SU ZAMMINA TEPKİ

Bu haber 15 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 668 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu sıra Muğla Merkez İlçe gündeminde yer eden önemli bir gelişme var.
İçme suyuna yapılan zam.
İlişkin olarak Meclis Başkan Vekili Hilmi Giresun, ardından bizatihi Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ün zammı zorunlu kılan açıklamaları.
Buna karşın zam oranı yüksek diyen halkın tepkisi.
Aslında meselenin ne olup olmadığının anlaşılması için, belediye meclisinin aldığı kararın irdelenmesi gerekir.
Belediye suya, yüksek oranda neden zam yapma gereği duydu?
Şu sıra Türkiye’yi baştan başa etkisi altına alan şiddetli yağışlar dolayısıyla yeterli suya sahip olunduğu halde.
2 sene öncesinde kendini gösteren kuraklıktan eser olmadığına göre, belediyenin zam talebinde keyfiyet var mı?
Halkın belirli bir kesimin bu şekilde düşündüğünde kuşku yok.
Yok ama Hilmi Giresun ve başkan Gürün’ün neden zam yapıldığı hususunda öne sürdükleri gerekçeleri de görmemezlikten gelmek olası değil.
Belediye olarak 2 senenin üzerinde bir süreçte suya zam yapmadık.
Buna karşın maliyette artışlar oldu.
Yanı sıra alt yapının daha iyi donanıma kavuşması için önemli miktarda harcamalarda bulunduk.
Kısaca Belediye meseleyi bu açıdan bakarak, zammın kaçınılmaz olduğunun altını çiziyor.
Vatandaş ise zam nispetinin yüksekliğinden dert yanıyor.
***
Ortaya çıkan tablo bu.
Bizler eğri oturup doğru konuşarak “çuvaldızı kendimize iğneyi başkasına batıracağız”
Bu durum karşısında hiç kimse çıkıp, direk ne belediyeyi, ne de vatandaşı suçlayabilir.
Belediye, su temininde harcanan enerji maliyetinin yüksekliği ve alt yapı hizmetleri için harcanan miktar karşısında böyle bir karar alındığını belirtirken aksi savunulamaz.
Bu ülkenin bir ferdi olarak biliyoruz ki, üretilen enerji tüketilen miktardan az olduğu için elektrik fiyatları oldukça yüksek.
Bahçeyaka Köyü civarındaki kuyulardan sağlanan su için yılda en azından 2 trilyon TL üzerinde elektrik ücreti ödenmesi az bir rakam değil.
Birde alt yapının güçlendirilmesi için önemli harcamalar yapıldığından dem vuruluyor.
Hal böyle olunca meseleye makul yaklaşmak gerekir diye düşünüyorum.
***
Vatandaş cephesinden baktığımızda, haksız oldukları söylenemez.
Elbette kullandığımız su için bir ücret ödeyeceğiz.
Ne var ki, makul bir artış olsa sesimizi çıkarmayız.
Zaten ekonomik sıkıntılardan başımızı alamadığımız süreçte % 20’ye varan zam oranı, çok yüksek.
Belediye de vatandaş ta kendi açısından haklı.
Nasrettin Hoca’nın dediği gibi her iki taraf da haklı.
***
Aslında her iki taraf haklı bile olsa, ne değişecek ki!
Zira bu fiyatlar yerinde durmayacak.
Belediye yine şartların elvermediğinden dem vurup, çareyi zam yapmakta görecek.
Halk ise yine aynı isyanı gösterecektir.
Yani aynı terane.
***
Peki bunun bir çözümü yok mu?
Hem belediyeyi hem de halkı memnun edecek bir gelişme.
Elbette çözüm var, hem de birden fazla.
Bir kere, ne zamandır gündemde olmasına karşın bir türlü hayata geçirilmesi adına adım atılmayan Köyceğiz/Sandras Dağından su temini.
Her ne kadar Muğla Belediyesi geçmişte kendilerine göre bir takım gerekçeyle sıcak bakmamıştı ama bu defa Sandras suyundan istifa etmek taraftarı.
Türkiye’nin en fazla yağış alan illerin başında gelen Muğla’da, yağmur sularının baraj veya göletlerde toplanması, en akılcı yol olacaktır.
Birde belediye başkanı Dr. Osman Gürün’ün zaman zaman gündeme getirdiği Su Bakanlığının kurulması.
Akabinde, aynı elektrik dağıtımında olduğu gibi suların bir merkezden çeşitli il, ilçe ve her türlü yerleşim merkezlerine dağıtılması.
Netice itibariyle çözüm için öne sürülen bu üç madde, her iki kesimi mutlu kılacak bir gelişme olacaktır.
Hele hele kurulacak Su Bakanlığı bünyesinde suyun bir merkezden dağıtımının sağlanması, sorunun kökten çözümünde en geçerli yöntem.
O zaman şimdi olduğu gibi ne yerel yönetimler, ne de vatandaş gelişmelerden şikayetçi olur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.