Tabip Odası açıklaması’na dikkat!

Bu haber 18 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 748 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Sağlık sistemi içinde de bundan sonrasında fazlasıyla duyacağımız bir terim sağlık ekonomisi terimidir… Duyacağız!! Çünkü Dünya kaynaklarının kıt ve bu kaynakların etkin kullanılması gerçeği; ekonomi sistemleri ve ekonomik terimlerle, daha fazla aşina olacağız. Olmaz ise ülkemizdeki kaynakları heba eden ve ucuz popülist politikalarla insanımızın geleceğini harcaya ülke oluruz..
Sağlık ekonomisi, genel ekonominin kurallarının sağlık sektörüne uygulanması ile oluşan bir alt daldır..
Tüm sağlık sistemlerinde hizmetler sağlığa ayrılan bütçe doğrultusunda ve sınırlı kaynaklar dahilinde sunulmasına rağmen, toplumun sağlık hizmetlerine olan talebinin sınırsız olduğu varsayılır..
Özellikle son yıllarda artan sağlık harcamaları ve yeni geliştirilen yüksek maliyetli sağlık teknolojilerinin getirdiği ekonomik yük, birçok ülkeyi ulusal sağlık programları ve sağlık politikaları geliştirip uygulamaya yöneltmektedir..
Politikalar ve programlarla, temel amaç; sağlık sektörüne ayrılan kaynakların en ekonomik, en etkili, en verimli, en rasyonel kullanılarak en yüksek düzeyde, sağlık hizmeti üretmek ve bu üretilen hizmeti toplumun bireylerine adil, hakkaniyetli, kolay erişimli bir şekilde yararlanmalarını sağlamaktır.
Diyebiliriz ki; en verimli üreteceksin ve insanına en hakkaniyetli sunacaksın… Bu ana ilkedir.
Yatırımları yapmadan önce de doğru bir yatırım mı yapıyoruz?
Kaynakları israf mı ediyoruz?
Bilimsel verilerler ve yol haritaları ile kontrol edeceksin…
Bu Bilimsel veriler, işlem basamaklarında seninde donelerin olacak. Gerekli fizibilitelerini de tam yapacaksın.
Kaynaklar kıt; kıt olan bu kaynaklar en etkin şekilde kullanılmalıdır…
Dünyadaki gelişmiş ve tam bir refah ülkesi olmuş ülkeler ekonomik anlamda çok fazla sıkıntıları yok iken, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin sağlık için GSMH ayırdığı para kısıtlıdır..
Bu kaynakları da mümkün olduğu kadar en iyi şekilde kullanmamız esastır…
Sağlık ekonomisi de, ”Sağlık sektörüne ayrılmış olan tüm kaynakların, yatırım, sağlık işgücü, sermaye, bina, tıbbi ekipman gibi kaynaklarla etkili ve verimli sağlık hizmeti üretilmesi için sağlık sektörüne rasyonellik ilkesini sağlayan” bilimdir..
İlimizde de Muğla Üniversitesi Sıtkı Koçman Tıp Fakültesi (Tıp Fakültesinin adını, çok değerli Sıtkı Koçman anısına, Sıtkı Koçman Tıp Fakültesi diyebilseler..) nin akıbeti ve Muğla Devlet Hastanesi’nin durumu sürekli yerel basında konuşulmakta.. Zaman zamanda yeni bir devlet hastanesi açılması tartışılmakta…
Ben diyorum ki bilimsel donelerle konuşmalıyız…
Sağlık yatırımlarını planlarken, yeni hasta yatağına ihtiyaç var mı dır?
Hastanemiz (Yatak işgal oranlarımız nedir) % kaç doluluk oranı ile çalışmakta?
Ülkemizde %60 ortalama dolulukla, hasta yatak işgal oranlarımız vardır…
Son güncel verileri tam bilmiyorum ama.. Bölgeler bazında değişmekle birlikte atıl kalan kapasitelerimiz var..Yatak doluluk oranını sağlayacağız diye de önüne gelen hastanın yatırılmaması gerekli.. Kaynakları kullanırken de milli servet olarak görüp heba etmemeliyiz..
Planlarken diğer bir etkende, nüfus başına düşen hasta yatak sayısıdır. Bu da önemli. Bu ve buna benzer veriler kullanılarak, yapılacak sağlık yatırımları planlanır…
İlimizin tüm envanterinin çıkartılıp bilimsel veriler eşliğinde ekiple kararlar vermeliyiz…
Ülkemiz de sağlık yatırımlarını planlarken hem Sağlık ekonomistlerinden ve hem de çok nitelikle sağlık yöneticisi olan hocalarımız var, onlardan yararlanmalıyız…
Kim bilir; Bakanlığımız yatırımları planlarken bilim kurulları oluşturup bu kurulların kararları doğrultusunda adımlar atıyordur diye de düşünüyorum…
Son yıllarda, Sağlık Bakanlığımız bildiğim kadarıyla düzenleyici rolünü kullanarak, sağlık yatırımlarına izin verirken, ihtiyaç varsa veriyor… (Nüfus başına düşen yatak sayın az ise, yatak işgal oranların ful ise yeni yatırımlara izin veriyor) Yoksa sağlık yatırımlarına izin vermiyor…
Bence bu uygulama nitelikli, doğru ve yerinde…
Yatırımcının özel sektörde olması da fark etmiyor.. Kaynakların etkin kullanımı açısında önemli..
Tabip Odası’nın “Muğla Merkezde yeni bir hastaneye gerek yok” açıklamasını bende destekliyorum…
Personel ve donanım açısından Muğla Devlet Hastanesi, bence de iyi bir durumda.. Nüfusa düşen yatak kapasitemiz iyi ve yatak işgal oranlarımız düşükken yani kullanmadığımız ve hasta yatırmadığımız boş yataklarımız varken kafaya göre yeni bir hastane yapılmamalıdır..
Sadece tadilatta projesi ile iyileştirme yapılması yeterli olacaktır..
Son söz, eğer ki bir gün biz, popülist politikalar peşinde koşmaz isek, bu ülke refah ülkesi olur..İnsanımıza da değer katmış oluru..Unutmayalım ki kaynaklarımız milli bir servettir..
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.