SORUN SADECE AKP’DE DEĞİL

Bu haber 30 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 589 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir süre öncesinde kaleme aldığım “Siyasetin Egemenleri” başlıklı yazımda, AKP Muğla Milletvekili Dr. M.Nil Hıdır’ın, partisi kadınlar kolunun düzenlediği istişare toplantısında dile getirdiği “Siyasette kadınlar güçtür” açıklamalarına atıfta bulunmuştum.
Belli ki Hıdır, bizim partimizde tablo bu değil görüşünden hareketle şahsıma bir not göndermiş.
Aslında bana ulaşan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Milletvekilleri Dağılımı ile Cinsiyete göre milletvekilini gösteren bir tablo.
Birinci çizelgede, milletvekillerin partilere dağılımı var.
İkincisinde ise milletvekillerin cinsiyete göre dağılımını esas almış.
Buna göre 338 milletvekiline sahip AKP’de 30 kadın milletvekili, ana muhalefet partisi CHP’nin 97 milletvekiline karşı 8 kadın milletvekili, MHP’nin 69 milletvekilinin 2 tanesi kadınlardan oluşuyor.
Parlamentoda üyesi bulunan DTP’nin ise 21 milletvekilinden 8 tanesi kadın.
Bu tabloya göre, kadınların partilere göre oranı AKP’de % 8.87, CHP’de % 8.24, MHP’de % 2.89, DTP’de % 38.09.
***
Tablo tüm açıklığıyla ortada, dolayısıyla biliniyor iken milletvekili Hıdır, neden şahsımı bilgilendirme gereği duydu kestiremiyorum.
Bilgilendirmek bağlamında ise teşekkür ediyorum.
Yok eğer, AKP çatısı altında bulunan kadın milletvekili sayısı zannedildiği kadar az değil.
% 8.87 oranında kadın milletvekilimiz var diyorsa, el insaf derim.
Sizin toplamda 338 milletvekiliniz olacak.
Bunun ancak 30 tanesi kadın parlamenterlerden oluşacak.
Bu sayıyı yeterli buluyorsa, partisi bünyesinde bulunan kadınlarla yaptığı istişare toplantısında dile getirdiği, “kadınlar siyasette güçtür” ifadesiyle çeliştiğini hatırlatmak isterim.
Hem kadınların gerçekte bir güç olduğundan dem vuracaksınız, buna karşın yeri geldiğinde onları dışarıda bırakacaksınız.
Benim itirazım bunaydı.
Sade ben değil, ülkemizde demokrasinin eksiksiz uygulanmasını isteyen her kim olursa olsun, aynı şekilde düşündüğüne inanıyorum.
Kaldı ki o yazımı, sadece milletvekili Hıdır ve partisi AKP’yi eleştirmek adına kaleme almadım.
TBMM’de üyesi bulunan tüm siyasi teşekkülleri de içine alan bir düşünceyle, siyasi partilerin kadınlara yönelik uygulamalarının, katılımcı demokrasinin hakim olduğu bir ülkede, asla olmaması gereken yöntemdir dedim.
***
İlaveten, AKP Muğla Milletvekili Dr. M.Nil Hıdır’ın kadınlara yönelik açıklamaları paralelinde onlar, sadece siyasi teşekküllerde değil toplumun her kademesinde ve aile hayatında bir gücün simgesidir.
Ne zaman bu tür kurum ve kuruluşlarda yeterince kadınlar var.
Orada bir düzen vardır.
Kadınların varlığı, ister istemez erkeklerin kendisine çeki düzen vermesini sağlayacağı için ulu orta konuşmalar olmaz.
Bununla da yetinmeyerek, gerçek demokrasinin hakim olduğu ABD dahil çoğu batılı ülkelerin nasıl bir eğilim içerisinde olduklarının altını çizdim.
Eğer o ülkelerde kadınların siyasetteki yeri, erkek egemenliğini imkan vermeyecek bir sayıda ise ki öyle, Türkiye’nin de aynı yolu izlemesi gerekirdi diye ilave ettim.
***
Her halde bu durumu en iyi bilenlerden biri milletvekili Hıdır’dır.
Onun için bir kez daha altını çizmek gerekirse, kadınların gerçek manada siyasette bir güç olabilmeleri, eşit temsil haklarının verilmesiyle sağlanır.
Siz ne denli demokratik bir yöntemle kadınlara seçme ve seçme hakkı tanıdınız.
Şimdi olduğu gibi, kadınların parlamentoda sembolik bir şekilde temsil edilmelerini aklınızdan geçirmediniz.
Kısaca parti içi demokrasiyi tüm kuram ve kavramlarıyla işlettiniz.
Ancak o takdirde, temsil ettiğiniz partinin demokratik olduğundan söz edebilirsiniz.
Aksi halde, kadınların güç olduğuna ilişkin söylemler, samimiyetten uzak ifadeler olarak kalır.
Bilmem sadece AKP değil tüm siyasi teşekkülleri bağlayan bir konuda, sayın Hıdır karşı çıkar mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.