Şükür Korkulan Olmadı!

Bu haber 21 Ekim 2014 - 0:00 'de eklendi ve 913 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

Bu sene en büyük orman yangını Milas/Ören’de çıktı. Tıpkı önceki gün Marmaris’te olduğu gibi yangın bir gece (20 saat) sürmüş ve bilanço “600 hektar alan yok oldu” diye açıklanmıştı. Üzüldük tabi. Herkes üzüldü…

Ören yangının da neredeyse Ören yanacaktı.

Tesadüfe bakın önceki gün Marmaris yangınında da neredeyse Marmaris yanacaktı.

Çok şükür korkulan olmadı.

Üstelik yanan alan miktarı 44 hektarda kaldı.

Önceki gece boyunca kahrolurken, dün sabah sevindik.  Hem de çok sevindik. Çünkü dün gerçeği öğreninceye kadar ajanslar 700 hektar kayıptan söz ediliyorlardı…

xx        xx        xx

Milas’ta Ağustos ayının son günlerinde meydana gelen Ören yangınının ardından 29 Ağustos’ta “Ormanlar Kimin Elinde?” başlıklı bir yazı kaleme alıp, AK Parti Hükümeti için en önemli sorunlardan biri olarak gösterilen “Paralel Yapılanma” operasyonlarının Muğla Orman Teşkilatı’na yansımasının ne durumda olduğunu sorgulamaya çalışmıştım.

Çünkü kişisel hesaplaşmalarla, insanlar “paralel” olmakla suçlanıp, yerinden yurdundan edilebiliyor… Arada işinde başarılı olanlar yanabiliyor,

Ankara’ya alınan önceki Orman Bölge Müdürü Ali Yıldırım onlardan biri miydi?

Bildiğimiz Sayın Yıldırım’ın yangın sezonunun başında görevden alınmış olmasıydı…  Bir de Muğla’dan yangın deneyimi olan insanlar başka yerlere tayin edilirken, Karadeniz’den yangın deneyimi olmayan insanların Muğla’ya verildiği duyumları almış olmamızdı…

Hal böyle olunca o zaman “Ormanlar Kimin Elinde?” diye sormuştuk.

xx        xx        xx

Bütün endişemiz Muğla ormanlarının “politika kurbanı olma” olasılığıydı…

Endişemizi ortaya koyduğumuz o yazımda şu ifadede bulunmuştum:

Sakın yanlış anlaşılmasın. Niyetim yeni Bölge Müdürümüz Mustafa Kara’yı yargılamak, çarmıha germek değil… Kendisini tanımıyoruz bile.

İbrahim Aydın Muğla’da hesap veren ilk bölge müdürü değil, ilk ‘müdür’ idi. Yangın sezonu bitince bir değerlendirme toplantısı yapar ve yılsonunda da hesap verirdi. Uygulamayı elinden geldiğince Ali Yıldırım’da sürdürmüştü. Belki Mustafa Kara da bu geleneği sürdürür. Yangın sezonu sonunda kendisini daha yakından tanırız… Milas yangını sezonun ilk büyük orman yangını oldu. Umarız ikinci büyük olmaz…

Yazımın çıktığı gün yeni Orman Bölge Müdürümüz Mustafa Kara telefonla arayıp, Muğla’da ormanların emin ellerde olduğunu söylemişti.

xx        xx        xx

Muğla’da ormanların gerçekten emin ellerde olduğunu önceki gün yüreğimizi ağzımıza getiren Marmaris yangınında gördük.

Bu arada kendisiyle hala yüz yüze görüşüp, tanışmış değiliz. Eşeklik bizde. Gidip bir hoş geldiniz diyemedik. Tıp Fakültesi Dekanımıza, Araştırma Uygulama Hastanemizin başhekimine ve de Valimize karşı mahcubiyetimizi giderebilmiş değiliz…

Ormanlar Kimin Elinde?” başlıklı yazımın çıktığı gün arayan Bölge Müdürü Kara, Ağustos ayı itibariyle çıkan yangın sayısını ve yanan alan miktarlarını da vermişti. Rakamlar Muğla’nın gelmiş geçmiş en başarılı birkaç bölge müdüründen biri olan İzmir Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın döneminde elde edilen başarının bir adım ötesine geçildiğini söylüyordu.

xx        xx        xx

Orman Bölge Müdürü Mustafa Kara’nın o zaman verdiği rakamları unuttum.

