Son Düzlük « Hamle Gazetesi

Son Düzlük

Bu haber 25 Mart 2014 - 19:36 'de eklendi ve 1.043 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İçinde bulunduğumuz hafta sonu, yani 30 Mart Pazar günü yapılacak “yerel yönetim seçimleri” için tek söyleyebileceğimiz, son düzlüğe girildiği.

Bu demektir ki aynı seçime iştirak eden siyasi partiler için sadece 4 günlük süre var.

Dolayısıyla bu zaman içerisinde, özellikle liderler son sözlerini söyleyecekler.

Gerçi bugüne değin birbirlerine söylemedik söz bırakmadılar! ama bu defa seçmene son kez çağrıda bulunacaklar.

Partilerine teveccüh gösterilmesi halinde halkın nasıl bir kazancın sahibi olacaklarının altını çizecekler.

Ve de son söz olarak, seçimlerin devletimiz ve milletimiz için hayırlı olması temennisinde bulunacaklar.

İlişkin olarak acaba diyorum!

Seçimlerin demokratik bir yarış olduğu noktasından hareketle, bugüne değin birbirlerine söyledikleri ağır eleştirileri bir yana bırakıp, başarı temennisinde bulunurlar mı?

Şahsen ihtimal vermiyorum.

Yine de yanılmayı çok isterim.

Keşke yanıltsalar!

Seçim sonrasında hiçbir şey olmamış gibi birbirlerine sevgi ve saygıda kusur etmeseler.

İşte o zaman bilmeliler ki halk, seçim sürecinde yaşanan tüm olumsuzlukları bir şekilde olağan kabul eder.

En azından seçimin doğasında gizli ayrıntılar der geçer.

***

Aynı süreçte gözlemleyeceğimiz bir nokta daha var.

Vatandaş bu defa, geçen süre içerisinde liderlerin gösterdiği performansa bakarak, tahminde bulunacak.

Kimileri, AK Partinin iktidarda olmanın avantajıyla seçimlerden birinci parti olarak çıkacağının altını çizecek.

Bazıları, özellikle muhalif kanatta yer alanlar,  özellikle 17 Aralık sonrasında ortaya çıkan hükümete yönelik iddiaların oy kaybına neden olacağı savıyla, AK Partinin beklediği oyu alamayacağı iddiasında bulunacak.

Her zaman olduğu gibi kimileri görüş belirtmeyecek.

Özellikle kararsız olanlar.

***

Gelelim asıl meseleye.

Aynı seçimden hangi parti daha başarılı olarak çıkar?

Bir kere, şayet 17 Aralık süreci gibi bir gelişme ortaya çıkmamış olsaydı, AK Partinin oy kaybına uğramadan geçmişteki oyunu muhafaza edeceği kaçınılmazdı.

Hatta oyunu daha da artırabilirdi.

Ama bu defa ortaya atılan iddiaların iktidar partisi adına belirli bir oy kaybına neden olacağı gözleniyor.

Ne var ki AK Parti adına oy kaybının, bazıların iddia ettiği gibi büyük oranda olacağını sanmıyorum.

Hele aynı parti oylarının yüzde 30’lar civarında olacağı iddiasını kabul etmek mümkün değil.

Kaldı ki, muhalefet partilerinden CHP ve MHP’nin büyük oranda atağa kalkacağı izlenimi de yok.

Şayet bu tür bir atağa geçen parti olsaydı, AK Parti oylarında önemli düşüş gözlenirdi.

Yine de Türkiye geneli yerine iller bazında bir değerlendirme yapılırsa, ortaya sürülen iddialar bazı iller için geçerli olabilir.

Bunlar arasında yaşadığımız kent Muğla da var.

Bugüne kadarki gözlemler, 30 Mart seçimlerinde Muğla’dan CHP’nin birinci parti olarak çıkacağı yönünde.

***

Bu arada bir ayrıntının altını çizmek istiyorum.

Altını çizdiğim veriler, naçizane benim gözlemlerim.

Yanılmış ta olabilirim.

Neticede asıl karar merci vatandaş.

Hiç kimse halkın iradesi üzerine ipotek koyamayacağına göre son sözü onlar söyleyecek.

Şimdi…

Tüm bu gelişmelerin ışığında her kim olursa olsun kabullenmesi gereken temel nokta, seçimlerin demokratik bir yarış olduğu noktasından hareket etmesidir.

Aksi bir tutum içerisine girmek, kesinlikle bize yakışan tavır olamaz.

Her şeyden önce halkımızın iradesine saygısızlıktır.

Hiç kimsenin bu tür eylemler içerisine girmeye hakkı olmadığına göre önemli olan, 30 Mart akşamında sandıktan çıkan sonucu saygıyla karşılamaktır.

Dedim ya bizlere yakışan başkası değildir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.