Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne Açık Mektup « Hamle Gazetesi

Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne Açık Mektup

Bu haber 29 Ocak 2015 - 0:37 'de eklendi ve 1.329 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Halk dilinde Anıtlar Kurulu olarak, ilgili vatandaşların iliklerine kadar korku saran bir kuruluş olmuştur. Ancak, bu kuruluşa verilen yetkiler ilk tespitlerde yapılan hatalar ile başlamıştır. Bizim Muğla şehir içi ve Karabağlar Yaylası’nın özellikle civarında yapılan hataları yerinde görünce, insanlar arasında ne kadar ayrım yapıldığı ve bu hataların bu güne kadar hiç bir makamın çare olamadığı görülecektir.

Muğla Denizli yolunu takiben şehir çıkışı istikametinde, yolun sol tarafında Kötekli Köyü’nün yarısına ait yerleşim yeridir. Denizli yolu geçerken köy ikiye bölünmüş. İşte Kötekli’nin yolun solunda kalan kısmı, Karabağlar Yaylası’na doğru 500 metre tahmini mesafe SİT dışı bırakılmıştır. Bu aslında yapılan doğru olmasına rağmen, köy sınırını geçince Ortaköy sınırına kadar tam SİT ilan edilmiştir. Bu yerler tütün tarlası veya kızıl dikenlik battal yerler iken Denizli yolunun geçmesiyle değerlenmiştir. SİT yerler olduğu için, üniversite için öğrenci evlerine şiddetle ihtiyaç varken, oralarda hayat değişirken, bu arazileri ne alan var nede bir inşaat yapma imkânları var. Buna benzer, Muğla şehir içinde hiç ilgisi olmayan yerlere SİT denilmiştir. Hisar Dağı eteklerinde Orta Mahalle’de SİT edilen evleri görünce benim tarihim bu mu diye kahroluyoruz. Hele hele çarşı içinde şu anda tamir etmek üzere boşaltılan iki bina var. Bunlar tarihi olamaz. Şimdi çarşının en güzel yerine eski şekli gibi ev olacaksa neye yarar. Etrafı bankalar ve büyük mağazalar dolayısı ile iş yerleri canlı bir pazar yeri iken, bu SİT denilen evlere zorla tarih olacaksın denilmemeli…

GENEL MÜDÜRLÜK ÇOK YERİNDE BİR KARARLA ACI BİR YARAYA PARMAK BASMIŞTIR

Belki genel müdürlüğün bu güzel teşebbüsüne engel olmak isteyenler olabilir düşüncesi ile size 17 yıl evvel ve hala da yaşanan acı olayları; bir kurul üyesinin 1998’de yaptığı açıklamayı aynen verirken, genel müdürlüğünüzün ne kadar doğru yolda olduğunu anlatmak istedim.

PROF. DR. ÇINAR ATAY MÜSTERİH OLMALI

5 Mart 1998 tarihinde SİT kurullarının içler acısı durumunu kamuoyuna açıklayan SİT üyesi prof. SİT’den mağdur olan bizlerin tercümanı olmuştu. O tarihten beri, ancak bugün dermanımız geldi.

FROFÖSÖRÜN SİT İSYANI

4 Yıldır sürdürdüğü İzmir 1 Nolu Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan istifa eden ve güzel sanatlar fakültesindeki görevine geri dönen Prof. Dr. Çınar Atay, SİT kurullarının hissilik ve politize olmaktan dolayı sağlıklı karar alamaz hale geldiğini söyledi.

Aldığı taraflı kararlar nedeni ile 4 yıldır sürdürdüğü İzmir 1 Nolu Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan istifa eden ve 9 Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki görevine geri dönerken açıkladı.

KURULUN SAYGINLIĞI KALMADI

Koruma kurulunda alınan taraflı, hissi ve ideolojik kararlardan dolayı halkın tarihi eserlere, doğal değerlere sevgisinin azaldığını ve bu kurula güveninin kalmadığını ifade eden Prof. Dr. Çınar Atay, acilen önlem alınmasını istedi. SİT kurullarının saygınlığının kaybolduğunu ifade eden Atay, bunların en kısa zamanda bağımsız bir kuruluşa bağlanarak politize olmaktan kurtarılması gerektiğini belirtti. Atay, milli sarayların bağlandığı gibi bu kurullarında Başbakanlığa veya TBMM’ye bağlanabileceğini söyledi.

ATAYIN MUHALEFET ETTİĞİ KARARLAR

Prof. Dr. Çınar Atay’ın muhalefet ettiği bazı kararlar şöyle; liman arkası dediğimiz Alsancak’taki bölgede ilan edilen tescilli binalara zaman ve teknik açısından itiraz ettim. Çünkü, Büyükşehir ve Konak belediyelerinin imar planlarından sonra buradaki 53 bina alelacele SİT alanı ilan edildi. Adama sormazlar mı daha evvel aklınız neredeydi diye. Çünkü, o binalar ve kurul, yıllardır var, imar planı yapılınca mı akılları başlarına geliyor. Ç. Atay…

Agora bölgesini arkeolojik SİT alanı ilan ederek, oradaki mal sahiplerini perişan ettiler. Ne vatandaşın arsasını kamulaştırıp kazı yapıyorlar, ne de vatandaşlara imar için müsaade ediyorlar. Olayı tamamen kilitlediler.

Yine Karşıyaka’da SİT tescilinden düşen binaları, akıl almaz kararlarla tekrar tescile alıyorlar. Örneğin, 5 yıl önceki toplantıda tescilden düşürülen bir binayı, 5 yıl sonra vatandaşın inşaat müracaatında tekrar tescile aldılar. Tescile alacaktınız ne diye çıkardınız madem çıkardınız niye alıyorsunuz? anlaşılır gibi değil.

KORUMA YASALARI ÇOK MUĞLAK

Müstefit Kurul Üyesi Atay, Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunlarının çok muğlak olmasından dolayı acilen değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. İşte Çınar Atay’dan muğlaklığa iki örnek:

“Mesela doğal SİT diye bir kavram var yasada. Bu iki kelime sadece iki satırla tarif edilmiş. Yani bu tarife göre, bizim okulun bahçesini ya da her hangi bir buğday tarlasını rahatlıkla SİT alanı ilan edebilirsiniz”.

Yine kanunda bütün camiler, hanlar hamamlar, tiren istasyonları tarihi SİT kapsamına alınıp tescillenmiş. Yani her hangi bir mahalledeki uyduruk mimarideki bir cami ile benim mesela bir hafta sonra yaptıracağım bir hamam bile tescilli olacak. Bunu mantıkla izah etmek mümkün değil…

Özetle; Genel Müdürlük Muğla’daki SİT olayı ve uygulamalar hakkında bizden bilgi istese, yıllarca nasıl dert küpü olduğumuza dair yazılarımızı sunabiliriz. Saygı ile…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.