Su İsrafından Kaçalım!

Bu haber 18 Temmuz 2017 - 0:18 'de eklendi ve 1.258 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

MUSKİ’den cep telefonlarımıza artık mesaj gelmez oldu.

Bunun iyiye işaret olması, su kesintisi kabusunun sona ermiş olduğu anlamına gelmesi gerekmez mi?

Evet, Muğla’da yaşadığımızı unutmamalıyız…

MUSKİ’den cep telefonlarımıza en son 07.07.2017 tarihinde, yani geçen hafta değil, bir önceki hafta Cuma günü mesaj geldi. Şöyle deniliyordu:

Menteşe ilçemizin Sekibaşı Caddesi üzerindeki isale hattı arızası nedeniyle saat 00.00 ile 05.00 arasında Karamehmet, Muslihittin, Kiramettin ve Emirbeyazıt Mahallelerinin bir kısmına su verilemeyecektir.

Ne yalan söyleyeyim, “Bizim mahallede kesinti yok” diye sevindim!

Sevinmemeliymişim. Daha saat 00.00 bile olmadan bizim suda gitti…

xx           xx           xx

MUSKİ’nin 185 ve 4444801, 4442525 gibi telefonlarını aradım. Akşam saatleriydi… Telefonları Başkan Gürün açtı desem gülersiniz.

Kayda alınmış sesi ile sizi Başkan Gürün selamlıyor. “Muğla büyükşehir belediyemize hoş geldiniz. Ben doktor Osman Gürün.” diyerek karşılıyor. “Osman bey bizim sular…” diye derdini anlatmaya kalkanlar oluyor mudur bilmem…

Başkan Gürün’ün ardından Özel Kalemi Dilek Gözcü de banttan “Yapacağınız görüşmeler güvenliğiniz için kayıt altına alınmaktadır” diye sesleniyor.

Telefonda Dilek Gözcü’nün ardından ses veren olmadı. Açan yok…

Devreye gerilim filmi müziği gibi bir müzik giriyor… Zaten sinir kat sayımız artmış ve gerilim içindeyiz… Belki de o yüzden müzik beynimizi tırmalıyor…

O besteyi tercih edeni çok merak ediyorum. Acaba hayatında hiç mi Harmandalı, Feraye, Ormancı, Çökertme dinlemedi?…

xx           xx           xx

MUSKİ’ye ulaşamayınca Büyükşehir Belediyesi’nin telefonlarına sarıldım.

2141845’i çevirdim, telefona yine Osman Gürün ve Dilek Gözcü çıktı. Ardından yine gerilim müziği…

2141846’yı çevirdim, yine aynı… Her yerden çıkıyorlar… Büyükşehir Belediyesi’nin santralında akşam saatlerinde muhatap bulamadığınızı düşünebiliyor musunuz?

Bu defa 2141847’yi çevirdim. Unutmuşum, aradığım bu numarada itfaiye santralıymış. Telefondaki kibar biriydi. Özür diledim.

Bir hışım yine 2141845’i aradım. Ben çatacak yer arıyorum. Telefonda yine Başkan GürünHoş geldiniz” diyor. Neredeyse… Yok hayır, ağzımı bozmadım… Dilek Gözcü sözlerinizin kayıt altına alındığını söylüyor. Patlamak üzeresiniz, telefonu bir kadın görevli açıyor.

Mahallemdeki kesintinin “arızadan” kaynaklandığını belirtiyor. MUSKİ ile de ilgisi olmayan kadına görevliye ne dersiniz ki? Patlayamıyorsunuz!

Söyleyin o MUSKİ Genel Müdürü’ne, istifa etsin…” demekle yetiniyorum…

xx           xx           xx

Bu yaşadığımı son günlerde beni telefonla arayanlardan dinliyorum.

Çünkü benim yaşadıklarımı yaşayanlar, yaşadıklarından sonra ya beni veya bir başka meslektaşımı arıyorlar. Benim anlattığımı anlatıp, sonra su kesintilerinden yakınıyorlar…

Yalıkavak’tan arıyorlar.

Milas’tan arıyorlar.

Geçen Salı günü (4 Temmuz) telefonum susmadı… Benimde oturmakta olduğum Orhaniye Mahallesinden özellikle esnaftan çok sayıda telefon geldi. O gün öğleden sonrada “habersiz” su kesilmişti.

