TANRI

Bu haber 19 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 920 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Tanrı bir isim değildir. Cenabı Allah’ın 99 ismi içinde geçmiyor. Özellikle Hıristiyanların Tanrı sözcüğü ile İsa peygamberi Allah yerine koydukları anlaşılıyor. Bizde de 1950 yılından önce ezan sözde Türkçe okunmuştur. Tanrı Uludur, Tanrı Uludur diyerek başlayan ezanları yıllarca dinlemiştik. Oysa Tanrı kelimesi isim olsa bile bu Allah’ın adı değil. Şu anda önümde açıp okuyacağım TAM İLMİHAL Seadet-i Ebediye kitabı var. Sayfa 431 Allahü teaala nın 99 ismini Kur’an-ı  Kerim de  ( Esmai- Hüsna) denir. Allahü Teaalanın isimleri (Tevkifiyye) dir. Yani şeriat in bildirmesine bağlıdır. Esmai- Hüsna da Tanrı ismi yoktur. Bu durumda Allahı, tanrı diyerek Türkçe olmuş olmuyor. Tanrı kelimesinin Türkçe ile hiç ilgisi yoktur.
Türk’ün asaleti ile İslamiyet’in şerefi bir araya gelmeden çok önce, Asurîler Türkistan’a girerek Türkleri,  güneşe, yıldızlara tapmaya alıştırmışlardı. Tan yeri ağarınca, güneşe tapınırlardı. Bu sebep ten, güneşin ismi, tanyeri ve nihayet tanrı oldu. Kur’an-ı Kerim de, (benim ismim Allah tır. Beni Allah diye çağırınız.) Allah diye ibadet ediniz. Allah diye yalvarınız mealinde müteaddit ayeti kerimeler vardır. Ona onun istediği ismi söylemeyip te, kâfirlerin, onun sevmediği mabudlara koydukları tanrı ismi ile onu çağırmak ne kadar yanlış ve ne büyük inat olduğu meydandadır. Meselâ bir hükümdar, emri altında bulunan kimselere: (benim adım Ahmet dir. Beni, Ahmet diye çağırınız! Dese, onlarda, ( hayır efendim. Bizim canımız sana Ahmet demek istemiyor. Taş veya kurt, köpek veyahut en aşağı, büyük düşmanının ismi ile çağırmak istiyoruz) deseler ve öyle çağırsalar, nasıl çok kızarsa, Allah ismi yerine, onun emir etmediği, hatta onun düşmanı tanrı ismini söyleyerek ezan okumak ve ibadet, Allahü Teâlâ yı gazaba getirir, düşmanlığa sebep olur. İbni Abidin rahmetüllahi Teala aleyh, “ezanı anlatmaya başlarken buyuruyor ki :  (Ezan, bildirilen şekilde bildirilen kelimeleri okumaktır. Manası ayni olsa ve herkes anlasa da tercümesini okumak caiz değildir. Böyle okunan ezanı ve Kur’an-ı Kerimi ve mevlitleri dinlemek de günahtır. Kelimeleri bozmadan güzel sesle okumak caizdir. İyidir.
Kurban kesmenin farz olmasına sebep olan, Allah’ın büyük peygamberleri arasında olan  İbrahim Peygamber’in babası ve o devrin idarecileri ahşaptan yapılmış tanrılara tapıyorlardı.
İbrahim peygamber genç yaşta ağaç parçalarından yapılan ve tanrı diyerek taptığınız bu kereste parçalarına tapmak hürafe dir. Bunlar cansız kırılır dökülür şeylerdir diyerek, onları kırıyor ve parçalıyor. Bunu duyan günün hükümdarı, hazreti İbrahim peygamberi ateşte yakmaya karar veriyor. Bu olayın geçtiği yer Urfa ilimizdir. Bu gün ateşin yakıldığı yerde havuz vardır.
Hacca karadan gidenlerin uğrak yeri olan Urfa’da hac adaylarına manevi duygu ve teslimiyet başlar. Urfa’da havuzun bulunduğu yere istif edilen tonlarca odun yakılarak, Hazreti İbrahim uzaktan mancılıkla ateşin içine fırlatılmıştır. Ateşin yakınına kimse varamamıştır. Ateş haliyle söndükten sonra, oradakiler hayretle görmüştür ki, Hazreti İbrahim secde etmektedir.
Bu yazımızda Tanrı sözcüğünün Allah anlamına gelmediği, Türkçe ilede hiçbir ilgisinin olmadığı, O sebeple de Allah’a Tanrı adını verenlerin büyük günah işlediğini belgeler vererek açıkladığımı sanıyorum. Umarım Müslümanlara hakaret ve hurafe sayılan böyle olayları bir daha yaşamayız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.