Tarikatlar Eğitime El Atarsa!

Bu haber 23 Ocak 2018 - 0:13 'de eklendi ve 2.409 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

İstanbul’da 115 kız çocuğunun hamile olduğunun gerekli yerlerden gizlenip, üstünün örtülmek istenmesi ile ilgili skandalın yankıları sürüyor…

Bodrum’dan Aydın Öncel arkadaşım bir mesaj paylaştı. Şöyle:

Kendi çocuklarını bile onlardan korumak lazım… Ne demek, yüzlerce çocuğun hamile olması? Ne demek, ENSEST’in normal görülmesi? Ne demek, erkek-kız çocuklarına tecavüzün hoş görülmesi? Ne demek, Din ve Ahlak’ın yerlerde süründürülmesi? Ne demek, bu çocukların anne ve babalarının bu sapıklığa sessiz kalması? Ne demek, bu rezilliğe rağmen devletin valisinin skandal açıklaması?

Bu sorulara herkes kendine göre bir yanıt verecektir. Aydın Öncel’e kızan bile olacaktır. Benim açıklamam ise tek kelime: “Utanıyorum”…

Suriye’den gelen bu kız çocuklarının dramı, Suriye’deki savaşla unutturulmamalı…

 

xx           xx           xx

Mustafa İnci arkadaşımda geçen hafta sonunda köşesinden “Muğla’da skandalın üstü kapatılmak mı isteniyor?” diye sormuş. İnci’nin sözünü ettiği skandal, Muğla’da din ve ahlak derslerine “öğretmen” olmayan, tarikat mensubu “sivil” kişilerin girdiği iddiası…

Olaydan haberi olanlar, bu skandalı paylaşmak için Mustafa İnci’yi tercih etmişler. Olabilir… Tercih meselesi… Ancak Mustafa arkadaşımızın kaleme aldığı yazısında “Bazı gazeteler ise Muğla’da yaşanan bu skandalı görmezden geldi. Muğla Valiliği, Muğla il Milli Eğitim ve Menteşe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de bu skandalı görmezden geldi.” şeklindeki ifadesi hoş olmamış…

Tercih meselesi… Tıpkı bu çirkin olaydan haberi olanların paylaşım için Mustafa arkadaşımızı tercih ettikleri gibi… Ayrıca arkadaşımız hassasiyetini haber kendisine geldiğinde bizlerle paylaşarak da gösterebilirdi…

Biz Hamle Gazetesi olarak yazan çizen arkadaşlarımla birlikte ‘gazetecilik’ yapıyoruz…

Şimdi bende yerel yönetimlerle ilgili eleştirileri olmayanlara “Neden eleştirmiyorsunuz?” mu diyeyim? Buna hakkım yok. Dediğim gibi tercih meselesi…

Halkın haber alma özgürlüğünü sağlayabilmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Ancak bilmeyenlerde bilsin; biz Hamle olarak kalkılan sofraya oturmayız…

 

xx           xx           xx

Karnelerin dağıtıldığı gün Eğitim Sen Muğla Şube Başkanlarından Hasan Rahmi Dural da sosyal medyada “Okul Müdüründen Velilere Gönderilmiş Yarı Yıl Tatil Mesajı” başlıklı paylaşımda bulundu. Şöyle:

Sayın velilerimiz çocuklarımızın bu tatil sürecinde bocalamamaları için evinizde onlara okul ortamı oluşturun. Çocuklarınız okuldaki davranışlarını evlerinde de sergileyebilsinler. Mesela ayakkabı izlerini duvara çıkarabilsinler, evinizde ki masalara dolaplara kazıyarak sevgililerinin isimlerini yazabilsinler, girdikleri her odanın ışıklarını açık bırakabilsinler, yedikleri içtikleri her şeyin kabuklarını gelişi güzel atsınlar, evinizdeki cihazlara zarar verebilsinler, yüksek sesle garip garip sesler çıkarabilsinler. Çocuğunuz tüm bunları yaparken gayet sakin davranın onlara sakın kızmayın hele hele sakın vurmaya kalkmayın. Alimallah çocuğunuzun psikolojisi filan bozulur! Şurada 15 gün 1 veya 2 çocuk idare edeceksiniz. Aylar boyu yüzlerce çocuk değil ki az sabır. Bakın psikoloji önemli bozulursa düzelmez. Güzel bir tatil geçirmeniz dileğiyle…

Her çocuk bu tür davranışlar sergilemez. Doğru davranış edindirmek de eğitimcinin işidir.

Bence esprili bir mesaj olmuş. Eğitim emekçilerinin işlerinin zorluğu çok güzel anlatılmış.

 

xx           xx           xx

Yeni nesil öğretmenlerin eseri olacaktır

Gazi Mustafa Kemal Atatürk böyle demiş. Doğru demiş… Ancak tekrar Mustafa İnci’nin yaptığı, ama bizim yapmadığımız habere bakarsak, artık yeni nesiller tarikatların eseri olacak!

Muğla’da son dönemlerde bazı ilkokullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine okulda o branş öğretmeni olmasına rağmen sözüm ona ‘gönüllü öğreticiler’ adı altında bazı cemaat ve tarikatlara üye olan kişiler bu derslere girmeye başlamış. Her şey bir öğrencinin annesine “Anne yaşlı stajyer olur mu” sorusunu sormasıyla ortaya çıkmış.

Belli ki bu “öğreticiler” öğrencilere “stajyer” olarak tanıştırılmış!

