Sosyal Medya Dili

Bu haber 23 Ağustos 2017 - 0:04 'de eklendi ve 898 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

Başbakan  Binali Yıldırım, geçen hafta Yunus Emre Enstitüsünde  yaptığı konuşmada sosyal medya dilini eleştirerek “Ne yazık ki sosyal medya dili, gençlerimiz arasında geçerli bir yazı ve iletişim diline dönüşüyor. Anlamsız kısaltmalar, aralarına serpiştirilen yabancı kelimeler, bozuk cümleler giderek sıradan hale geliyor. Dilimizi kısırlaştıran, nesiller arasındaki iletişimi yok eden, Türkçeden ziyade nevzuhur bir kuş dilini andıran bu çürümeye artık ‘dur’ deme zamanı gelmiştir.” dedi.

Günümüz gençliğinin hızlı yaşama, kolayına kaçma, hemen olsun isteme, tahammül edememe hali; sosyal medya dilinin oluşmasında önemli bir etkiye sahip. Bu “nevzuhur” sosyal medya dili, yalnızca sosyal medya yazışmalarında kullanılan bir dil değil, artık konuşurken de bu dili kullanır olduk. Hız çağının dayattığı bu kolaycılıkla kırpılan kelimeler, anlamsız kısaltmalar ve garip ifadeler dildeki çürümenin, insana ve varlığa özensiz davranmanın bir nedeni oluverdi.

Anne-babaların tüm gayretlerine rağmen bu sosyal medya dili çocuklarımızın diline çoktan dolandı bile. Kapıyı açınca “slm anne…”, bir şey istediğimizde “ok baba…”, evden çıkarken “by…” diyen; hatır sorduğunuz zaman “siz nasılsınız?” diye karşılık vermeye üşenip üç harfle (siz…) hatır sorma faslını geçiştirmeye çalışan çocuklarımız var artık.

Başbakan Binali Yıldırım’ın “anlamsız kısaltmalar” olarak ifade ettiği şu tuhaf kısaltmalara ve kırpılmış ifadelere bakar mısınız?

kib: Kendine iyi bak.

sçs: Seni çok seviyorum.

aeo: Allah’a emanet ol.

dgko: Doğum günün kutlu olsun.

bro: kardeş

sa: selâmün aleyküm

as: aleyküm selam …. Ve daha niceleri…

Bir de “random” varmış. İngilizce’de rastgele, gelişigüzel anlamında bir kelime. Random, “asdfjgkgsd” gibi parmakların klavyeye rastgele vuruşuyla yazılan harflerden oluşuyor ve bir gülücük simgesi, gülme ifadesi olarak kullanılıyor.

Ben bu satırları kaleme alırken “Ne yazıyorsun İdris Amca?” diye yanıma yaklaşan genç misafirimiz Yusuf hikâyeyi anlatıverdi:

Bir dede ile torunu arasındaki bir sosyal medya yazışmasında, dedesinin yazdıklarına gülen torun dedesine “random” atar. Yazılandan hiçbir şey anlamayan dede torununa “oğlum bu ne?” diye sorar. Torun bunun “gülmek” anlamına geldiğini yazınca dede sitemi yapıştırır: “İyi de oğlum, ben bunu nasıl aklımda tutacağım?

Anlamsız kısaltmalar, bozuk cümleler, yabancı kelimeler, argo ifadeler, yazılı ve sözlü iletişime dair garip kavramlar… Yalnızca dede ile torun değil, anne-baba ile çocuğu arasındaki iletişimi bile yok etmek üzere.

Çocuklarımızın bu kolaycılığından, özensizliğinden ebeveynler olarak şikâyetçi olsak da bu sorunların nedenine dair pek kafa yoran yok. Galiba biz de çocuklarımız gibi kolaycılığı seçip sadece eleştirmekle yetiniyoruz.

Sosyal problemler, birçok nedenin bileşkesidir. Dildeki çürümenin nedenleri olarak farklı şeyler söylemek elbette mümkün…  Ancak can alıcı soru şu: Bu yavan sosyal medya dilinin, geçerli iletişim dili halini almasının bir nedeni de, anne-babaların çocuklarını yetiştirme tarzı olabilir mi?

Çocuğum yorulmasın, terlemesin, üzülmesin, düşmesin diye etrafında pervane olan, her şeyi onların önünde hazır eden anne-babaların bu tavırları; çocuklarımızın ilerleyen yaşlarında kolaycılık, acelecilik, özensizlik, sıradanlık, yavanlık olarak ortaya çıkıyor olabilir mi?

Unutmayalım ki, kolaycılık ve yavanlık yalnızca dildeki özensizlik ve çürüme ile sınırlı kalmayacak. Zamanla anne-baba ile evlatlar arasındaki ilişkilere de yansıyacak. Böyle giderse anne-baba ile çocukları arasındaki iletişim de yok olacak.

Sonuçları eleştirmek kolay, nedenler üzerinde de durmak lazım.

Bunu yalnızca Türkçe’nin geleceği için değil, kendi geleceğimiz için de yapmalıyız.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.