Söz, Mahalle Meclisinde

Bu haber 19 Şubat 2019 - 1:29 'de eklendi ve 1.316 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Zorba

 

 “Mekân insana tesir ettiği gibi, insan da mekâna tesir eder. Bizim iç ve dış dünyamızı yaşanılan yerler tayin eder.”

Mehmet Kaplan

 

Yaş aldıkça ve hayata dair hiç beklemediğin sürprizlerle karşılaşınca hep geçmişe dönüyorsun ve “Hey gidi günler hey! Ne de güzel günlermiş o günler.” diyorsun. Özlem ve hasret birbirini sarmalıyor geçmiş, gözünde bir daha ulaşılamayacak bir nostaljik filmin siyah-beyaz karelerine dönüşüyor. Bazen en unutulmaz anlarında film şeritleri renkleniyor. Ve “O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız.” mısralarındaki ortam hayat buluyor.

Oysa bir yandan geçmişin büyüsünde  “Geçti sevdalarla ömrüm, ihtiyar oldum bugün”  derken bir yandan da   “Söyle sevda içinde türkümüzü / Aç bembeyaz bir yelken / Neden herkes güzel olmaz / Yaşamak bu kadar güzelken?” diyecek kadar bugünü yaşamanın vazgeçilmez tadını almaya devam ediyoruz. Oysa zaman, mekan ve insanlarla hayat; yolunu almaya ve kendini sana bütün tatlarıyla yaşatmaya devam ediyor. Ve söz, insana yaşadıklarıyla yaşanmışlıkları arasında bir yerde yaşanacaklara hazırlamaya devam ediyor. Söz, insana hasletlerini bir bir hatırlatıyor.

Geçmişe özlem dedik, nostalji dedik; birisi sözle düğmeye bastı. Bize bugün içinde unuttuğumuz güzellikleri hatırlattı. Sıcacık, masum, merhamet dolu, samimi duyguların yaşandığı; insanın insanla tamamlandığı anlara.. Eski mahalle hayatımıza. Şimdi malum seçim zamanı. Ortalık sözden geçilmiyor. Sözlere riayet etmiyorum, dikkate almıyorum. Bir söylenen söze, bir de sözü söyleyene bakıyorum. İkisi arasında bağlantı kuramadığımda tutarlılık, inandırıcılık yitip gidiyor. Seçimler ve siyaset maalesef ülkemizde, içimizdeki insandan bir şeyler alıp götürüyor.

Seçimden dem aldık. Demimiz Belediye Başkanlığı seçimi üzerine değil, muhtarlık seçimi üzerine. Ne de olsa en gözde mevki muhtarlık günümüzde. Çünkü mahalle, bütün elinden yitip gidenlere rağmen hala cemiyet hayatımızın en dinamik yapısını oluşturuyor. Mahallenin kelime kökünde “hall” manası saklı. Halle hallenmek, haline yormak, halini anlamak. Biraz seziş, biraz hissediş, biraz izan içeriyor mahalle. Mahalle her ne kadar yaşamının içeriğindeki o özden, hayatiyetten uzaklaşsa da güvenlikli sitelere, apartmanlara dönüşse de, içindeki insanlar hayattan çekilip dört duvarın arasındaki yalnızlığına mahkum edilse de yaşıyor, nefes alıyor.

Nefes aldığını nereden mi hissettim. Bir muhtar adayının sözlerinden. Söze nefes aldıran, mahalle kültürünü hatırlatan, kafamızda geçmişe ait siyah-beyaz film sahneleri canlandıran sözlerden. Dedik ya, söz, mahalle meclisinde..

Muhtar adayımız Serkan Eğribozlu kardeşim. Uzaktan akrabamız da olur. Çok küçük yaşlarda anne ve babasını kaybeden hem yetimliğine hem de öksüzlüğüne rağmen kardeşlerine kanat gererek hayata direnen; hayatını var edene kadar her türlü mücadelesini dişiyle tırnağıyla veren güzel bir insan. Bütün bu hasletleri ve mücadele gücünü içinde yetiştiği aile, çevre ve mahalleden alan ve de cemiyette var olan sağduyunun yaşama geçmesine vesile olan dinamikte bulan bir insan.