Adam telefonda “Neden yazmıyorsunuz” diye çıkışıyor.

Artık psikolog olduk. Öfkeyle arayan vatandaşı telefonda teskin etmeye çalışıyoruz. Bazen başaramıyoruz. O zaman vatandaş basıyor kalayı…

Tabi bizim evde telefon görüşmeleri kayıt altına alınmıyor.

Kayıt altına alınsa ne olacak? Öfkeli vatandaşı şikayet mi edeceğiz!

xx           xx           xx

Geçen hafta Salı günü öğleden sonra yine haber verilmeden sular kesilince telefonla Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler de görevli gazetecilikten tanıdığım Ali Ceylan’ı aradım.

Ceylan’a “Len oğlum artık suları haber vermeden mi kesiyorsunuz?” diye sordum.

Hazır belediyeden dinleyecek birini bulmuşken, kaç gündür içimde birikenleri bir güzel Ona boşalttım. Sağ olsun kendisi iyi dinleyici… “Abi kesintinin nedenini, suyun ne zaman geleceğini öğreneyim, sana geri döneyim.” dedi.

Ali Ceylan geri dönmedi, ama durumu MUSKİ Basın Danışmanı Cem Durna’ya iletmiş, Durna aradı.

Orhaniye Mahallesi’nde “fizyolojik yer analizi” yapılıyormuş. Bu çalışmada borularda su olmaması gerekiyormuş. O nedenle Orhaniye Mahallesi’nde su kesilmiş.

Cem Durna’nın dediğini tam anladığım söylenemez. Cem’in de dediğini anladığını sanmıyorum. Tek anlaşılan “Abi yarım saate kadar su gelecek” sözü oldu.

Su yarım saate kadar geldi de… Geçen hafta bizim mahallede Perşembe gecesi habersiz yine kesildi… Cuma akşamı da Menteşe Mahallesi’nde kesilmiş. Artık MUSKİ kafasına göre takılıyor! Bir daha ne zaman kesilir belli değil…

xx           xx           xx

Tabi mızrak çuvala sığmıyor…

MUSKİ yöneticileri hala itiraf edemiyor olsalar da biz kendi kendimize itiraf edelim;

Bahçeyaka Kuyularında yeterli su yok

Daha yazın ortasındayız.

Önümüzde daha pek çok gün ve saat susuz günlerimiz, gecelerimiz olacak.

Yağmur duasına çıkalım dense çözüm olmaz. Olsa Arap Yarımadası’nda çöl kalmazdı…

Acaba yetkililerimizin su kesintisini “arızaya” bağlamaktan vazgeçme zamanı hala gelmedi mi?

Dosdoğru çıkıp “Kuyularda yeterli su yok. Kesinti yapmak zorundayız” diye açıklama yapıp, şehri guruplara ayırıp, gurupları sıraya koyarak, belli bir programla her gün bir gurup ta kesinti yapılsa daha insani ve uygarca olmaz mı?

Elbette daha uygarcası çeşmelerden 24 saat kesintisiz, içilebilir su akıtılması…

xx           xx           xx

Bu konuda çok yazdık çizdik. Ancak bugün artık “Biz yazmıştık”, “Biz demiştik” demenin bir anlamı olur mu bilemiyorum, ama faydası olmaz.

Geldiğimiz noktada kuyularda su yeterli değil. Belki bir gün hiç olmayacak. Kuyu suyunun hiçbir koşulda garantisi olmaz. Üstelik kuyu suyu kaçar da…

Öyle ya da böyle bu sorun gelecek yaz da yaşanacaktır. Önümüzdeki kış yaşamayacağımızın garantisi yok.

O zaman MUSKİ’nin şu günlerde çözüm, önlem ve alternatif arayışı içinde olması lazım. Herkes merak ediyor. Vatandaşlar bize soruyorlar;

MUSKİ’nin su sorunu ile ilgili geçici ve kalıcı; kısa ve uzun vadeli çözümü var mı?

MUSKİ’nin bu konuda (A) planı neydi, (B) planı ne, (C) planı ne olacak?

xx           xx           xx

Duyumlarımıza göre Kafaca’da su aranacakmış veya aranıyormuş.

Bahçeyaka’da olmayan su Kafaca’da olur mu? Varsa da Bahçeyaka da olduğu kadardır.

Şu kuyu işinden vazgeçin artık.

