Tarihimizi Koruyacak Kafa Osmanlı’ya Düşman Olamaz

13.02.2003 Tarihli Yazım

Kültür varlıklarımızı korumak maksadına matuf olması gereken kanunlar ve kurullar siyaset çamuruna batmış haldedir. Bir yörenin tarihi yerleri, doğal koruma veya özelliği olan binaları tespit edilirken Belediye solcuların elinde ise karşı taraf yandı demekti. Tespit işlemi bittikten sonra itirazları olan vatandaşların gene siyasi görüşleri dikkate alınmıştır. Arazilerde ve binalarda yapılacak tadilat işlerinde gene adamına göre muamele yapılmıştır. Son birkaç yıldan beri özellikle kurul Muğla’ya geldiğinden beri kanundaki boşluk adeta sırıtmıştır.

Daha Dün Yapılan Binalar ile Özelliği Olmayan Tütün Tarlaları, Tarihi ve Doğal Olamaz

1 – Korumaya alınabilecek binalar Osmanlıdan kalmalı

2- Binanın tarihi özelliği olmalıdır. (Kuvayi milliyede bari kullanılmış olsun) camiler ve bazı okullar gibi en az yüz yıllık olmalıdır.

3- Karabağlar’da bugün yalnız çınar ağaçlarının yaşına göre civarını SİT ilan etmişiz. Oysa en ulu Çınarların olduğu yerlerde kahve, mescit, fırın, taş kuyu, püryan çukuru, bostan ve sebze bahçeleri bulunurdu. 1945’lerde bizim gençliğimizde” her kahvede püryan yapılırdı. Voleybol seti vardı, mescitler dolar taşardı. Fırında pidenin yanında saçta et közlenirdi. Patlıcan közleme ve salatası ünlü idi.

Yaylada o tarihte irimlere at veya bisikletle gidilebilirdi. Asma veya sarmaşık sarmış karaağaçlar güneşin önünde bulut gibiydi. Hiç bir yol kenarında duvar yok idi. Ağaçlarla set olmuş toprak yığınları yola kaymıyordu. Bugün Karabağlar’ ın her yerine motorlu araçlar gidiyor. Yalnız Süpür oğlu, Keyif oturağı, Vakıf ile Hacı Ahmet Kahveleri kısmen ayakta kalabilmişlerdir. Eski özelliklerini koruyan yalnız Çınar ağaçlarıdır. Bu yerlerde bugün kaçak inşaat yapı, yol duvar yapanlar yüz kişi ise, planlı yapan 20 kişidir. Üstelik bir defa ruhsat almışsanız, belediyenin o inşaatta ilgisi hiç bitmez, izinli inşaatın küçük bir yeri noksan veya fazla olsa, adam yandı. Ama aynı yerde hiç izin almadan inşaat yapanların yanına hiç uğranmaz bile.

Karabağlar yaylasında yeniden koruma alanı tespiti zorunlu hale geldi. Muğla Üniversitesine Denizli Yolu ile ayıran tarlalar doğal sittir. Buralarda yaşlı çınar olan yer şu anda gazinodur. Başka hiç eski bina ve yaşlı ağaç yok. Her taraf tütün tarlalarıdır. Halâ da tarladır. Yaptırmazlar, sattırmazlar. Oysa SİT bölgesini geçince yaraş civarını Ankaralılar ve başka illerden insanlar satın aldılar. Canlılık gelecektir. Üniversite tarafı hayat fışkırırken, Karabağlar tarafı ölmüş de ağlayanı yok. Ne kadar acıdır. Tarihi koruyoruz diyerek hayatı durdurmuşsunuz. Vatandaşı, ırgat etmişsiniz.

Karabağlar Koruma Alanı Şöyle Olmalıdır

Berberler kahvesi, Ayvalı, Keyif Oturağı, Süpür oğlu, Vakıf, Hacı Ahmet, Kır kahvesi ve Bakkallar Kahvelerinin iç kısmıdır. Diğer yerler zaten Çayır, Düğerek, Orta Köy, Yeniköy Kötekli köylerinin eski sınırı içinde olan yerlerdir.

Şehir içindeki tarafgirlik daha da acıdır. Çarşının değerli yerlerindeki binaları sayalım. İş Bankası’nın olduğu yerlerde asırlık binalar korumaya alınmadı. Çünkü SIT binalar tespit edilirken o aileden belediye meclis üyesi olan birisi vardı. Bugün inşaatını belediyenin yürüttüğü Gazezlere ait alan Alaattin Arpat’ ın sorumlu olduğu bina SİT dışı kalırken, hemen onun yanındaki Reji Müdürü binası daha yeni olmasına rağmen SİT yapıldı. Daha yukarıda şu anda Döviz satış yerine bitişik bina, ara sokaktaki Sarraf Fevzi Evi, Hamle’ye ait bina (Savcı Saffet Beyin evi) Kocamustafendi Caddesindeki Şato ve Hedefin bitişiği bina, Balcıoğluhanı ve o civardaki bazı yerler sırf siyasi görüşleri sebebiyle kasten SİT ilan edilmiştir. Ne yazık, aynı nitelikte iken birisi dökülüyor, öteki gökyüzüne doğru yükseliyor, üstelik birisi köşeyi döndü, öteki garip kaldı.

Bu kanun belediyeleri şımartmıştır. Bu kurulun üyeleri belediyelerden gelen raporlara göre işlem yapmak zorundadır. Kurul gezip göremiyor. Şayet görse de bilirkişi siz görmek adaletli olamıyor.

Birçok kanayan yaraya merhem olan, bu hükümet, Anıtlar Kurulu’nu ve Doğal SİT alanları ile tarihi yapılan koruma kanununu yeniden ele almalıdır.

Kurula Vali Başkan olmalı,

Üniversite olan yerlerde aynı yerden seçimle üye verilmelidir. Bilirkişi, hâkim, ziraatçı, ormancı, kararlara iştirak etmelidir,

Muğla’mızda sit felaketine dâhil olan kim memnun merak ediyorum.

Bu kadar kasıtlı, insanları birbirine düşman eden tespitleri kimler yapmışsa onlara soruyorum,

Sizler tarihinizi sever görünürsünüz. Osmanlı binası olmayanları bile Osmanlıdan ata Yadigâr dersiniz. Fakat neden hiç Osmanlıyı sevmezsiniz?

İslam devleti olduğu için mi?

Hırsızları, yalancıları, sarhoşları barındırmadığı için mi? Balkanlar’da, Kafkaslar ’da, Ortadoğu’da, Afrika’da ve Batı Avrupa’da gittiği her yere Adaleti, İnsan Haklarını ve Aile Düzenini ve İslamiyet’i götürdüğü için mi?

Ey Milletin hükümeti, bu kanunu milletin lehine acil olarak değiştirmenizi istiyoruz ve bekliyoruz. Millet adına rica ediyoruz.

Gerekirse pilepsit yapalım diyoruz.

Okunma Sayısı:551

YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Reşat Öztepe

Hacı Ağabeyim eline,bileğine ve gönlüne sağlık. Allah razı olsun. Yazınızın tarihi eski amma tazeleliğini koruyor.ellerinden öperim.

12.08.2017, 16:39