Solu HDP Temsil Etti

Bu haber 13 Ağustos 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.267 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Başlığı önce “Pazar günü ne oldu?” diye düşündüm. Sonra vazgeçtim. Sorunun yanıtı belliydi: Herkes kaybetti…

Öyle ki anket şirketleri bile kaybetti. 17 milyon seçmenin sandık başına gelmeyeceğini söyleyen anket şirketi oldu mu? Ama AK Parti Adayı Erdoğan’ın oylarını %60’a kadar çıkaranlar oldu. Sonunda %57-58 de karar kıldılar. Ama tutmadı… Başarısız oldular.

Tabi AK Parti’nin başarılı olduğunu söylemek de zor. Dünkü yazımda da vurguladığım gibi Devlet Başkanlığı hedeflenmişken, %51 oyla ancak Cumhurbaşkanlığı kapısı açıldı.

xx        xx        xx

AK Parti başarısız olduğuna göre CHP ve MHP başarılı mı oldu? Aslında bu soruyu sormak bile doğru değil.

CHP ile MHP oylarının toplamı Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turda sonuçlanmasına engel olamadı.10-12 partiyi de yanına alan çatı tabir caizse çöktü.

Çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aldığı oy, CHP ile MHP’nin son yerel seçimde aldıkları oyun toplamanın gerisine düştü. Bu elbette İhsanoğlu’nun başarısızlığı değil. Ekmeleddin hıdır, elinden gelen odur…

Ekmel beyi tanıyıp da sevmeyen yok. Ben de sevdim. CHP ve MHP çok daha iyisini de bulamazdı. O nedenle CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile MHP Lideri Bahçeli’yi kutlamak lazım. Böyle bir “insanı” buldukları için kutlamak lazım. Parti içi iktidarları yönünden risk aldıkları için kutlamak lazım. En önemlisi Türkiye’de “uzlaşma kültürünün” temellerini atan ilk iki siyasi oldukları için kutlamak lazım.

Ama…

xx        xx        xx

Çatı çöktü…

Elbette AK Parti’nin elindeki iktidar gücü çatıda yoktu. Ekmel bey 70 günde her ilde seçmen tabanı ile ulaştırılıp tanıtılamazdı. Ve elbette siyasi matematikte hiçbir zaman 2 artı 2 eşittir 4 etmez… Yani CHP ve MHP seçmenini hangi ulvi amaç için olursa olsun yan yana getiremezsiniz.

Çatının altında yer alanlardan Demokrat Parti’den (DP) kimse mobilize olmasını bekleyemezdi.  DP’nin öyle bir gücü yok, ama DP’nin üyeleri, seçmenleri görevlerini yaptılar. Ekmel beyin arkasında durdular…

Öteki partilerin çok ta önemi yoktu. Belki çatının altında yer verilerek Ekmel bey için “her kesimin temsilcisi” algısı yaratılmak istendi, ama BBP ile SP’nin “çatlak var” algısıyla yararından çok zararı oldu!

Ama CHP ve MHP’nin genel ve yerel kurmayları alana çıkıp, belde belde, köy köy, mahalle mahalle Ekmel beyi anlatabileceklerken, bunun gerektiği gibi yapıldığı söylenemez…

Ki her iki partiden oy kaçışı oldu…

xx        xx        xx

Seçmen profiline biraz da sosyolojik temelde bakacak olursak, Konya’nın AK Partilisi ile Muğla’nın AK Partilisini aynı göremeyeceğiniz gibi, Konya’nın MHP’lisi ile Muğla’nın MHP’lisini aynı göremezsiniz. Görürseniz yanılırsınız…

Bu anlamda CHP’li ile MHP’nin omuz omuza olamasalar da yan yana gelebildikleri sahil kesiminde; Edirne’den Aydın’a, Aydın’dan Osmaniye-Hatay’a kadar Çatı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu birinci çıktı.

Denize kıyısı olmayan Eskişehir dışında Ege ve Akdeniz kıyısında Ekmel bey birinci çıkarken, öteki yerlerde adeta silindi!

Çatı, kırsalın MHP’lisinin kafasına basmadı. CHP’nin güçlü olduğu yerlerdeki MHP’lilere göre daha dindar ve muhafazakâr olan Karadeniz’in, İç Anadolu’nun MHP’lileri (Buna başta genel başkanları olmak üzere MHP’liler kızıyorlar ama) ciddi oranda AK Parti Adayı Erdoğan’a oy verdiler.

xx        xx        xx

Sadece MHP’den değil, CHP’den de oy kaçtı.

