Tarihi Mevlevi Kütüphanesi açıldı

Bu haber 25 Şubat 2013 - 18:49 'de eklendi ve 1.029 kez görüntülendi.

Muğla’da tarihî Şeyh Camii’nin bahçesinde Muğlalı Mevlevi Hoca Mustafa Efendi tarafından 1865 yılında inşa edilen kütüphane, restore edilerek hizmete açıldı. O dönemde Hoca Mustafa Efendi’ye ait olan 4 bin 426 adet eser tekrar kütüphaneye kazandırılmak üzere çalışma başlatıldı.
Haber Merkezi
Muğla Merkez Şeyh Camii bahçesine bulunan 148 yıllık Muğlalı Mevlevi Hoca Mustafa Efendi kütüphanesi tekrar açıldı. Şeyh Camii’nde öğle namazından önce düzenlenen törene Muğla Valisi Fatih Şahin, AK Parti Muğla Milletvekilleri Ali Boğa ve Yüksel Özden, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, İl Müftüsü Hasan Başiş, daire müdürleri, Kur’an kursu öğrencileri ve çok sayıda camii cemaati katıldı.
İl Müftüsü Hasan Başiş yaptığı açılış konuşmasında, Hoca Mustafa Efendi’nin 1865 yılında camii içerisinde mütevazı bir kütüphane yaptırdığını hatırlatarak, “Kütüphane, Cumhuriyetten sonra değişik şekillerde kullanılmış hatta bir dönem noter olarak hizmet vermiş. Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan kütüphane Muğla Hayırseverler Vakfı tarafından kirası ödenerek, bugüne kadar depo ve öğrenci yurdu olarak kullanıldı. Sayın Valimiz Fatih Şahin’in destekleriyle İl Özel İdaresi tarafından restore edilen bina, bundan sonra kütüphane olarak hizmet verecek” dedi.
Hoca Mustafa Efendi’ye ait olan yine kitapları tekrardan kütüphaneye kazandırmak için çalışma başlattıklarını anlatan Başiş, “Hocanın, 3 bin 804’ü Türkçe, 510’u Arapça, 57’isi Fransızca, 53’ü Farsça ve 2’si İngilizce olmak üzere toplam 4 bin 426 eseri bulunuyor. İnşallah bu eserleri kütüphanemize kazandıracağız. Muğla halkı bundan sonra en güzel şekilde buradan istifa edecektir. Benin bir istirhamım olacak. Hoca Mustafa Efendi’nin mezarı şu anki hastanenin altında bulunmaktadır. Sembolikte olsa hastanenin bahçesine bir mezar taşı yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.
AK Parti Muğla Milletvekili Yüksel Özden ise buradaki Kur’an Kursu’nun 1990 sonralarında başlayan tramvayla adeta çalışamaz hale getirildiğini dile getirerek, “Burada eğitim gördüğüm dönemde pırıl pırıl işleyen binaydı. 2000’li yılların başlarına gelindiğinde metruh, çürümüş, çökmüş ve içine girilemez hale gelmişti. Buralarda olmanın neredeyse suç olduğu bir atmosferin ürünü olarak bu binalar çok kötüydü. Bugün çok şükür modernize edilerek, içi pırıl pırıl hale geldi. Bugüne kadar Muğla’yı başkaları, başka şekilde anlamayı tercih etti. Dışarıdan algılamayla Muğlalının dinle, diyanetle alakası yok, irtibatını kesmiş, muhafazakârlık, Kur’an, İslam, Hâdis, dindarlık kelimeleri geçmeyen bir yer sanıyorlar. Oysaki buradaki taş gibi kitabe diyor ki ‘Muğlalı Mevlevi” şeklinde konuştu.
Muğla’da 1937 yılında Vali Recai Güreli ve Hoca Mustafa Efendi’nin torunu İskender Alper’in Belediye Başkanı olduğu dönemde geçmişin izlerinin silindiğinin altını çizen Özden, “Tarihimize ait izlerin her biri silinmeye, yok edilmeye çalışılıyor. Mezar taşları dâhi sökülüyor, imha ediliyor. Mezarlar alınıp bir yerlere taşınmıyor, mezarların üzerleri örtmekle kalınmıyor adeta sembolik olarak mezarın üzeri değil, geçmişimizin üzerine beton dökülüyor. Allah bize bu topraklarda bu şekilde lütfuyla yaşatıyor. Kendi geçmişine, tarihine, atasına, dedesine, dinine, diyaneti üzerinde beton döken bir zihniyetin arkasından biz iyi yaşıyoruz. Burada onun için bu algının değişmezi lazım. Biz böylesine bir neslin, ceddin torunları olarak buradayız. Üzerindeki insanların durumu şu anda ne olursa olsun biz bu toprakların üzerinde olan tüm hemşerilerimizin değerlerine bağlı, kökenine inanan nesiller olarak devam etmek istediğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.