TAŞLICA’NIN GEÇMİŞİNİ BİLİYORMUSUNUZ Kİ!..

Bu haber 18 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 850 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla İl Genel Meclisinde ne zamandır bir mesele, üyeler arasında tartışmanın ötesinde dozajı aşan karşılıklı ifadelerle sürüp gidiyor.
Söz konusu olan yıllar sonra ancak yapılan Taşlıca Gölet’i.
CHP Meclis üyesi Dursun Kaplan diyor ki;
Gölet’in zemini geçirimli olduğu için su tutmuyor.
Dolayısıyla Taşlıca köy halkı susuz kaldı.
Bu iddialarla yetinmeyen Kaplan devamla;
Gölet’in duvarının yıkıldığı, yurt dışından alındığı açıklanan yalıtım maddelerinin Türkiye’den temin edildiği için su tutmadığı gibi hayvanların su içtiği göletten vatandaşlarda su içmektedir.
Oldukça ciddi, bir o kadar karşı tarafı töhmet altında bırakan iddialar karşısında Gölet inşaatında görevli mühendislerden Orhan Bahçeciler, karşı bir açıklamayla şunları söylüyor.
Haksız bir saldırı ile karşı karşıyayız.
Taşlıca Gölet’i Muğla ve Türkiye’nin susuzluk sorununun çözümüne ciddi katkı sağlayacak bir modeldir.
Konuya ilişkin bir başka açıklamalarını sürdüren Bahçeciler;
Gölet için harcanan 640 milyon liranın iddia edildiği gibi İl Özel İdare bütçesinden değil, Köylere Hizmet Götürme Birliğinden sağlanmıştır.
Gölet duvarının yıkıldığı iddiasının da doğru değildir.
Zira gölet’te duvar yoktur.
Yalıtım malzemeleri Türkiye’den satın alınmamıştır. Çünkü ülkemizde bu maddelerin üretimi yoktur.
Keşke il gene meclis üyesi bu ithamlarda bulunmadan önce bizim fikrimizi alsaydı.
O zaman gölet’in su tutmadığı gibi bir düşünceye kapılmazdı.
Sonra, 2 ay süreyle aralıksız su kullanan Taşlıca halkı, son zamanlardaki yağışsızlık nedeniyle gölet’ten yeterince istifade edememektedir.
Şayet süreci içerisinde yağan yağmur sularının gölet’e akıtılması sağlanırsa, köy halkı bütün yıl boyunca istifade edebilir.
Bu tartışmalar üzerine bu defa Taşlıca köy halkı ayaklanıyor.
Onlara göre Dursun Kaplan iddialarında haksızdır.
Şimdi…
Bu tartışmalar arasında taraflara sormak isterim.
Sizler, Taşlıca Köyünün evveliyatını biliyor musunuz?
Aynı köy halkının yıllarca hayvanların sırtında onca KM uzaklıktan su taşıdıklarının farkında mısınız?
İsmi üzerinde tamamen taşlık bir yerleşim bölgesi üzerinde konuşlanan köyde, hilafsız tüm vatandaşların bir karış toprak elde etmek için, her yıl tarlalarındaki taşları temizlediklerinden haberdarlar mı?
Hal böyle iken, yıllar sonra yapılan, dolayısıyla halkın istifadesine sunulan Gölet üzerinde fırtınalar koparmak, bana göre populist bir yaklaşımdan başkası değildir.
Buna karşın şu denebilir.
Özellikle Dursun Kaplan, ne yani gölet yapılsın ama ne şekilde yapılırsa yapılsın!
Bir takım eksiklik, noksanlık ve de suistimal söz konusu ise göz mü yumalım!
Asla.
Böyle bir düşüncede olmadığım gibi aklımın köşesinden geçmez.
Benim vurgulamak istediğim, yıllar boyu susuzluk dahil birçok alanda sıkıntı çeken halkın, tam sorunlardan arındığı bir süreçte, Gölet üzerinde koparılan fırtına nedeniyledir.
Keşke diyorum keşke.
Dursun Kaplan, inşaat yapımında görevli mühendis Orhan Bahçeciler’in vurguladığı gibi, ilgili ve yetkililerle istişarede bulunduktan sonra şimdiki iddiaların sahibi olsaydı.
O zaman ne ithamda bulunulduğunun altı çizilir, ne de Taşlıca köy halkı ayaklanırdı.
Onlar yıllardır çekilen sıkıntıları düşünerek, tam sorunların giderildiği bir zaman fırtına koparılmasına karşıdırlar.
Her halde bu da çok görülemez.
Zira asıl çile çeken onlardır.
Çile çekmeyen bilemeyeceğine göre, meseleye daha sağ duyuyla yaklaşmak olması gerekendir diye düşünüyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.