Zaten Sayın Kara da o zaman o verileri haber yapmamı istememişti. “Ben sizi haber yapmanız için aramadım. Bilgilendirmek, tanışmak için aradım. Ayrıca sezonun bitmesine daha var. Bu gün başarılıyız deriz, yarın olmadık bir yangın çıkar mahcup oluruz.” demişti.

Bu sözler bana iki meslektaşımızı anımsatmıştı. O meslektaşlarım ne zaman orman yangınları ile ilgili bir “olumlu haber” yapsalar ertesi gün orman yangını çıkardı.

Bu yüzden verileri haberleştirmemiştim…

xx        xx        xx

Orman yangınlarında “büyük” sözcüğü göreceli bir durum…

Sezonun ilk büyük orman yangını olan Ören yangını gece boyu sürüp 600 hektar orman alanının kül olmasına neden olurken,  önceki gün yaşadığımız sezonun ikinci büyük orman yangınında 44 hektar orman alanı kül oldu!

Elbette Marmaris yangını da bir gece boyu sürdü, ama ajansların geçtiği gibi 700 hektar kayba sebep olmadı… Bu bir başarı… Hatta mucize gibi bir şey…

Önceki gün ve gece Rüzgar oldukça şiddetli ve yangın Beldibi’nde yerleşim birimlerinin neredeyse dibinde idi…

Eğer yangın Beldibi’nden Armutalan’a sıçrayıp, Marmaris’i kucaklasaydı belki bu gün Marmaris yanıyor olabilirdi!

Düşüncesi bile insanı kötü ediyor, ürpertiyor…

xx        xx        xx

Dün bu yazımı kaleme alırken Orman Bölge Müdürlüğü Basın Bürosu’ndan yangınla mücadelede son verileri aldım.

19 Ekim itibariyle bu bene Muğla Orman Bölge Müdürlüğü sınırları içinde 305 orman yangını çıkmış. Bu kadar yangında 641 hektar orman alanını yitirmişiz.

Demek ki Ören Yangını yaşanmamış olsa, 10 ayda 41 hektar orman alanı yitirmiş olacaktık.

Bu rakamlara 19 Ekim’de yaşanan yangınlar dahil değil. Geçen yıl aynı dönemin rakamlarına bakıyoruz, 10 ayda 328 yangında toplam 938 hektar alan yitirmişiz.

Gerçekten bu sene altı çizilir bir başarı var. İnşallah önümüzdeki 2 ayda bir talihsizlik yaşamayız…

xx        xx        xx

Kıyılarımızda ne zaman bir orman yangını çıksa koro halinde “Ormanları yakıyorlar. Sabotaj…” deriz.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yetkililerinin yaptıkları açıklamalara göre ise, Marmaris’te yangına ormanlık alanın kıyısında bir evde piknik tüpü patlaması neden olmuş. Patlama sonucu etrafa sıçrayan ateş parçaları yangına neden olmuş ve şiddetli fırtına ile de hızla yayılıp büyümüş. Yetkililer öyle diyorlarsa öyledir.

Peki, o piknik tüpünün patladığı ev yangında kullanılmaz hale gelmiş mi, içindeki insanlara ne olmuş? Piknik tüpünün patlamasına neden olan kişinin kimliği belirlenmiş mi? İfadesine başvurulmuş mu?

Bilen yok. Umarız açıklanır…

xx        xx        xx

Kavaklıdere’de, Göktepe’de yangın çıksa kimsenin umurunda olmaz. Basınımızda yer bulursa tek sütuna verilir… (!) Ama ne zaman kıyılarımızda küçük bir yangın olsa büyütürüz. Bu gün muhtemelen kimisi “Yeni rant alanı yaratılıyor”, kimi de “Ciğerimiz yanıyor” başlığı atmıştır. Biz “Şükür Korkulan Olmadı” başlığı atmışız.

Her sene gerçekten “ciğerimiz yansa” oksijensiz kalırdık! Her sene yanan alanlar imar talanına açılsa bu gün Çanakkale’den Antalya’ya, Adana’ya kıyılarımızda orman kalmazdı. Elbette Güvercinlik Pina Yarımadası’nda yanan orman alanına tesis dikilmesi engellenemedi. Hemen yanında yeni bir tesis yükseliyor…

Ama yine de Muğla’da yanan alanlar ertesi yıl ağaçlandırmaya alınıyor. Bu Marmaris’te de böyle olacaktır diye umuyoruz.

Orman Teşkilatına, Marmarislilere ve hepimize geçmiş olsun…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.