Tartışmaya Açık Kararlar

Bu haber 04 Mart 2016 - 0:26 'de eklendi ve 888 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçmişten günümüze, özellikle Cumhuriyet dönemiyle birlikte ülkemiz gündeminde yer eden önemli gelişmelerin, eğitim bünyesinde olduğuna şüphe yok.

Aksi düşünülemez.

Zira, Türkiye adına olmazsa olmaz koşullardan biri, çağdaş eğitim sisteminin eksiksiz uygulamaya konulmasıdır.

Hem de ülkenin her bir köşesinde.

Siz ne zaman bu koşulları yerine getirdiniz.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği, çağdaş ülkeler bazında yer alabilirsiniz.

Bu nedenle ne yapıp edip, okul öncesi eğitimden başlamak üzere ilk ve orta öğretim adına, modern eğitimin tüm koşullarını eksiksiz uygulamaya koymak kaçınılmazdır.

Aksi halde, belirlenen hedefe varamadığınız gibi dünya ülkeleri arasında hak ettiğiniz değere ulaşmanız söz konusu olamaz.

***

Aslında Cumhuriyet dönemiyle birlikte ülke yönetiminde görev üstlenen her hükümet, eğitim ve öğretim adına gereğini yerine getirmekten çekinmedi.

Zaman zaman ülkenin içinde bulunduğu olumsuz ekonomik koşullara karşın eğitimin öncelik alması noktasında birleşildiği için her yıl bütçede aslan payı eğitimin oldu.

Yanı sıra, gerçekten duyarlı halkımız, ülkemizin her bir köşesinde değişik eğitim kurumları yaptırarak, Türk Milli Eğitimine bağışladı.

Bugün aynı okullar, bizatihi devletin katkılarıyla yapılan eğitim kurumlarıyla birlikte, ülkemiz çocuklarının geleceğe uzanmasında çok önemli görevler üstlenmektedir.

***

Benzer koşullar altında aradan yıllar geçti.

Buna karşın bakıp görüldü, değişen bir şey yok.

İş başındaki her hükümetin milli eğitime bakış açısı aynıydı.

Bu süreçte duyarlı vatandaşlarımızın katkıları da devam etti gitti.

Bugün neresinden bakarsanız bakınız ülkemizin her köşesinde, devlet ve de bizatihi kadirşinas halkımızın katkılarıyla anahtar teslimi yaptırılan okullar, Türkiye’nin çağdaş bir yapıya kavuşması mücadelesi veren çocuklarımızın hizmetindedir.

***

Bunca süre içerisinde eğitim adına sürdürülen çalışmalar, sadece fiziki yapılanma ile sınırlı kalmadı.

Çoğu kez yürürlükteki sistem de masaya yatırıldı.

İlişkin olarak, 4 yılda bir gerçekleştirilen Milli Eğitim Şurasında alınan kararlar, zaman zaman kritik edildi.

Yanı sıra, merkez ve taşra illerinde gerçekleştirilen uygulamalar, özellikle şuan olduğu gibi sendikalar tarafından tartışmaya açıldı.

Bu bağlamda, Muğla Kamu-Sen Şube Başkanı Mürsel Özata;

Danışman öğretmenlik atamalarında haksızlık yapıldığı, buna ilişkin danışman öğretmen bilgi formunda yer alan hiçbir kriterin esas alınmadığını vurguluyor.

Şüphesiz bu iddialı bir açıklama.

Üstelik dile getirilen ayrıntı, milli eğitim gibi bir kurum adına asla olmaması gereken bir durumdu.

Konuya ilişkin görüşlerini açıklamayı sürdüren Özata;

Milli Eğitiminde son yıllarda giderek artan sendikal baskı ve de sadece bir sendikanın üye sayısını artırmak için her türlü etik kurallardan uzak yapılan değişiklikler, eğitimi çok kötü etkilemektedir.

Hiç kuşku yok ki Özata’nın bu açıklaması, sıradan bir yaklaşım değildi.

Hele söz konusu eğitim ve öğretim ise!..

Ardından bir örnek veriyor.

Şubat-2016’da yapılan öğretmen atamalarında, ilimize 293 öğretmen verildi.

Ne var ki, öğretmenin adaylık süreçlerinin ilk dönemleri için belirlenen danışman öğretmenlerin seçiminde, tüm Türkiye’de olduğu gibi Muğla ilinde de Danışman Öğretmen Bilgi Formunda yer alan hiçbir kriter esas alınmamıştır.

MEB öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün illere gönderdiği yazısında, danışman öğretmenlerin taşıması gereken özellikler şu şekilde belirtiliyor.

Adaylık dahil en az 10 yıl hizmet süresine sahip olma,

Ulusal ve uluslararası projelerde koordinatör, danışman veya katılımcı öğretmen olarak görev almış olma,

Özata ardından asıl tepkisini koyuyor.

Sosyal ve kültürel faaliyetlere(tiyatro gösterisi, şiir dinletisi, okul gazete ve dergisi, okul gezileri, spor müsabakaları vb. etkinlikler) katılım sağlayan, iletişim becerisi ve temsil yeteneği güçlü ve mesleğinde temayüz etmiş olma kriterleri hiç dikkate alınmıyor.

Bu kadar da değil diyor Kamu-Sen Şube Başkanı.

10 yıldan daha az olan ve bu özelliklerin hiçbirine veya birçoğuna sahip olmayan öğretmenleri sadece ve sadece iktidara yakın sendikaya üye oldukları için atanmışlar, alenen haksızlık yapmışlardır.

Şayet uygulamalar başkan Mürsel Özata’nın iddia ettiği gibi ise bir tek şey söylenir.

Ülkenin en önemli kurumlarından birinde, eğitim ve öğretim adına bu tür bir yol izlenmesi kabul görmediği gibi tartışılır olmaktan kurtulamaz.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.