Sürekli Olsun İstiyoruz

Bu haber 08 Temmuz 2016 - 23:32 'de eklendi ve 853 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Neresinden bakarsınız bakınız az buz zaman değil.

Ben diyeyim 10 yıl.

Siz deyin 15.

Muğla adına ortaya çıkan bir rakam var ki, ancak bunca sene sonra gerçekleşebildi.

Evet, kısa bir süre öncesinde eda ettiğimiz Ramazan Bayramı, bereketiyle geldi.

Hem de bunca sene sonra.

Üstelik tereddütler içeren bir sezonda.

İlişkin olarak henüz kesin rakamlar verilmemesine karşın gözlemlerimiz yanıltıcı olmayacak.

Kaldı ki gören görmeyen, duyan duymayan bu bayramda Muğla sahillerinin dolup taştığını biliyor.

Fethiye’den Marmaris Datça’ya, oradan Milas ve Bodrum’a uzanan çizgide konuşlanan yerleşim birimlerinde, iğne atsan yere düşmeyecek derecede doluluk yaşanmışsa, aksi düşünülemez.

Sonra bu kadar olsa!

Aynı süreçte öylesine gözlemlerimiz oldu ki sevinmekle birlikte düşündük.

Mutlu olduk, vurguladığım gibi söz konusu sahil beldelerinde bir tek dahi olsun boş oda yoktu.

Buna karşın aynı beldelere akın eden birçok vatandaşın yolunun kesilmesi, dikkate değer en önemli gelişmelerden biriydi.

Güvenlik güçleri olmak üzere diğer ilgili ve yetkililer bakıp gördü Marmaris ve Bodrum beldeleri, tahminlerin üzerinde bir kapasiteye ulaştı.

Bizim tabirimizle kıpırdayacak yer yok.

Çareyi, Marmaris ve Bodrum’a girişleri kontrol altına almakta buldular.

Evet yanlış değil.

Özellikle bayramın birinci ve ikinci gününde aynı beldelere giriş ve çıkışlar kontrol altında tutuldu.

Bunun anlamı güvenlik açısından olduğu kadar kapasitenin dolduğuydu.

Marmaris ve Bodrum’un daha fazla taşıyacak yükü olmadığı görülünce çare, başka yörelere yönlendirmek oldu.

Ne var ki diğer sahil beldelerinde de durum farklı değildi.

Kısaca, bir süre öncesinde kutladığımız Ramazan Bayramı, dense ki bir geldi pir geldi.

Kesinlikle afaki değil.

Üstelik tereddüt içerisinde olan sektör temsilcileri, aynı bayramda bir nebze olsun ümitlendiler.

Tabi yerli turistler sayesinde.

Şimdi ise tüm gözler, dışarıdan gelecek olanlara çevrilmiş vaziyette.

Nasılsa Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin, iki ülke arasındaki ilişkilerin normale dönmesi bağlamında iyimser yaklaşım göstermişti.

Bunun üzerine aynı ülke vatandaşlarının rahatlıkla Türkiye’ye gelecekleri ümit ediliyor.

Arkasından diğer ülkeler halkının da tercihlerini ülkemizden yana kullanmaları.

Dolayısıyla başta sektör temsilcileri olmak üzere sahil beldelerinde konuşlanan her kim olursa olsun, bayramda yaşanan doluluk oranının yaz süresince devam etmesinden yana.

Buna karşın beklentiler karşılık bulur mu?

Bekleyip göreceğiz.

***

Şimdi, aynı bayramda ortaya çıkan tablo üzerine, özellikle turizmden nemalanan her kim olursa olsun şapkasını önüne koyup düşünmeli.

Geçmişte hata yapılıp yapılmadığının muhasebesi yapılmalı.

Özellikle yerli turist dediğimiz kendi vatandaşımıza karşı takınılan tavrın yerinde olup olmadığı irdelenmeli.

Yanı sıra, bu alanda faaliyet gösteren işletmeler, nasılsa başka ülkeler halkı gelecek diyerek, kendi vatandaşımızı görmemezlikten geldi mi?

Tercihlerini ülkemizden yana kullananlara karşı istenen şekilde yaklaşım gösterildi mi?

Yoksa, fırsat bu fırsat yaklaşımı içerisinde mi olduk!

Daha da cevap arayan sorular, sorular.

Zaman zaman, hem kendi vatandaşımıza hem de misafirlerimiz diye yaklaşım göstermemiz gereken başka ülkeler vatandaşlarına, bir takım hatalarımız oldu.

Ne yazık ki bunu fırsat bilen, özellikle Akdeniz Kuşağı üzerinde konuşlanan ülkelerden Fransa, İspanya, İtalya ve Portekiz, aleyhimize propaganda yapmakta gecikmedi.

Oysa o ülkeler sütten çıkmış ak kaşık değillerdi.

Sonuçta her şeye karşın asıl olan kendi ülkemiz.

Özellikle sahil beldelerinde konuşlanan işletmelerin, turizmi sekteye vuracak davranışlardan kaçınmaları.

Ne zaman olması gerektiği şekilde hareket edildi.

O takdirde, sadece geçtiğimiz bayramda değil, sezon boyunca her kesimi mutlu kılan tablo ortaya çıkar.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.