Son Düzlüğe Girilirken

Bu haber 31 Ekim 2015 - 0:39 'de eklendi ve 887 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye olarak, siyasi bağlamda Cumhuriyet tarihinin en ilginç sürecini yaşıyoruz.

Enteresan diyorum.

Geçtiğimiz dönemde, kısa zaman zarfında üst üste 2 seçimi nadir hallerde tanık olduk.

Bu nedenle 1 Kasım tarihinde yapılacak olan milletvekili genel seçimi, bu yönüyle tarihteki yerini alacaktır.

Hem de tüm ayrıntılarıyla…

***

Peki nedendi?

Neden Türkiye, 6 ay gibi bir sürede 2 kez genel seçim yapmak zorunda kaldı?

Her halde bunun sebebini bilinmeyenimiz yoktur.

Şayet, 7 Haziran tarihinde gerçekleştirilen milletvekili seçimlerinde bir parti tek başına iktidar olabilecek sayıyı yakalasaydı, Türkiye 1 Kasım’da yeniden sandık başına gitmeyecekti.

2003 yılından bu yana iktidarda bulunan Ak Parti, bu kez tek başına iktidar olmasını öngören sandalye sayısına sahip olamadı.

Yanı sıra, parlamento bünyesinde bulunan diğer partilerden CHP ve MHP ile bir koalisyon teşkili mümkün olmadığı için zorunlu olarak yeni bir milletvekili seçimi gündeme geldi.

İlişkin olarak, seçime yönelik önemli bir ayrıntı daha var.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eğilimi yeni bir seçimden yana olmasaydı, Ak Partinin içinde olduğu koalisyon hükümeti gündeme gelebilirdi.

Ne var ki, geçen süre içerisinde karşılıklı sergilenen tavır, böyle bir koalisyon hükümetini mümkün kılmadı.

Aynı süreçte muhalif kanat, Cumhurbaşkanının Ak Parti genel başkanı gibi değişik illerde miting yapmasının yanlışlığı, dahası eşitlik ilkesine aykırı olduğunu vurgulamıştı.

Buna karşın Cumhurbaşkanı, tam tersi eğilim içerisinde olduğunu, bu düşüncede olan partilerle koalisyon teşkil edilmesine taraf olmadığının altını çizmişti.

Hal böyle olunca belirttiğim şekilde yeni bir milletvekili seçimi kaçınılmaz oldu.

Bu nedenle 1 Kasım tarihinde hep birlikte vatandaşlık görevini bir kez daha yerine getireceğiz.

Ümit edilir ki 7 Haziran seçiminde olduğu gibi Türkiye’ye yakışan bir seçim gerçekleştirilir.

Böylelikle zaten, tabir yerindeyse demokrasi bağlamında “öküz altında buzağı arayan” birilerin, özellikle batının söyleyecek sözü kalmaz.

Aksi halde, biz demedik mi! diyeceklerinde en küçük şüphe yok.

Bu nedenle hakkımızda bu tür bir düşüncenin yer etmemesi için ülkemizin her kesiminde istenen düzeyde seçimin gerçekleşmesi, herkesin temel beklentisidir.

O zaman göğsümüzü gere gere karşılarına dikiliriz.

Tersi olursa!

Asla arzu etmediğimiz halde birilerine haklı çıkaracak bir yanlışlığın içerisine girilirse, hakkımızdaki kanaat tescillenmiş olur.

Bu tür bir kanaatin oluşmasını istemediğimize göre her kim olursa olsun asla yanlışlığa girmemelidir.

***

İlişkin olarak şu sıra vatandaşın zihninde yer eden sorular var.

1 Kasım tarihinde yapılacak olan milletvekili seçiminden nasıl bir sonuç çıkar?

Her hangi bir parti, gözlendiği kadarıyla yıllardır iktidarda olan Ak Parti tek başına iktidar olabilir mi?

Yanı sıra, bu seçim sürecinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde olumlu politika izlediği noktasında birleşilen CHP, tek başına iktidar olabilir mi?

Veya bu seçimden 1.parti olarak çıkabilir mi?

Diğer muhalefet partisi MHP, 7 Haziran seçiminde aldığı oy oranına göre artış kaydeder mi?

Yoksa oylarında düşme olur mu?

Partinin ağır topları olarak nitelendirilen Meral Akşener’in liste dışı kalması ve Tuğrul Türkeş’in Ak Parti saflarına geçmesi, MHP’yi ne derece etkiler?

Bir diğer muhalefet partisi HDP, bu kez 7 Haziran seçimlerinde aldığı oyu alabilir mi?

Yoksa oylarında düşme olur mu?

Yanı sıra Vatan Partisi, Saadet Partisi, DP, BBP ve DSP nasıl bir oy yüzdesine sahip olurlar?

Elbette bu soruların karşılığı 1 Kasım gecesi alınacaktır.

Ne var ki gelişmeler doğrultusunda son düzlüğe girilirken belirtmek gerekirse, bu seçimden de 1.parti olarak çıkacağı gözlenen partinin, tek başına iktidar olmasını sağlayacak oy oranına sahip olması zor görünüyor.

Buna rağmen bir diğer parti, bu kez oylarını 2-3 puan artıracaktır.

Diğer partinin bir önceki seçimde aldığı oy oranı doğrultusunda bir rakama ulaşmada zorlanırken, son partinin barajı aşma noktasında kuşkusu olmasa da, sıkıntılıdır.

Geri kalan partiler, ne yazık ki seçim sisteminin getirdiği bir açmazla karşı karşıya kalacaklar demektir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.