Son ifadesinde şaşırttı

Bu haber 19 Ağustos 2017 - 3:41 'de eklendi ve 582 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele gerçekleştiren saldırıyla ilgili olarak Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada son savunmasını yapan sanıklardan eski SAT Üsteğmen Ali Sarıbey, kendisini Atatürkçü vatansever, FETÖ’yü ise eli kanlı hain örgüt olarak tanımlayarak hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

Kadir Tamer

Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın öğleden sonraki oturumunda tutuklu sanıklardan eski SAT Üsteğmen Ali Sarıbey, son savunmasını yaptı.

15 Temmuz günü mesai bitiminde sanıklardan Haldun Gülmez’in telefonla aradığını  belirten Ali Sarıbey, “Telefonda çağrıyı görünce Haldun Gülmez’i aradım. SAT Komutanı Özay Cödel’nin aradığını bir görev olduğunu bu göreve Haldun Gülmez ve benim seçildiğini söyledi. Bunun üzerine malzemelerimi hazırlayarak Haldun Gülmez ile buluştuktan sonra Hava Harp Okulu askeri apronuna gittik. Yolda Gülmez ile görev hakkında konuştuğumda içeriğini tam bilmediğini anladım. Aprona vardığımda Özel Kuvvet Komutanlığı’ndan ekiplerde oradaydı. Şükrü Binbaşı ile orada tanıştım. Haldun Gülmez Şükrü binbaşıyı daha önceden tanıdığı için sohbet ettiler, ben onları dinledim. Helikopter kalkmadan önce Özay Cödel’i telefonla aradık ancak kendisine ulaşamadık. Daha önceden özel kuvvetlerdeki ekiplerle göreve çıktığımız için Haldun Gülmez ile helikoptere bindik ve Çiğli’ye gittik” dedi

Sönmezateş’ten sıkıyönetimini duydum 

Çiğli’de en yüksek rütbeli subayın Gökhan Şahin Sönmezateş olduğunu kaydeden Sarıbey, “Bizi topladı ve ‘Türk Silahlı Kuvvetleri şu andan itibaren yönetime el koydu. Bundan sonra ben dahil herkes emirleri Genelkurmay Başkanlığı’ndan alıyor’ dedi. Bende bu sözleri darbenin yapıldığını ve yönetime el konuldu olarak algıladım. Malzemelerimizi kuşandık. Görevin ne olduğu açıkça belli değildi. Konuşmalar arasında bir koyda VIP bir kişinin alınacağını duydum. Bunu Gökhan Şahin Sönmezateş söylüyordu. Gidilecek yerin bir koy olması ve oradan Cumhurbaşkanının alınacağı aklımın ucundan geçmiyordu. Ben Cumhurbaşkanı’nın Ankara’da olduğunu düşünmüştüm. Bir süre sonra görev yerine intikal ettik. Daha önceden bu bölgede bulunduğum için helikopter ile geldiğimiz bölgenin Marmaris olduğunu anladım. Ben belli bir noktadan yürüyerek söylenen koya gideceğimizi düşündüm. Helikopterden indikten sonra tek sıra halinde iken ön sıradaki kişinin bir siville konuştuğunu ve onu takip ettiğini gördüm. Sivil kişiyi takip ederek olay mahalline intikal ettik. Bir sis bulutunun içine girdik ve silah sesleri gelmeye başladı” diye konuştu.

Yapabileceğim bir şey yoktu 

Silah seslerinin kesilmesinin ardından polislerin teslim olduğunu belirten Ali Sarıbey, “Polislerin teslim olmasının ardından Casede Maris’in önüne geldik. Ön gruptaki kişilerin polislere ‘Cumhurbaşkanı nerede’ diye sorduklarını duyunca VIP kişinin Cumhurbaşkanı olduğunu anladım. Artık yapılabilecek, benim yapabileceğim bir şey yoktu. Tek yapılacak şey oradan ayrılmaktı. Olay yerinde ateş etmedim. Sadece sahile de ses çıkarmak amacıyla havaya ateş ettim” dedi.

Eli kanlı hain örgüt 

FETÖ üyesi olduğu iddiaları kabul etmeyen Ali Sarıbey savunmasına şöyle devam etti:

“FETÖ üyeliği konusunda iddianamede 8 kriter bulunuyor. 88 kriter ekleseniz de böyle eli kanlı hain örgüte üye olmam mümkün değildir. ByLock kullandığım hakkında ki iddialarda sadece bir kağıttan ibarettir. ByLock programı kullanıcı listesini MİT, bir hacker gibi örgütün sunucusuna sızarak elde etmiştir. Bu hain örgüt büyük bir gizlilik içinde devletin her kurumuna sızarak üyelerini gizlemiştir. Her yolu mubah gören bu örgüt benim gibi vatanını seven Atatürkçü kişileri ByLock listesine eklemiş olabilir. Bu yüzden bu suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

Şehit babasından mahkeme heyetine

Sarıbey, savunması sırasında olayda şehit olan polis memuru Nedip Cengiz Eker ile tutulan ölüm raporu, saati, hastane kayıtlarında büyük çelişkiler bulunduğunu belirtti. Bunun üzerine mahkeme salonunda bulunan şehit polis memuru Nedip Cengiz Eker’in babası Nihat Eker, Cumhurbaşkanı avukatlarından Halit Çokan aracılığı ile mahkeme başkanına, “Oğlum ile o gece saat 01.45’te ben, saat 02.00 sıralarında kız kardeşi görüştü. Bu görüşmeler HTS kayıtları ile mevcuttur. Kayıtları mahkemeye sunabiliriz’ dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, “Dosyada her şey netleşti zaten. Herhangi bir sorun yok. Ama elinizde böyle bir kayıt varsa mahkemeye sunarsanız sanıkların şüphesini gidermiş olursunuz” dedi.

Savunmasına kaldığı yerden devam eden Ali Sarıbey, savunmalarını yapan diğer sanıklar gibi olay yerine kendilerinden önce başka bir grubun geldiğini ve polisler ile bu grubun çatışmaya girdiğini iddia etti.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.