Serkan müthiş yerel-sözlü kültür belleği. Muğla yaşamına katkıda bulunan mahalle, aile ve insanı çepeçevre saran ayrıntıları çok net aktarıyor.Bir nevi kültür taşıyıcısı, toplum belleği. Lakaplar, şecereler ve hikayeleri bir yanda, şehrin yerel yaşamına dair sözlü kültürün efsaneleri, yemek, doğum, düğün, askere uğurlama, ölüm ve de maniler, türküler onun dilinde halisane sazında Muğla ağzının en berrak aktarımlarında demleniyor, hayat buluyor. Serkan’la bir Hamursuz ziyareti başlı başına bir yazı konusu belleğimde. Hala tadı damağımda.

Bu hasletleriyle Serkan Eğribozlu, bir muhtar adayı olarak ve de ötesinde sözü, mahalle meclisine veriyor. Cümle diller söze geliyor:

“Doğup büyüdüğüm, kişiliğime yön veren ve de bir “Muğlalı” kimliğine sahip olmama vesile olan mahallemizi içerisinde hala barındırdığı mahalle kültürüyle yaşatma , bu kültürü gelecek nesillere aktarma en büyük amacım olacaktır. Bunu da ancak mahallemizin güzide insanlarına hizmet ederek yerine getirebilirim.  Muğlalı olmak demek sadece Muğla’da doğup büyüyerek değil Muğla’da yaşayıp “Sevgi, hoşgörü, nezaket, saygı ve paylaşım” anlayışını hayatımıza aktarmakla gerçekleşecektir.”

Serkan Eğribozlu, Muslihittin Mahallesi Muhtar adayımız. Kazanır mı, kazanmaz mı; bilemem. Diğer adaylar da değerli insanlardır amenna. Seçim bir yarıştır ama; ben o yarış pistinin dışından bakıyorum. Benim nezdimde Serkanların aday olması bile güzelliktir. Ve bir televizyondaki bir yarışma programına istinaden “Serkan’ı tutuyorum.” diyorum.

Başta demiştim ya bir söze bakıyorum, bir de söyleyene. Ciddiye alıyorum. İçimde bir tazelenme,  bir umut yeşeriyor. Havaların bahara dokunduğu bu günlerde hayaller kurabiliyorum. Mahalle kültürünün yaşattığı geçmişe dair onca güzellik içimi sarıyor. Siyah-beyaz nostaljik film kareleri beni ilkokul yıllarıma götürüyor.

Evimiz Hamamönü’nde, okulum Dumlupınar İlkokulu. Okula kestirmeden Üç Erenler, Ticaret Lisesi güzergahından gitmiyorum. İnadına uzatıyorum. Sekibaşı Caddesi, Helvacı Tahsin’in dükkanını takip ederek Zeybek Sineması’nın önüne oradan okula gidiyorum. Yol üzerindeki güzergahtaki esnaf, dost, hısım, akraba güler yüzlü insanlarla selamlaşmak, halimi hatırımı sormaları, aileme selam yollamaları o canlılık, o dinamizm beni sarıp sarmalıyor. Mutluluk, ayaklarımı yerden kesiyor, var olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum.

Mahalle kültüründe söz, mahallenin çocuğu, mahallenin kızı, mahallenin delikanlısı, mahallenin yaşlıları, mahallenin bakkalı, mahallenin berberi, mahallenin muhtarı derken “Biz” olmanın, “Biz’e ait olmanın”, “Biz’de hayat bulmanın”  ayrıcalığını ve farkındalığını yaşıyoruz. Bize kattıkları mı? Merhamet, vicdan, saygı, haya, sevgi, özeleştiri, hak, adalet, özgüven, sorumluluk bilinci ve insanı insanda tamamlayan, zengin kılan nice güzellikler?

Adına günümüzde, değerlerimiz diyoruz. Değerler üzerine eğitim programları hazırlıyor, yazılar yazıyor, kitaplar basıyoruz. Değerlerimiz okundukça değil yaşandıkça hayat bulur dostlar!. Söz bu yüzden mahalle meclisinde olmalı. Çocuklar, gençler mahallede hayat bulmalı.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ömer ARSLAN 19 Şubat 2019 / 11:27

Yüreğinize, kaleminize sağlık İsmail Hocam.
Bir insan ancak bu kadar net anlatılır. Serkan EĞRİBOZLU kesinlikle Mahallemiz ve Menteşemiz için bir Sözlü Kültür Mirasıdır, kişilik olarak sevdiğim , saydığım büyügümdür, bu güzel duygu ve düşüncelerinizle Mahallemizin Serkan EĞRİBOZLU’ ya olan hislerine tercuman olduğunuz için sonsuz teşekkürlerimi sunar başarılar dilerim.