Daha sonra araştırılıyor ki bu kişiler birçok okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine girmiş…

 

xx           xx           xx

Bu konuyu “Gönüllü Öğreticilere Veli Tepkisi” başlıklı yazısında Nejat Altınsoy da ele almış.

Geride bıraktığımız yılın son ayı Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, Muğla’da son dönemlerde bazı ilkokullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine okulda o branş öğretmeni olmasına rağmen ‘Gönüllü Öğreticiler’ adı altında bazı cemaat ve tarikatlara üye olan kişilerin derslere girmeye başladığını açıklamış… Anlaşılan yeni bir olay değil. Altınsoy yazısında şöyle diyor:

Aydoğan, örgütsel çalışma için geldiği Muğla’da hükümetin eğitim sistemine ilişkin eleştirilerde bulunmuş ve şunları söylemişti: ‘15 Temmuz öncesi Gülen Cemaati vardı. Şimdi onun yerine başka cemaatler aldı. Değişen bir şey olmadı. Eğitim fakültesi mezunu olmayan formasyon almayan cemaat ve vakıflara üye kişi okullarda din derslerine giriyor. Muğla’da Cumhuriyet ve Şahidi okullarında Ensar Vakfı üyesi ağabeyler ve ablalar derslere giriyor’…

Bu uyarıları dikkate almakta yarar var. Geçmişte “F Tipi Yapılanma” ile ilgili yapılan uyarılar da dikkate alınmamıştı. Geldiğimiz nokta ortada…

 

xx           xx           xx

Mustafa İnci de yazısında “Gelelim şimdi haftanın belli günlerinde bu ilköğretim okullarında din kültürü ve ahlak bilgisi dersine giren kişilerin asıl mesleklerine. Aralarında düz devlet memurları, hemşire, mühendis, doktor, iş güvenliği uzmanı, akademisyen ve mesleği belli olmayan kişilerden oluşuyor.” diyerek şu ifade de bulunmuş:

İsimleri bende olan mesleklerini yukarıda belirttiğim kişiler Muğla’da hangi cemaat ve tarikatlarla ilişkili ben gerçekten merak ediyorum. Bu cemaat ve tarikatlardan bu ülkenin çektiği yetmedi mi acaba? Bu cemaat ve tarikatlara üye olup derslere giren kişilerin hedefleri neler ben merak ediyorum. Öğrenci velileri bu durum karşısında isyanda. Bir çok veli bu okulların müdürlerine dilekçe ile başvuru da bulunmuş…

Mustafa arkadaşımız bu konuda Muğla Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün gerekeni yapmamasından şikayetçi… Haklı tabi, ama kendisinde olduğunu söylediği isimler zaten İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde de vardır. Burada belki Valiliğin yapması gerekenler olabilir. Olmalı…

 

xx           xx           xx

Ahlak Dersi ilk kez müfredata konduğunda lise 2’de öğrenciydim. Dersin öğretmeni yoktu, felsefe öğretmeni girmişti. Askerlik Dersi’ne de askeri birlikten bir subay geliyordu. O yıllarda yabancı dil öğretmeni sıkıntısı olurdu. Dışarıdan hakim, avukat, hatta doktor girdiği olmuştur… Bunlar normal…

Bugün de Din Dersi, Ahlak Dersi öğretmeni yokluğu olabilir. O zaman İl Müftülüğü’nden “Din Görevlisi” davet edersiniz… Bilmeyenler olabilir; üniversitemizde de İlahiyat Fakültesi var…

Gerçekten öğretmen açığı olsa ve buralardan yararlanılsa tamam…

Mustafa arkadaşımız, öğretmen formasyonu olmayan ve çeşitli mesleklerden cemaat, tarikat mensupları diyor!

İşte buna “tamam” demek mümkün değil. Ancak “neden?” diye sorulabilir…

CHP Muğla Milletvekilleri Nurettin Demir ve Akın Üstündağ da konuyu ayrı ayrı TBMM’ne taşıyarak Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a sormuşlar.

 

xx           xx           xx

CHP Milletvekili Üstündağ, Menteşe ilçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarında öğretmenlik formasyonu olmayan bir takım şahısların Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine girmeleri ile ilgili olarak “Bu şahısların cemaat ve tarikat mensubu oldukları doğrumudur? Valilik veya Milli Eğitim Müdürlüğünce alınmış bir onay var mıdır? Basında çıkan bu olayla ilgili olarak ilgililer hakkında her hangi bir inceleme-soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz?” diye sorarken, CHP Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir de 22 öğretici ile ilgili şu soruları yöneltmiş:

Bu insanlar kimdir? Hangi cemaat ve tarikatlara üyelerdir? Öğretmen olmadıkları halde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Derslerine nasıl girebiliyorlar? Bakanlık olarak araştırılmış mıdır? Bu kişilere her hangi bir ücret ödeniyor mu? Bağlı oldukları cemaat ve tarikatlardan bu dersler için ne kadar ücret alıyorlar? Bu tür skandalların olmaması için Bakanlık olarak ne tür önlemler alınmaktadır?

Şimdi Muğlalılar, Bakan Yılmaz’ın yanıtını ve sömestr tatilinden sonra uygulamanın devam edip etmeyeceğini merakla bekliyor…

———————————————-

Günün Sözü; “Beni öyle bir yalana inandır ki, ömrümce sürsün doğruluğu. “

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Osman 24 Ocak 2018 / 21:24

Bu yazı, sonundaki günün sözü kısmı dikkatli okunduğunda daha bir takdire şayandır