Söz İle Ne İleri Ne De Geri

Bu haber 05 Mart 2019 - 1:23 'de eklendi ve 919 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Zorba

 “Gönlüm ne dertlidir ne de bahtiyar

Ne başkasına yâr, ne kendine yâr

Canım isteyince, ben, diyar diyar

Gölgemin peşinden yürür giderim”

Necip Fazıl Kısakürek

 

Bazı değişimler heyecan yaratıyor. Günü hatta sizi çoğunlukla işgal altında tutan zamanın sıradanlığından kurtarıyor. Bu değişimin tüm hayatı etkileyecek, büyük bir dinamizm yaratacak çapta olması gerekiyor. Bu değişim sözden yana, insandan yana.

Mesela bir öğrencimin sözleri, “Öğretmenim ben bu yarışmaya katılmalıydım. Okulumun bu yarışmada en iyi şekilde temsil edilmesi için yeteneklerimi kullanabilirim. Böylece okuluma yıllardır bana kattıkları için bir vefa borcunu ödemiş olurum.”

Bizler için öylesine söylenmiş, duymaya alıştığımız sözler değil bu sözler. Bu sözlerde bir değişimin ahengini, güzelliklerini yakalayabiliyorsunuz. Bu cümlelerde söz, ileriye doğru bakmamızı sağlıyor. Özgüvenin yanında size yansıyan güven duygusunu alabiliyorsunuz. Ne kadar da özlediğimiz, hasret çektiğimiz bir sözcük: “Güven!..”

Güven duygusu; sözü bir ileri, bir geri taşıyor. Hayatın bir ileri bir geri sallanışlarında yolunu bulmak isteyen insan çoğu zaman geride kalıyor. Kıymetli öğrencimin bu sözlerinde ileri atılıyor düşüncelerim. Değişimin temelinde kendini bilmek, kendini bulmak yatıyor. Ve beraberinde saygı ve vefa. Bir sözden hayatımıza yansıyan güzellikler. Söze ve sözün sahibine bakıyorum ve evladımızı yanaklarından öpüyorum, gözlerim yaşarıyor.

Şu cümleler sarıyor peşi sıra.. “Gerçek sevginin, beğenmenin, hoşlanmanın kişiyi esir alan değil, kişiyi özgürleştiren şeyler olduğunu unutmayalım.”  Gazetemiz köşe yazarı İdris Koç’tan alıntı. Bir söz üzerine hissettiğimiz değişim unuttuğumuz, elimizden kayıp giden güzellikleri yaşamımıza neden oluyor. Küçük bir teşekkür ve onurlanma, onurlandırma. Ve cümlelerin peşi sıra elini kolunu bağlayan tüm ağırlıklardan kurtuluyorsun, hafifliyorsun. Artık hür ufuklarda özgürce kanatlanabilirsin.

Ve bir söz başka sözlere götürüyor. İçi boşaltılmış, anlamını yitirmiş, havada öylesine dolaşıp duran sözler arasında ağırlığı olan bir söz, değişim yaratıyor. İnsanca hislerle dolup taşıyorsun. Zaman boşuna akıp gitmiyor dostum, bak zamanın ellerinden tutuyorsun. Şair Nedim’in mısralarındaki gibi an gelir söz, seni senden alır başka zamanlara, başka mekanlara taşır. Bu da yaşanası değişimlerden biridir.

“Bir söz dedi cânan ki kerâmet var içinde

Dün giceye dair bir işaret var içinde”

Evet, bir sözden yansıyanlar ve değişimler. Bir sözün bir insanda bıraktığı izler. Söz ile, bir ileri bir geri. O zaman söze ehemmiyet vermeli. Sözü dinlemeli. Sözden yola çıkarak an’a mana katmalı.

Asıl varmak istediğim nokta yine gençlerimiz. Gençlerimizi iyi dinlemeliyiz. Onlara yaptıkları yanlışlar, hatalar ekseninden bakıp eleştiriyi hep olumsuz yönünden ele almamalıyız. Ciğerparemiz evlatlarımızda “güven” duygusunu yaşatmak için onlara güvendiğimizi hissettirmeliyiz. Tamamlayıcı olmalıyız ki onların yaratacağı güzelliklerle tamamlanalım.

Dinlediğimiz her bir söz, bizi bir ileriye götürecek aslında. “Olmaz” diye kesip attığımız her bir cümle bizi geriye, bir olurunu ortaya koyup bir hatadan, bir yanlıştan çıkardığımız her bir doğru bizi ileriye taşıyacaktır.

Şimdi iyice bakın gençlerimize, onları iyice gözlemleyin, onlara kulak verin. Çoğunluğu kendi başına sağlıklı bir karar alamıyor, bırakın karar almayı; verdikleri tüm tepkiler dahi iradeleri dışında sırf topluluğa ait olma adına ya da popüler kalma adına atılmış adımlar. Bunların yanı sıra ya ebeveyn ne derse onu yapıyorlar ya da her şeye itiraz edip karşı çıkarak kendi lehlerine olan bir durumda bile olumsuz davranışlar geliştiriyorlar.

Halbuki sağlıklı bir gencin bu koruma duvarından kurtulması kendi ayakları üzerinde durabilmesi için hayattaki yerini bizzat yaşayarak bulması gerekiyor. Dedik ya sözde bir keramet var aslında. İşaret de var. Ama işaretleri okumak için sadece görmek yeterli olacak. O zaman hasret kaldığımız “güven, vefa, kararlılık” gibi sözcükler hayatımıza yeniden girecek. Söz, bizi hep geri sarıştan kurtaracak ve de ileriye doğru taşıyacak.

Yeter ki arzu edeyim, isteyeyim gölgemi takip edeyim. Söz ile diyar diyar gezip nice güzelliklerle karşılaşacağız. Söz bizi nerelere götürecek. Nice köprülerden geçirecek. Ve söz ile insanlara kavuşacağız. Dağ dağa kavuşamasa da söz üzerinden insan insan kavuşacak. İnsanca ileriye bakıp yürüyüp gidecek.

Gençlere yol verme, el verme zamanı geldi dostlar! Elimizden kayıp gitmeden gençlere el verelim ki yollarlı açık olsun.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.