Sürpriz Değil (II) « Hamle Gazetesi

Sürpriz Değil (II)

Bu haber 05 Kasım 2015 - 0:39 'de eklendi ve 1.043 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Aynı başlığı taşıyan yazımın ilk bölümünde, 1 Kasım seçimlerine katılan partilerden AK Parti, CHP, MHP ve HDP’nin aldığı oyların büyük oranda sürpriz olmadığının altını çizdim.

Yanı sıra oy oranı çok daha düşük SP, DP, VP ve diğerleri adına bu konjonktür içerisinde değişen birşey olmadı dedim.

Bu seçim sürecinde CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutarlı bir politika izlediğini, bunun karşılığı olarak % 30 oranında oy alabilirdi diye vurguladım.

İlişkin olarak;

Muhalif kanatta yer alan partilerden MHP ve HDP’nin bu kez, aynı oyu almada neden zorlandıklarından dem vurdum.

CHP için % 30 bandına çıkabilir bağlamında küçük bir yanılgı payım olsada, genel başkan Devlet Bahçeli’den kaynaklanan bir açmazın MHP oylarını düşürdüğünü, 7 Haziran seçimleri sonrasında zafer sarhoşu olan HDP’nin bu kez aynı oyu alamadığını belirttim.

Bunlar kişisel görüşlerimdi.

İlişkin olarak seçim sonrasında oluşan tabloyu baktığımızda, yanılgı payı çok değildi.

Ak Parti adına yanılgı payım, CHP ile aynı oranda oldu.

CHP % 30 bandına ulaşır derken AK Parti’nin % 44-45 oranında oy alabileceğini belirtmiştim.

Ne var ki vurguladığım gibi % 5’lik bir yanılgı payım oldu.

***

1 Kasım seçiminde Ak Partinin gösterdiği performansa gelince.

Performans diyorum.

Aynı partinin, 7 Haziran seçimlerinin üzerinden 5 ay gibi bir zaman geçmesine karşın oyunu % 10 oranında artırması, çok da beklenen bir sonuç değildi.

Tek başına iktidar olabileceği gözlenmesine karşın, % 49.5 nispetinde oy alacağı, gerçekten umulmuyordu.

Böylelikle aynı seçimde tahminlerin üzerinde halkın teveccüh ve güvenine mazhar olan Ak Parti oldu.

Tahminlerin üzerinde diyorum.

Seçim öncesinde Ak Partinin bu oranda oy alabileceğini kestirmek, belirttiğim şekilde gerçekten zordu.

Zaten istisna teşkil eden kamuoyu araştırmacıları dışında basın camiasından bu oranı tahmin eden olduğunu düşünmüyorum.

Yine de sonuca yaklaşmadılar değil.

***

Peki, her şeye karşın Ak Partinin % 49.5 oranında oy alması altında yatan temel kriterler neydi?

Bu parti seçimler sürecinde nasıl bir strateji takip etti de tahminleri alt üst etti?

Yanı sıra bu oranda oy alınmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın payı var mıydı?

Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçimler süresince nasıl bir performans gösterdi?

Şüphesiz Ak Partinin tek başına iktidar olmasını sağlayan bu orandaki oyun altında, terör adına sürdürülen mücadele vardı.

Öyle ki, epey zaman kabuğuna çekilmiş gibi gözlenen, buna karşın birden azgınlaşan terör karşısında hükümetin izlediği kararlı tutum, huzur ve güven ortamı isteyen halk nezdinde tasvip gören bir eğilim oldu.

Kısaca halk, yıllardır süregelen ve binlerce insanımızın hayatına malolan terörden kurtulmak adına kararlılık gösterdiği için bir kez daha Ak Parti dedi.

Vatandaş haklıydı.

Gerçekten, son bir aylık süreçte terör adına hükümetin izlediği politika tasvip görmüştü.

Bunun neticesinde bir kez daha tercihi aynı parti adına kullanmakta beis görmedi.

***

Ak Partinin % 49.5 oranında oy alarak tek başına iktidar olmasını sağlayan bir başka etken, ekonomikti.

Zira, 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan siyasi tablo, ekonomik dengelerin yerinden oynamasına neden oldu.

Bu durumun en belirgin göstergesi Amerikan Dolarında kendini gösterdi.

Öyle ki kısa bir süre içerisinde doların yükselişi önlenemedi.

Dolayısıyla vatandaş nezdinde bir takım kuşkular doğurdu.

Sonuçta, tüm bu kriterleri bir araya getirdiğimizde, halkın ülke yönetimi adına bir partinin tek başına iktidar olmasını öngördü.

Bu da 12 yıldır yönetimde olan Ak Partiden başkası değildi.

Hal böyle olunca aynı partinin yeniden ülke yönetiminde görev üstlenmesinin sürpriz olduğu söylenemez.

Hele halkın önemli bir kesiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi de eklenince.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.