Bir de “baraj” söylentisi var. Bayır taraflarında baraj planlanıyormuş. Akarsu varsa olur tabi. Neden olmasın? İyi de oralarda akarsu kaldı mı?

Muğla elbette Sandras suyundan vazgeçmemeli. O gelse de, alternatiflerimiz olmalı. Göktepe bölgesinde bir yerde toplanabilecek akarsu çok…

Umutsuz bir durum yok. Ancak MUSKİ Genel Müdürü artık Muğlalılara bir şey söylemeli. Gevelemeden. Net, akla uygun ve umut verici… Bir de bugüne dair, sevindirici olmalı…

Bize de görev düşüyor.

Su israfından kaçınalım.

Özellikle akaryakıt istasyonlarında motorlu araçlar yıkanırken sular boşa akıtılmamalı…

Esnafımız da duyarlı olmalı. Ne o öyle, dükkanın önüne kedi, köpek için bir tas su koymazsınız, ama elinizde hortum, sabah akşam kaldırım suluyorsunuz!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 18 Temmuz 2017 / 10:39

Gocuman; kanayan yaraya ait oldukça seviyeli yazınızı okudum. Bu yazıyı Muğlada yaşayan 870.000 kişinin okuması lazım. En eski Belediyeler Kanunu 1580 Sayılıdır.Eskiler bu Kanuna 80 Sayılı Kanun da derler. Bu kanunda Belediyelerin asıl üç işi vardır. üç görevi vardır. 1)Halkının içeceği suyun temini ve tedariki.2) Halkının yiyeceği ekmek temini ve tedariki.3) Halkının kullanacağı Yolculuk Ulaşım Hakkının temini.Bu üç görev hem görev hem sorumluluk ve yükümlülüktür. İçme Suyu konusu kanayan bir yaradır. Otuz senedir çözülemedi. Çözemeyenler iş başında kalmaya devam ediyor. Dilim varmıyor amma, Bu yerel olan seçilmiş idareciler zor la mı? geldi koltuklara oturdu yada oturtuldu. Halk Seçmedi mi!?…. Demekki halk hayatından gidişattan memnun.memnun olmasa seçerme bi daha bi daha bi daha bi daha .sevgi ve saygı

Biray 18 Temmuz 2017 / 19:20

Sayın Özgür öncelikle su kesintileri konusuna değindiğiniz için teşekkürler. Durum bundan güzel izah edilemezdi. Artık ne mesaj ne haber verme var, direkt kesiliyor sular. TOKİ konutlarında neredeyse hergün kesiliyor akşam oldu mu. Kafaca’da su aranması olayına değinmek istiyorum. Kafaca’nın son belediye başkanı ve şuan Menteşe belediye başka yardımcısı Murat Gökalp’in facebook sayfasından öğrendiğimize göre bu bölgede kuyular kazılmış ve Menteşe ilçe su bağlantısı yapılmış. Ancak başkan yardımcısı Murat Gökalp’in sosyal medyada paylaşımı şu şekilde olmuş: “Acil imalatı yapılıp devreye alınan Kafaca Kısık kuyuları bu gün itibariyle Muğla merkezde su kesintilerine son verecektir” demiş. Benim sevgili Murat başkanın sözünden anladığım sizinde vurgulamaya çalıştığınız gibi su kesintilerinin arıza vs ile ilgisinin olmadığı ve su kuyularının yetersiz kaldığıdır. Nitekim aslında başkan da bir nevi MUSKİ genel müdürünün yapamadığı itirafı yapmıştır. Bu noktada söylemek istediğim bir husus daha var acaba Kafaca bölgesinde bu kuyular kazılırken, Kafaca halkının da onayı alınmış mıdır? Zira bu bölgedeki yer altı suları da gün gelecek bitecektir ve bu bölge halkı için bu kez olumsuzluklar baş gösterecektir. Aynı durum diğer bölge kuyuları içinde geçerli tabi. Ama bu kuyular yeni olduğu için soruyorum Kafacalının onayı alınmış mıdır? Aslına bakarsanız bu kuyularda çözüm değildir artık, Muğla’nın suyu yetersizdir bunu bir kaç yıldır görüyoruz, yetkililerde görüyor. Bu duruma kalıcı bir çözüm bulunmalı artık. Bu baraj olur, yada Sandras suyu olur vs vs… Sözü çok uzattım, saygılar…