SÖZ KONUSU KENDİ ÇIKARLARI İSE…

Bu haber 08 Temmuz 2013 - 9:47 'de eklendi ve 1.101 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllardık gözlüyorduk ama bir kez daha aynı eğilim söz konusu olunca, artık söyleyecek söz bulamıyorum.
Olamazdı.
Dahası olmamalıydı.
Bir ülke, çalışanları arasında bu denli ayrım yapamazdı.
Ama bizde oluyor.
Dün ve bugün.
Belli ki değişen bir şey yok.
Yine aynı zihniyet, yine aynı ayrımcılık.
***
Bilmem neden dem vurduğum kestirildi mi?
Zira mesele hakkında biraz kafa yoranlar ne demek istediğimi anlamıştır.
Ben yine de, söz konusu ayrımcılıktan dem vurmak istiyorum.
Çeşitli siyasi partiler milletvekillerinden oluşan TBMM, her mali yılda bir düzenleme yapar.
Bu değişik alanlara ne miktarda ödenek ayrıldığı kadar, devlet kademelerinde görev üstlenen memur statüsünde olanlara verilecek zam oranıdır.
Dolayısıyla iktidar partisi bütçeyi tanzim ederken, kendine göre bir plan ve program yapar.
Yapar ama olursa ancak bu kadar olurdu.
Düşünebiliyor musunuz?
İş başındaki AK Parti Hükümeti çalışanlar adına yılın 2.dönemi için % 4 oranında zam öngörürken, TBMM çatısı altında bulunan parlamenterlere, bütçeden aslan payı veriyor.
Evet yanlış değil.
Hiçbir konuda bir araya gelemeyen, zaman zaman dozajı aşan açıklamalar ve fiili eylemlerde bulunan milletvekilleri, kendilerine verilecek zam söz konusu olunca, anında bir araya geliyorlar.
Yani kendilerine tanınacak “kıyak haklar” için tez elden uzlaşıyorlar.
***
Bakınız milletvekillerine çok sayıda ayrıcalık tanıyan kıyak yasada neler var.
-Sade vatandaş pasaport alabilmek için göbeği çatlarken milletvekilleri, ömür boyu diplomatik pasaport sahibi olacaklar.
-Siz bir trafik suçu işlediğinizde başınıza olmadık işler açılırken, milletvekillerin vasıtalarına, ne tür trafik suçu işlerse işlesin kesinlikle ceza kesilmeyecek.
-Milletvekillerin araçları seyrüsefer halinde iken itfaiye ve ambulans araçları gibi geçiş üstünlüğüne sahip olacaklar.
-Milletvekilleri protokol bağlamında ön saflarda yer alacak.
-Milletvekillerinin bakmakla yükümlü olduğu kişilerin estetik ameliyatları olmak üzere bütün sağlık giderleri devlet tarafından karşılanacak.
Siz vatandaş olarak bu tür bir hizmeti ancak rüyanızda görürsünüz.
-Bir devlet memuru, yıllarca çeşitli eğitim yuvalarında dirsek çürütür, devlet hizmeti noktasında gecesini gündüzüne kattığı halde aldığı ücret sınırlı bir rakam içermesine karşın parlamenter ücretleri, Başbakanlık Müsteşarı maaşına paralel olarak önemli miktarda artacak ve emekli maaşlarıyla birlikte 18 bin liraya ulaşacak.
Ve daha neler neler.
***
Şimdi…
Eğri oturup doğru konuşalım.
Elbette halkın iradesinin şahsında yansıdığı milletvekillerin bir ayrıcalığı olmalıdır.
Özde yasama görevi yürüttükleri düşünülürse.
Tamam da bunun ülke koşulları içerisinde makul bir oranda olması gerekir.
Siz parlamento üyesi diyerek ”ele verir talkımı, kendi yutar salkımı” gibi bir eğilim içerisine girerseniz, ki yapılan başkası değildir.
Bunun adı düpedüz ayrımcılıktır.
Ve de kesinlikle hakkaniyet ölçüleriyle bağdaşmaz.
Hepsinden öte parlamento olarak inandırıcılığınız kalmaz.
Hele son yıllarda halkın parlamentoya güveninin tartışılır bir ortamda olduğu süreçte.
***
Bu arada sanılmasın ki sade vatandaş olarak milletvekillerin aldığı ücretlerde gözümüz var.
Asla.
Ne var ki, demokrasiyle yönetilen bir ülkede asıl olan, icranın başının adil bir ücret politikası gütmesidir.
Bu eğilimde olunduğunuz sürece inandırıcılık söz konusudur.
Aksi halde, devlet vatandaşları arasında ayrımcılık yapıyor gibi bir düşünce egemen olur ki, asla Türkiye Cumhuriyetine yakışan bir davranış olamaz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.