesi

Taşrada Yazmak

Bu haber 18 Haziran 2019 - 1:34 'de eklendi ve 1.236 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 Elbette, dünya ve ulaşım-iletişim teknolojisi ne kadar değişirse değişsin, bir merkez-taşra olgusu devam edecektir. Gelişmeler, sadece merkez-taşra arasındaki mesafeyi yaklaştırmakta faydalı olur. Bugünkü imkânlarla (havayolu kara yolu) Ankara veya İstanbul’a Muğla’dan ulaşmak ne kadar kolaylaşmış olsa da, yani merkez ile taşra bir birine ne kadar yaklaşmış olsa da merkez-taşra farklılaşması ortadan kaldırılamamıştır; kaldırılamaz da… 81 ile üniversite açmanın, merkez-taşra farklılaşmasını ortadan kaldıracağını hayal etmek, yakın zaman için düş olmaktan çıkmayacaktır. Hele hele üniversiteler, işlevlerini kampüse gelen öğrencilerle sınırlamaktaysalar, durum daha da trajiktir. Kampüsten dışarı çıkmayan akademisyenin, bulunduğu yöreye faydası yoksa, o akademisyen görevini yerine getirmiyor demektir.

Taşrada yazmak için ille akademisyen olmaya gerek yoktur. Ana kaynaklardan beslenen herkes, şayet merakı varsa, yazı yazabilir; taşrada üretilen fikirleri merkeze iletebilir. Böylece taşra, merkezi beslemiş olur. Hatta taşrada yazılan yazılarda, yörenin farklılıklarının nitelikli bir şekilde yansıtılmasıyla merkezdeki kültürel birikime katkıda bulunulabilir. Yeter ki işlenen konu ile ulusal ve evrensel birikime katkıda bulunulmuş olunsun. Merkezlerde yazı yazanların ulaşamayacağı veya fark etmediği bilgiler, taşrada bulunanlarca ele alınarak genel birikime kazandırılarak taşrada olmak bir avantaj haline getirilebilir.

Mesela…

1994 yılından beri, Muğla yöresindeki kır sarnıçlarıyla ilgileniyorum. Bu konuda maalesef daha önce hiçbir yazının yazılmadığını fark ettim. Sarnıçlar fonksiyonları ve mimarî özellikleri itibariyle son derece özgün yapılardı. Bu özgünlüğün fark edilmemiş olmasına son derece şaşmış ve konuya el atmıştım. Tabii muhtelif yayımlar da yaptım. İnternet tekniğinin verdiği imkânlarla, taşrada da olsa üretilen bilgilere her yerden ulaşılabildiği için, zaman zaman sarnıçları görüp merak edenler, hep beni aradılar. Gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler, genel okuyucular, meraklılar sarnıç konusunda bana ulaşıp bilgi istiyorlar.

Sarnıçlara benzer şekilde eski yazılı mezar taşları ve kitabeler konusundaki çalışmalarım ve yazılarımdan dolayı hayli soruya muhatap oluyorum. Bunların bir kısmı merkez şehirlerden.

Başka alanlarda, başka insanlar da yörenin birikimleriyle ilgili yazılarıyla yerel ve genel kültürel birikime katkıda bulunuyorlar. Bunların bir kısmının üniversitelerde akademisyen olmasıyla beraber, yerel yazarların da aktardığı bilgilerin genel kültürü zenginleştirdiği görülmektedir. Bundan 50 sene sonra yazılacak bilimsel bir makale veya yüksek lisans-doktora tezine, 2000’lerin gazete yazılarından veri sağlanacaktır. Mesela 50 sene sonra, “2000’lerin Muğla Siyaseti” diye bir yazı hazırlansa, başta Hüseyin Nizamoğlu amca olmak üzere pek çok yerel yazarın gazete yazılarına başvurulacaktır. Ben yerel siyasete pek girmiyorum ama mesela Kötekli’ye yerleşim, sokakların yapılması, ağaçlandırma gibi konularda benim yazılarım ışık tutacaktır. Araştırmacı, Kötekli Sıtkı Koçman caddesindeki gülibrişimlerin, erguvanların ve akasyaların ne zaman dikildiğini benim yazılarımdan öğrenecek.

Lafı uzattık…

Taşrada yazı yazmak boş bir iş değildir. Hem merkeze bilgi akar o yazılarla, hem de geleceğe.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.