Şu Enişte Meselesi

Bu haber 31 Mayıs 2017 - 0:35 'de eklendi ve 1.232 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Geçen hafta cumartesi günü (27.05.2017) kaleme aldığım “Fethiye AK Partili Olur Mu?” başlıklı yazım oldukça ilgi gördü. Üç günde tıklanma sayısı 600’ü geçti.

AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin Fethiye İlçe Danışma Kurulu’nda “Fethiye’de eniştelere adaylık kapısını kapatan” konuşmasını bu köşede irdeleyen o yazımla ilgili olumlu olumsuz tepkiler geldi.

Yazımda geçen “Benim bildiğim kadarıyla Fethiye’de kendisinin ‘Fethiye eniştesi’ olduğunu söyleyip AK Parti’den belediye başkanı adayı olanı görmedim.” ifademle ilgili sorular gelirken, “Enişte sözünü çok mu karmaşık söylemişim?” diyen AK Parti İl Başkanı Mete’den açıklama geldi. “Muğla doğumlu olmayan siyasilere haksızlık etmek niyetinde olmadım” dedi…

xx           xx           xx

Fethiye eniştesi olduğunu söyleyip AK Parti’den belediye başkanı adayı olanı görmedim.” ifademle ilgili sorulardan biri “Emekli Orman Genel Müdürü Mustafa Kurtulmuşlu Fethiye’nin eniştesi değil mi?” şeklinde oldu.

Son yerel seçimde AK Parti’den Büyükşehir Belediye Başkanı aday adayları şu isimlerdi:

Emekli Orman Genel Müdürü Mustafa Kurtulmuşlu. Ankara Atatürk Orman Çiftliği Müdürü Ömer Bülent Arslan. Muğla Vali Yardımcısı Mestan Yayman.

O zaman hiçbiri olamamış, yüksek siyaset Büyükşehir AdaylığınıFethiyeli” rektörümüz Prof. Dr. Mansur Harmandar’a tevdi etmişti.

Emekli Orman Genel Müdürü Mustafa Kurtulmuşlu ise Karadeniz kökenli bir Fethiye eniştesi veya damadı idi… Ama Fethiye’de aday olmamıştı…

xx           xx           xx

Aslına bakılırsa meseleye “Muğlalılık” penceresinden bakarsak Ömer Bülent Arslan ve Mestan Yayman Muğlalı değildi. Galiba Arslan’da Karadenizliydi.

Mestan Yayman Körtekeli idi. Büyükşehir’e aday gösterilmeyince “Menteşe’de çok Körtekeli var” deyip Menteşe adayı oldu. Sanıyorum bu adaylıkta da Milletvekili Nihat Öztürk etkili olmuştu.

Körteke, Aydın Bozdoğan’ın bir köyüdür. Mestan Yayman iddiasını ortaya koyarken, Muğla’da Aydın, Çine, Körteke nüfusunun oldukça çok olduğuna dikkat çekerdi.

Elbette göç alan büyükşehirler de gelenler var olanları temsil eder hale gelirler; İstanbul’da Karadenizlilerin, Sivaslıların siyasete etkisini bilmeyen de yoktur. Ancak Muğla’nın da İstanbul çapında bir büyükşehir olmadığı aşikardır…

Karadenizlilerin Muğla merakını anlamıyorum.

Hemşehrimiz Zihni Derin Karadeniz’e çayı getiren insandır. Rize’de heykeli vardır.

Karadeniz’de Muğlalılardan çok tanınır, sevilir, sayılır. Muğla ilgisi bu yüzden midir bilmiyorum…

xx           xx           xx

Geçen hafta sonunda yazımda “enişte meselesine” yer verdiğim bölümde, “Gelelim bugünkü konumuza.

Fethiye gazetelerinden bir haber… Haberin başlığı ‘Fethiye’de eniştelere adaylık kapısı kapandı’ şeklinde. Aynı haberden başka bir başlık:

‘İl Başkanı Kadem Mete: Fethiye Belediyesi’ni Tabela Partisi’nden alacağız.’

Tabela partisi dedikleri Demokrat Parti (DP)…” diye başlayıp, yazıma şöyle nokta koydum:

Benim anlayamadığım, AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin (gerçi açık da değildi ama) Fethiye’de eniştelere adaylık kapısını kapatmış olması… Hem şimdi “Bu kapı öteki ilçelerde, ilde açık mı?” diye sormazlar mı?AK Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete Muğlalı mı?AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk Muğlalı mı?Muğla’nın, Marmaris’in eniştesi de değiller! AK Parti İl Başkanı Kadem Mete o Fethiye konuşmasını neden yaptı, hala anlayamıyorum…

Bolluk, bereket, sabır sevgi ayı Ramazan’ımızı kutluyorum. Rabbim oruçlarınızı kabul etsin.

xx           xx           xx

Neyse, yazımın bu köşede çıktığı gün İl Başkanı Kadem Mete’nin yaptığı açıklama şöyle oldu;

Enişte sözünü çok mu karmaşık söylemişim? 

