SÖZDE SEVİYE BELİRLEME SINAVLARI

Bu haber 04 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 611 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Orta
Öğretim Kurumlarında 2 senedir uygulanmakta olan sınavlar için tek söylenebilecek
söz “sözde! seviye belirleme sınavları” olduğudur.

Şu
aşamada öğrenciden velilere, konunun uzmanı eğitimcilerden sade vatandaşa
kadar, aynı sınavlarla ilgili çarpıcı eleştiriler varsa, başka türlü yorumlamak
mümkün değil.

Dolayısıyla,
en azından çağdaş eğitimin koşullarıyla bağdaşan bir sistem olsaydı, bu denli
tepki çeken bir sınav yöntemi olmazdı.

Çocukları
adeta yarış atına çeviren bir yöntem olması, ülkenin en önemli sorunlarından
biri olarak gündeme oturuverdi.

Eğer bugün, normal
koşullarda tartışılmaktan öte çoğu Ulusal TV kanallarda aynı konu, uzun uzadıya
masaya yatırılıyorsa, belli ki bunda bir yanlışlık var.

Zaten,
önümüzdeki eğitim ve öğretim döneminden itibaren sınav sayısının bugün olduğu
gibi çok aşamalı değil kademeli olarak tek sınava indirilecek olması, ortada
bariz bir hata olduğunu gösteriyor.

İlişkin olarak Milli
Eğitim Bakanlığı bakıp gördü, eleştirilerde haklılık payı var.

Daha fazla diretmenin
anlamı yok diyerek, dönüş yapılacağını açıkladı.

***

Aslında önceki Milli
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından uygulamaya konulan Seviye Belirleme
Sınavı (SBS), iyi niyet taşıyan bir yöntemdi.

Önceden olduğu gibi
sınava giren öğrenciler, kendilerine verilen 2 saate yakın süre içerisinde, her
dersten soruları cevaplama yerine, farklı ders gruplarından oluşan dersler için
ayrı ayrı sınava girmenin daha uygun olacağı düşünüldü.

Ancak…

Gözden
kaçırılan temel bir nokta vardı.

Her sınav öğrencilerde
stres yaratır.

Hele birde siz, SBS adı
atında çok sayıda ders gruplarını içeren sınav sistemini yürürlüğe koyarsanız,
öğrencinin ruh hali üzerinde olumsuz etki yaratırsınız.

Reşit
olmuş kişiler dahi her hangi bir sınav için heyecanlanırken, henüz yaşamın
baharında öğrencilerin aynı cendere içerisine sokulmasını normal karşılamak
olası değildir.

Bu
nedenle tekrar altını çizmek istiyorum.

Öğrencilerin çok sayıda
sınav yerine tek bir sınava tabi tutulacak olmaları, yerinde bir uygulama
olacaktır.

***

Yine
de şu sorulabilir.

Eğitim ve öğretim
sistemini belirli bir kurala bağlamış demokratik ülkelerde uygulanan yöntemler
nasıl?

O ülkelerde de bizde
olduğu gibi farklı sınav sistemi var mı?

Elbette,
sadece demokrasiyi özümsemiş, eğitim sistemini belirli kurallara bağlamış
ülkeler değil, hangi devlet olursa olsun, öğrenciler adına sınav yapmaktadır.

Ne
var ki bizde olduğu gibi çok sayıda değil.

Sonra o ülkelerde asıl
olan, bir öğrencinin tercih ettiği her hangi bir branş adına yeterli bilgi ve
donanıma sahip olup olmadığıdır.

Bir
öğrenci, tercih ettiği branş için teşekkül ettirilen komisyon tarafından
yeterli görülürse, işi kotardı demektir.

Asıl
olan bir konu hakkında yeterli bilgi sahibi olmak ise..

***

Cevap
arayan bir başka soru.

Bu tür sınavlar,
öğrenciler üzerinde nasıl bir etki yaratır?

İşte
mutlak üzerinde durulması gereken temel ayrıntı budur.

Her sınavın insanlar
üzerinde belirgin bir etki yarattığı bilimsel verilerle ortaya çıkarıldığına
göre, çok sayıda sınavdan kaçınmak durumundayız.

Aksi halde, farklı
sınavlar çocuklarımızın psikolojisi üzerinde telafisi zor durumlar yaratabilir.

Kısaca, onların çocukluğunu
yaşamasına fırsat vermez, dolayısıyla o sınavdan bu sınava koşturur isek,
telaffuz etmek istemiyorum ama bir nesli kaybedebiliriz.

İtiraz
edilse, birileri şiddetle karşı çıksa dahi, bugün yürürlükteki sözüm ona SBS
devam ettirilirse, korkarım bugünkü nesil, zaman içerisinde çok güç durumlarla
karşılaşabilir.

Bu
yüzden tekrar tekrar vurgulamak istiyorum.

Milli Eğitim Bakanlığı,
tez elden çok sınavlı SBS’dan vazgeçmek zorundadır.

Aksi
halde sınavlar,  Sözde Seviye Belirleme
Sınavları! olmaktan öte geçemeyecektir.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.