TARIM EL BİRLİĞİYLE KATLEDİLDİ

Bu haber 21 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 700 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye olarak açmazda kaldığımız çalışma alanlarından biri şüphesiz tarım.
Kimler nasıl bir açıklama getirse, hükümet kanadı aksini iddia etmenin ötesinde iyileştirme çalışmaları yapıyoruz gibi bir eylemin arkasına gizlense de nafile.
Zira görünen köy kılavuz istemez.
Bugün için ülkemiz tarımı yok denecek düzeydedir.
Her ne kadar, her hükümet değişikliğinde ilgili bakan, kendisi ispatlamak adına bir takım reform niteliğinde girişimlerde bulunsa dahi, bir sonuç alınmış değil.
Aksi olsaydı, şu sıra, akılları başına gelmiş gibi harekete geçmek isteği olmazdı.
Bakıyoruz, tarım çalışmaları bilincine erdikleri için ülkelerinde modern tarım uygulamalarını yıllar öncesinde başlatan ülkeleri örnek alan girişimlerde bulunuluyor.
Tabi ki geç kalınmıştır.
Üstelik zararın neresinden dönülse kârdır düsturu, ne denli geçerli olur zamana endeksli.
Zira, tarım adına, hem iklim koşulları hem de toprak yapısı itibariyle dünyanın en elverişli ülkelerinden olduğumuz halde, tarımı yok sayan bir anlayışla hareket edildi.
Dolayısıyla devletin tarım politikası bu anlayışta olunca, vatandaşın kendiliğinden harekete geçmesi, zordu.
Bugün bu alanda gelinen nokta, bariz gösterge.
***
Buna karşın şimdi bir kıpırdanmanın olduğnu gözlüyoruz.
İster tarım gerçeğinin farkına varılması, isterse tüm dünyayı etkileyen global ekonomik krizden kurtulmak adına tarıma bel bağlansın.
Nedeni ne olursa olsun, kabuğundan sıyrılma eğilimi fark ediliyor.
Bu tür girişimlerde bulunan yerleşim birimleri arasında kendi ilimiz Muğla’da var.
Geçtiğimiz hafta Tarım İl Müdürlüğünce Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın da katıldığı, alet ve ekipmanların daha modernize olarak kullanılmasına ilişkin tören, yanı sıra dile getirilen konuşmalar, bir nebze ümitli olmamızı gerekli kılan girişimler.
***
Aynı birliktelikle dikkat çeken 2 önemli nokta vardı.
İlki zeytinlerin toplanmasında kullanılan makineler.
Bugüne değin pek çok zeytin merkezlerinde iptidai çırpma metoduyla zeytinler toplandı.
Oysa, ağaçları zarar vermeyen makinelerin devreye girmesi olmazsa olmaz yöntemdi.
Bizler seneler boyu ilkel usullerle zeytinleri topladığımızdan, ağaçlara verilen zararlar neticesi, bir yıl ürün alındı, ertesi yıl alınamadı.
Oysa makineler devreye girmiş olsaydı, ağaçların filizlerine zarar gelmez. Her yıl zeytin alınırdı.
Bir ikinci husus, özellikle vali Altıparmak’ın dile getirdiği sulama yöntemi.
Önceki yıllarda vahşi sulama yöntemiyle ürünler sulanırken, üretici kesimi düşündü ki, ne kadar çok su, o denli bol ürün.
Oysa, bu metotla sulama sonucu toprak içerisindeki ürünleri besleyen mineraller her geçen gün yok oluyordu.
Bu nedenle şimdi uygulamaya konulmak istenen damlama su metodu, geç kalmış yöntemdir.
Dolayısıyla bu alanda çok önemli sıkıntılar çeken Marmaris ilçesi Taşlıca köyü örnek olarak gösteriliyor.
Önce çiftçilerin bilinçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen vali;
Küçük parseller halindeki arazilerin birleştirilerek ortaklaşa tarım yapılması kaçınılmazdır.
Tarım kesiminde çalışanlar, komşu illerimizle yarışma yerine bu alanda ileri giden ülkelerle nasıl yarışabiliriz diye düşünmeliler.
Aynı törende konuşma yapan AKP Muğla Milletvekili Dr. M. Nil Hıdır ise, çiftçilere ödenen destekleme prim miktarından dem vuruyor.
Ne var ki destekleme primi, çoğu üretici için ürünlerin geliştirilmesi adına değildi.
Özellikle AB’nin ön koşul olarak öne sürdüğü, “çiftçi üretmesin, onun yerine destekleme adı altında prim verin!” diretmesiydi.
Böylelikle zaten tembelliğe alıştırılmış halkımız için söz konusu prim daha da tembelliğe sürükledi.
Populist bir yaklaşımdan başka anlama gelmeyen bu yöntem, sadece üreticici kesimi değil bütünüyle ülkemizi içinden çıkılması zor bir açmazla yüz yüze bırakmıştır.
Şayet son yıllarda tarım ürünlerinde gözle görülür bir şekilde, pamuk, buğday, çay, fındık ve tütün üretimi yok denecek düzeye inmişse, bu düpedüz başkaların ülkemiz tarımı üzerinde oynadıkları oyuna, alet olmamızdan başkası olamaz.
Bütün bu gelişmeler olup biterken, bizleri asıl kahreden ne biliyor musunuz?
Dünyada tarım ürünleri itibariyle kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri olduğumuz halde, başkaların oyunlarına alet olup, temel gıda ürünlerinden bazılarını ithal eder hale getirilişimiz.
Gel de kahrolma.
Gel de sebep olanlar yanında, çanak tutanları hoş görüyle bak!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.