Suikast timi’ davasına devam edildi

Bu haber 02 Mart 2017 - 0:34 'de eklendi ve 419 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele 15 Temmuz gecesi baskın düzenlenmesine ilişkin davaya sanık askerlerin savunmasıyla devam edildi. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki oturumda ifade veren MAK timinde görevli eski Astsubay Erkan Çıkat suçlamaları kabul etmedi.

Kadir Tamer

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele 15 Temmuz gecesi baskın düzenlenmesine ilişkin davaya sanık askerlerin savunmasıyla devam edildi. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki oturumda ifade veren MAK timinde görevli eski Astsubay Erkan Çıkat suçlamaları kabul etmedi.
Göreve terör için çağrıldığını, TSK’nın darbe yaptığı ve sıkıyönetim ilan edildiğini de arkadaşlarından öğrendiğini ileri süren Çıkat, Marmaris’te yaşanan olaylarla ilgili şunları anlattı: “Çatışmadan sonra üç kişi getirildi. Birisine plastik kelepçe taktım. Getirilenlerin polis olduğunu anlamadım. Polisle çatışma sırasında yaptıklarımızın terör operasyonu olmadığını anladım. Yaptığımız terör operasyonu değildi ama ne olduğunu soracak ortam da yoktu. 10 gün kaçtık. Taner binbaşı rahatsızlanınca teslim olduk. Kaçmanın bir anlamının olmadığını anlayıp teslim olduk. Olayın ilk başında polisler bizi infaz etmek istedikleri için teslim olmayıp kaçtık. Arazide bile infaz edileceğimizi düşündük. Biz otele gittiğimiz zaman orada özel timler önlem almıştı. Bizi infaz etmek istediler. Cumhurbaşkanının kıl payı kurtulduğu açıklandı. Bizden önce oraya giden kim? Bizi oraya gönderip polisle çatışmaya girmemizi neden kim? Kimler bizi kandırdı. Bizi infaz etmeleri için polise emri veren kim? Duruşmanın özgül ağırlığının buraya verilmesi gerektiği kanaatindeyim.”
Erkan Çıkat’ın özel timlerin kendilerini infaz etmek için önceden otele gittiğini yeniden söylemesi üzerine Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, “Devlet isteseydi sizi orda ya da daha sonra öldürürdü. Devletin öyle bir amacının olduğunu sanmıyorum. Özel harekat polisi oraya önlem için geldiğini sanıyorum” diyerek cevap verdi.
Bu arada bazı sanıklar gibi Erkan Çıkat da kendilerinin 03.20’de Marmaris’e indiklerini, delil belgelerindeki otopsi raporunda şehit polis memuru Nedip Cengiz Eker’in ölüm saatinin 00.43 olarak yer aldığı iddiasını gündeme getirdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Baştoğ, hastane kayıtlarının yeniden inceleneceğini, saatin 00.43 mü, 03.43 mü yoksa farklı bir saat mi olduğunun o zaman tespit edileceğini söyledi.
Bu sırada söz alan diğer tutuklu sanıklar da, Cumhurbaşkanı’nın otele geliş ve gidiş saatini gösteren kayıtların istenmesini mahkemeden talep etti. Tutuklu sanıkların kendisine yönelik taleplerini soru sorar şekilde yöneltmeleri üzerine Mahkeme Başkanı, “Siz bana soru soramazsınız. Talepte bulunabilirsiniz. Bizde değerlendiririz. Ayrıca ben bilirkişi değilim. Ancak şunu söyleyeyim. İfadelere göre Cumhurbaşkanı’nın oraya geldiği otel çalışanlarından bile gizlenmiş, başka bir kişinin geleceği söylenmiş. Böyle bir gizlilik ortamında o görüntülerin kaydının olması da mantığa uygun değil” dedi.
MAK timinde görevli Astsubay Yakup Özcan ise şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı’nın otelden ayrıldığını güvenlik görevlileri söyledi. Bunun üzerine Şükrü Seymen ayrılmamızı emretti. Çatışmadan sonra ormanlık alana gelen jandarmaya teslim oldum. Bu bir suikast değil. Suikast içini birlik kullanılmaz. Cumhurbaşkanı’nın Başyaveri Ali Yazıcı da burada. Cumhurbaşkanı’na dirsek temas mesafesinde olan Ali Yazıcı’yı kullanmamış da bizi mi kullandı. Ali Yazıcı’nın suikast için darbe gecesini beklediğini farz edelim. Bir F-16 Akıncı’dan havalanıp 15-33 dakikada Marmaris’te olabilir. İçerisinde lazerle nokta atışı yapabilen silahtan bomba atabilir. Bu darbenin en önemli hedefi Cumhurbaşkanı’ysa, nereye gittiğini ne amaçlı gittiğini bile bilmeyen 23 tane askeri mi seçeceklerdi.”
Emirleri yerine getirdim’
Polisle askerin olayda karşı karşıya getirildiğini ileri süren Yakup Özcan, “Başından beri yanıltılarak katıldığım bu eylemde, amirlerimden aldığım emirleri yerine getirdim” dedi.
Mahkemede savunmasını yapan MAK Timinden görevli eski Astsubay Ekrem Benli de olayı yakalandıktan sonra götürüldüğü polisi karakolunda öğrendiğini ileri sürüldü. Ekrem Benli, “FETÖ üyesi değilim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Taner Berber’in terör operasyonu olduğuna dair gerekli açıklamayı yaptıktan sonra Marmaris’e gittik. Terör operasyonu olduğu için hepimiz görevi heyecanla kabul ettik. Marmaris’e indikten sonra 20-25 dakika sonra çatışma sesi geldi. Ben çatışma sonrasında oradaki polislere yönelik hakaret ve tehdit duymadım. Orada bize uyarı yapılmadan ateş edildi, arkadaşlar ise havaya ateş etti. Ben kesinlikle ateş etmedim. Helikopteri bizi almayınca ormanlık alana kaçtık. Şükrü Seymen’in emriyle telefonları kırdık. Daha sonra gruptan ayrılıp üç kişi bir barakaya gizlendik. Bir süre sonra barakanın sahibi geldi ve bizim gitmemizi yoksa polise ihbar edeceğini söyledi. İhbarda bulunmasını istedik. Bir saat sonra jandarma gelip bizi teslim aldı. Karakola götürüldük. Burada polis bize ‘üç gündür sizi bekliyoruz’ dedi. Sonra da Cumhurbaşkanı’na suikast olayını burada öğrendim. Ben neye uğradığımı şaşırdım” dedi.

Duruşma akşam saatlerine kadar devam etti.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.