Seçim zamanı birden ortaya çıkan teşkilatın ve Muğla’nın tanımadığı seçimlik kişilerden bahsettim. Teşkilatın en çok rahatsız olduğu aday grubudur bunlar. Tarlada izi olmadan harmanda yüz bulmaya çalışırlar. Kendi tanınmamışlıklarını izah ederken de ‘Ben Muğla’nın eniştesiyim. Çocukken burada bulunmuşuz, eskiden burada görev yapmıştım’ diyerek kapatmaya çalışırlar. Ben teşkilatların adaylarını kendilerinin belirlemelerini ve onlara sahip çıkmalarını istedim. Geçmiş yerel seçim sonuçlarına baktığınızda teşkilatların oluru alınmadan aday yapılan yerel seçim adayları partinin aldığı oyların altında bir oy almışlardır. Ben bunu kastettim. Yoksa birilerinin yaptığı mikro milliyetçilik değirmenine su taşıma derdinde değilim. Çünkü o zaman başta kendim olmak üzere Muğla doğumlu olmayan siyasilere haksızlık etmiş olurum. Saygı ve sevgiler.”

xx           xx           xx

AK Parti İl Başkanı Kadem Mete yakınmasında haksız değil. Beni biraz da o konuşmayı haber yapan gazetelerin haber başlıkları yanılttı. Mete’nin “enişte tepkisi” bütün Muğla içinmiş.

Ayrıca Mete’nin açıklamasında yer alan “Ben teşkilatların adaylarını kendilerinin belirlemelerini ve onlara sahip çıkmalarını istedim.” ifade de çok önemli.

AK Parti İl Başkanı Mete geçenlerde “delegelerle” ilgili de bir çıkışta bulunmuştu. AK Parti delegelerinin eş dost ilişkisi ile seçilmeyeceklerini söylemişti.

AK Parti’de delegelerin “müdahalesiz” seçileceklerini varsayalım. Adayların o delegeler tarafından seçilmesi mümkün mü?

AK Parti tabanı ve bütün Muğla bunu istiyor ama zor… Yusuf Kayacık’ın “Adaylar yerli ve milli” olmalı diye yaptığı paylaşımlarla anlatmak istediği de acaba bu mu?

xx           xx           xx

Aslına bakarsanız Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’da adayların delegeler tarafından belirlenmesi dışında farklı düşünmüyor.

Tabi Cumhurbaşkanı Erdoğan her seçim noktasında delegelere, hatta üyelere başvurulması ile ilgili yeni bir şey söylemiş değil. Ama bakarsınız “Partiler ve Seçim Kanunları” değişir ve yeni, demokratik açılımlar gelir. Belli mi olur, belki “tercihli sisteme” geçilir…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 3 Mayıs’ta basına yansıyan sözlerinin adayların nasıl belirleneceği ile ilgisi yok, ama İl Başkanı Kadem Mete’nin söylemi ile örtüşüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Mayıs’ta Rusya’ya giderken, İstişareler neticesinde ülkenin genel profilini değerlendirme suretiyle, yani belli bir bölgenin temsil edildiği değil, 81 vilayetin adeta temsilini gördüğü bir yapının oluşması benim her zaman şiarım olmuştur.” diyordu.

xx           xx           xx

Rusya’ya hareketinden önce Havalimanında soruları cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstişareler neticesinde ülkenin genel profilini değerlendirme suretiyle, yani belli bir bölgenin temsil edildiği değil, 81 vilayetin adeta temsilini gördüğü bir yapının oluşması benim her zaman şiarım olmuştur.” diyerek, www.istanbultakipte.com a göre, partideki bölgesel yapılanmayla ilgili son noktayı koydu.

3 Mayıs tarihli www.istanbultakipte.com a göre bölgeselden kasıt özellikle Rize ve Trabzonluların AK Parti’de fazlasıyla öne çıkmaları diğer bölgeleri temsil edenleri oldukça rahatsız ediyor.

Aslen Rizeli olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle son yıllarda adını kullanarak vizyonu yetersiz olmasına rağmen, parti içindeki etkili üst düzey hemşehrilerini araya koyarak bir yerlere gelenlerle ilgili rahatsız olan partililerin bu yönde yaptıkları şikayetlerin her geçen gün büyüdüğü ve tüm bu olumsuz gelişmelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a rapor edildiği iddia ediliyor.

Havaalanında bir gazetecinin bu yönde sorduğu soruya cevap veren Erdoğan, verdiği net bir cevapla bölgesel siyasete izin vermeyeceğinin altını çizdi. Bu konuda örnek vermek gerekirse; 2015 Genel Seçimlerinde İstanbul’dan TBMM’ne giden 46 milletvekilinin 6’sı Rize, 6’sı Trabzon’dan, yani İstanbul milletvekillerinin yüzde 30’u bu iki ilden… Bu iki ilin İstanbul’daki oranı ise yüzde 5

İstanbul’da o iki ilin iki katı nüfusu olan Sivaslının ise 2 milletvekili var! Rize-Trabzon mantığıyla; Sivaslı 26 milletvekili olması lazımdı…

Bakalım bu ve benzeri hatalar AK Parti Genel Başkanlığı’ndan dönüp, TBMM’de 81 ilin temsili sağlanacak mı…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Arda Gül 31 Mayıs 2017 / 11:30

Hocam yazılarımızı gergin okuyorum Fethiye ile ilgili 2 yazınızda 2 şer kere okudum ama lafı ortada dündürüyorsunuz biraz daha açık olun. Sizce AKP Fethiye’yi alır mı alamaz mı? Almamazsa Nasıl niçin alamaz? AKP Büyükşehir’i alır mı alamaz mı ? Alamaz ise neden niçin alamaz? Alır ise Nasıl alır? Mutso başkanının etkisiyle ne olur Büyükşehir’de.