Söz, Hayata Güzel Bir Dokunuştur

Bu haber 29 Ocak 2019 - 1:41 'de eklendi ve 951 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Zorba

 

“Bir şey yap. Güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör. Veya, güzel bir şey yaz. Beceremez misin? öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel olsun. Çünkü “her insan ölecek yaşta. ‘ Geç kalmayasın!’ “

Şems-i Tebrizî

 

Hep, sözden dem alıp söz üzere gidiyoruz. Hayatımızı sözler belirliyor, hayatımıza sözler dokunuyor. Söz üzere gülüyor, söz üzere ağlıyoruz. Hayatımız; başında bir imamesi bulunan tespih gibi tane tane akıyor. Tespih tanelerinin her biri söz üzere mana katıyor hayatımıza. Bazısı sabırla her bir tespih tanesini içine alarak, özümseyerek;  bazısı da hiçbir tespih tanesini bile fark etmeden kendini hep eşikte kalmaya mahkum ederek. Oysa ki tespih tanelerinin sayısı ve imame bir ömrü tamamlamıyor mu?

Sözler, insanla kaimdir. Her insan hayat yolculuğunda bir sözü tamamlasa insanlar tamamladıkları o sözler üstünde asıl manaya, asıl hakikate ulaşırlar. O hakikat insanı aydınlatır, arındırır, diriltir, kendine getirir. Sözün varlığı o hakikat üzere güzele götürür insanı. Güzellikler hasletleri beraberinde getirir. Gülümsetir yüzünü, içini huzurla doldurur, bütün darlıklarından kurtarır. Sözün hakikati tespih taneleri gibi sabırla çekildiğinde güzelliğe erişir. Elhamdülillah!

İlk yarı tatili bütün zamanı, mekanı evle sınırladı. Hava şartları bizleri içimizde bir yolculuğa çıkardı. Hafta sonuna ulaştığımız akşam, sabaha kadar yağmur yağdı. Sağanak yağışlar, fırtınalar ve de zelzeleler çepeçevre kuşattı hepimizi. Bütün bunların yanında havanın her daim kapalı olması ruha da sirayet ediyor. Hafakanlar basıyor içimizi, el mahkum şikayetlerimiz artıyor. Oysa söz, bize bakıyor. Bu zamanlar kendi içimize dönme zamanları. Kendi içimizde tamamlanma zamanları. Sözün dile gelip şükre durma zamanı.

Yağmurun rahmetinde ayrı bir güzellik var. Sular tespih taneleri gibi aheste aheste damlarken ki anla; selleri yaratacak şiddetle yağdığı an arasında söz; insana ait halleri de aktarıyor. İçimize sığdıramadığımız benliğimiz yerinde duramayıp taştığı gibi, sabırla kendi içine yönelerek hakikate de erebilir. İşte söz, bu zamanlarda insana seslenir. Kendine getirir. Söz, gökyüzüne baktırır her daim, insanın başı hep yukarılarda olmalıdır.

Her insanın sınavı kendine göredir. Kimi kolay, kimi zor. Oysa kolaylık ve zorluk derecesini belirleyen yine insandır. Kimi kolayı zor kılar, kimi zoru kolay. Burada devreye söz girer. Söze de hakikati söylemek düşer. Hakikat ilk başta insan tarafından kabul edilmese de özünde iyilikleri, güzellikleri barındırdığından her bir hakikat insanı, gerçek insana götürür. Sevgi dolu, huzur dolu, merhamet dolu insana.

Hep iyi, hep güzel tarafından bakmak zor gelmiyor mu sana, diyorlar. Zor gelmez mi? Her daim iyimser olabilir miyiz bunca yaşanan olumsuzluklar yanında. Ama benim cevabım, sözden yana, insandan yana. Ben insana inanıyorum. Önce hiçbir zaman bozulmasına razı razı gelmediğim, yanlışa düşmemesi için her türlü mücadeleyi verdiğim içimdeki insana.

İçimdeki insanı her daim çocuk yüreğinde bırakıyorum. Her daim insana inanmaya hazır. İnsana inancımı yitirmemek içinde içimde hep insan biriktiriyorum. O kadar güzel insan var ki hayatımda karşıma çıkan, hayatıma dokunan. İnsan biriktiriyorum. Söz, her daim insana düşüyor. Sözle başlıyor bütün uyanışlarım, sözle başlıyor bütün yenilenişlerim.

Hava kapalı, hava puslu, hava karanlık. Mekanın renkleri siyah ile gri tonlarında. Aradaki maviliklere kan o zaman. Her daim siyah kapatmaz ki bütün renkleri, beyaz da hakim olur zamana, mekana. Burada söz devreye girer. Sözle siyah-beyaz fotoğraflar renklenir. Zaman, mekan canlanır. Tüm boşlukları maviliklere kaplar. Beyaz umuttur, insana dair. Beyazla ak pak eder tüm hayatı. Hayat da insana dokunur. Söz dile gelir. Söz, hayata güzel bir dokunuştur.

“Bir yol başlıyor gibi, ümitli, rahat.

Tanrım! bu sabah içim senin eserin:

İyilik, teselliler, merhamet, şevkat…

İçimde bir sabahın, o kadar serin.

Bilinmez sevgililerle yıkanan göğüs.

İyilik… Ürperisi vücutta ruhun.

İyilik… Beyaz koyun, gülümseyen yüz,

Şu bahar, mavi gökler, yemyeşil sükûn.”

Ziya Osman Saba

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.