Söz Ki Gönül Dilsiz, Ömür Habersiz

Bu haber 22 Ocak 2019 - 1:25 'de eklendi ve 864 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Zorba

 

“Bir dosttan gönüllere akan bir söz..

‘Gönül dilsiz, ömür habersiz’

Aşk ola!”

Yücel Uysal

 

Oğuz Atay’dan aklıma nakşeden bir sözdü insana dair: “Her insanın yaşadığı iki tarafı var; biri vitrinlik biri de bilmediğimiz derinlik.” Bu hayat yolculuğumuzda yolumuza çıkan insanlar söze büyük anlam ve derinlik katarlar. İnsan, insan sayesinde sözün hamurunu mayalar, yoğurur ve pişmeye hazırlar. İnsan, insanla görür, işitir, tadar, hisseder.

Rutine kaçmış hayat dokumuzda her şeyin hep aynı çizgide gideceğini zannederiz. Hayatımıza kendimizden başka kimseyi katmadığımız sürece akvaryumdaki balıklar gibi bir o köşeye bir bu köşeye gider dururuz. Akvaryumun dışını görme, bilme imkanımız yoktur. Okuduğumuz, gezdiğimiz ve de yaşadığımız anlar insanlar sayesinde söze gelir, söz sahibi olur.

İnsanlar sayesinde söz ki gönüle dilsiz olmak, ömüre de habersiz olmak düşer. Gönül niye dilsiz olsun, niye hiç şikayet etmesin. Gönül aslını bilince dilsizleşir, olgunlaşır. Oysa, benliğin girdabına düşünce alır sazı eline söyler de söyler. Ama söyledikleri söze gelmez, söylenenin anlamı olmaz. Gönül dilsiz olursa sükût eder, dinler. Dinledikçe söz mana kazanır. Ömrün habersizliğine gelince çile çekmeden, imtihanlardan geçmeden, düşmeden kalkmadan söze dair neden haberimiz olacak ki?

İnsanlar insana şavk verir, aydınlatır yolunu. İnsanlar insana rehber olur, yol gösterir. İnsanlar insana destek olur, yol verir. İnsanlar insanda hallenir, söz olur; yollarda birleşir. İşte o güzel insanlardan biri şöyle diyor:

“Evvelimiz geçmişte kalmış okunamayan mektuplar sanki.

Ahirimiz daha doğmamış çocuk.

Sanki ismi konmamış yol hikâyeleri..

Şimdi; aslolan bu!

Aldığımız nefes yaşanılan an.

Paylaştığın sevinç, hüzün, kızgınlık, acı..

Adını koyduğun ne varsa.

Yanı başında olanlar, yüreğinde yaşattıklarınla…

Aşk ola!”

Eyvallah güzel insan; aşk ola!

Söze geldi insan, canlara can kattı, şifa oldu. Bir Konya gezisinde tanıdım o güzel insanlardan birini. İlk gördüğüm an gözlerinin içi gülüyor ve buna gözlerinden içimize işleyen bir sıcaklık eşlik ediyordu. Onun gözlerinden yansıyan şavk ile adeta içimiz aydınlanıyordu. İnsan insan bakmak her insanın sahip olabileceği bir meziyet değildir. O güzel insan, insan insan bakan nadir insanlardandı.

Güzel insan Yerkesik’in Kuyucak köyünden çıkmış aldığı eğitimle asker olmuş ve her gittiği yerden nasiplenerek kendini güzelleştirmişti. İnsanın güzele yolculuğu insanla başlar. Yücel Uysal Bey’in güzelliğinde ona dokunan insanların güzelliğini de hissedebiliyordunuz. Hayat matematiğinde bütün soruların çözülebilir olduğunu doğa ve insan ahenginde yakalamış Yücel Bey. İçi kıpır kıpır. Anlattığı her şeyi yaşıyor, yaşadıklarıyla anlattıklarına yeniden hayat katıyor. Almadan vermek yaşam felsefesi. Verdikçe zenginleşen Anadolu insanı var karşımızda.

Yüzlerce penceresi var hayata dair. Sanat, felsefe, tarih, kültür, medeniyet. Okuyor, araştırıyor ve de bizar yaşıyor. Kendi sözleriyle “fark edilmeden geçip giden hayatlar üzerine” yol tutuşu. Fark edilmeden geçip giden hayatlar da gönül dilsiz, ömür habersiz. İşte burada iş söze ve o sözün sahibine düşüyor. Söz ki gönlün dilsizliğine, ömrün habersizliğine dem vurmalı, ona hayat vermeli. Yücel Bey, bunu fotoğrafçılığı ve de sözle yapıyor. Gördüğü güzellikler sözle tamamlanıyor. Güftesi yazılmış bir söze beste nasıl hayat verirse onun da fotoğraflarına söz hayat veriyor.

Söz ki gönül dilsiz, ömür habersiz. Sıra söze aşk katmada. Aşk ola demeli. Yücel Bey, yerinde duramıyor. Hayatı bütün ruhu ve bedeni ile nüfuz ediyor. Kendisi aynı zamanda aktivist. Dağcı, bisikletçi, yürüyüşçü her anlamda sporcu. Bunu insanlarla yapmaktan büyük keyif alıyor. İnsanlarla zenginleşiyor yüreği, insanlarla tamamlanıyor. Onun rehberliğinde yapılan bir Konya turunu ve gönülde bıraktığı izi hala unutamam.

Şöyle bir seyre duralım. Bakınız bir yerden yolumuza bir güzel insan çıkacak. Hayatımıza bir şeyler katmakla kalmayacak içimizde var olan fark edemediğimiz insana dair hasletleri de ortaya çıkaracak. O güzel insanlarla bizim de bir sözümüz olacak. Söze mana gelecek, güzellik katacak. O vakit ne gönül dilsiz ne de ömür habersiz olacak. Söze can gelecek. Aşk ola ki aşk ola!

“Gönülde aşk dilde dua geçmişte hoş sada gelecek için huzura vaad. 

İşte aşk , işte sevgi , işte dostluk böyle birşey olsa gerek… 

dua ve niyazla.. 

Aşk ola…”

Yücel Uysal

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.