Muğla’yı yarın irdeleyeceğiz, ama adaylardan Demirtaş’ın Türkiye’de olduğu gibi çarpıcı bir şekilde Muğla’da yaptığı sıçramaya bir bakalım.

HDP son yerel seçimde (6 ay önce) % 1,6 oranı ile 8 bin 661 oy alırken, Pazar günü yapılan seçimde HDP Adayı Selahattin Demirtaş’ın % 4,13 oranı ile 21 bin 101 oy aldığını görüyoruz.

Demirtaş bir “etnik milliyetçi bir partinin” değil, sanki “sınıfsal bir partinin” adayı gibi ortaya çıkıp, “Ben Türkiye’nin ezilmişlerinin adayıyım” dedi.

Yersen… Doğrusu ben yemek, inanmak istedim!

Rakamlara bakıldığında Demirtaş’ın bir önceki seçimde partisinin aldığı oyun üzerine koyduğu 12 bin 500 kadar oy nereden geldi?

Yakın zamanda Güney Doğu’dan Muğla’ya göç olmadığına, AK Partililerin veya MHP’lilerin de Demirtaş’a oy vermeyeceklerine göre o oylar CHP’den geldi… Elbette daha önce “baraj psikolojisi” ile oy vermemiş olan Kürtlerden de gelmiş olabilir.

xx        xx        xx

Üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçti. Hala Gezi Parkı partiler tarafından “okunmadı”… Veya yanlış okundu! HDP’yi bilmem, ama Selahattin Demirtaş Gezi Parkı’nı gayet iyi okumuş. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin mutfağından da en iyi şekilde yararlandığı görülen Demirtaş Türkiye’nin karşısına adeta bir “Sosyalist Parti Adayı” gibi çıktı.

İnansam, güvensem, Kandil ile ilgisini bilmesem tereddütsüz gider oyumu O’na verirdim.

Demirtaş bu seçimde ortaya koyduğu söylemi ile HDP’yi temsil ediyor gibi değildi.

Ekmeleddin İhsanoğlu da MHP’yi olabilir, ama CHP’yi temsil eden bir isim değildi… Gerçi CHP’nin ne olup olmadığı da tartışılır, ama…

Eğri oturup, doğru konuşalım Pazar günü yapılan seçimde AK Parti ve Çatı adaylarımuhafazakar” idi. Seçimin tek sol partisi ise Demirtaş’ın şahsında HDP idi…

xx        xx        xx

Anket şirketlerinin de göremediği oy kullanmayan 17 milyon seçmen bu günlerde başta CHP olmak üzere Çatı çevrelerinde eleştiriliyor. Neymiş 17 milyonun yüzde 30’u sandığa gelse imiş miş bu gün durum farklı olurmuş muş… (!)

İyi de neden getiremediniz?

O 17 milyonun içinde Cumhurbaşkanlarından Ahmet Necdet Sezer de var. Ekmel beyin adaylığına parti tabanından gelen defans karşısında CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun yumruğunu vurup “Tıpış tıpış oy verecekseniz” sözü Sayın Sezer’in tepkisine neden olmuş. Başkalarının tepkilerine de neden olmuştur… Sayın SezerOy vermek ödev değil, haktır” diyor. Haksız mı? 17 milyon kişi ile birlikte “hakkını” kullanmadı…

Araştıran, sorgulayan sol seçmen öyle tıpış tıpış gidip oy vermiyor işte!

xx        xx        xx

Geçen yerel seçimde sandığa gitmeyen seçmen sayısı 6 milyon kadar. Bu rakamı çıkarırsak bu seçimin sandığa gitmeyeni 11 milyon kadar. Bunu 10 milyon olarak yuvarlayalım. O 10 milyonun 1 milyonu AK Parti seçmen olabilir. Tabi bunlar boykotçu değiller! Bunlar muhtemelen yazın mevsimlik işlerinin peşine düşen insanlar… Yazın mevsimlik işlerinin peşine düşen 1,5 milyon da CHP’li, MHP’li, HDP’li olduğunu var sayalım. Etti mi 2.5 milyon… Biliyorum kızacaklar, ama en az 1,5 milyon MHP’li de AK Parti Adayı Erdoğan’a oy verdi. En az 3,5 milyon CHP’li seçmen de sandığı gelmedi. Öyle görünüyor. Hepsi 7.5 milyon eder… Peki kalan 2.5 milyon nerede? Onlarda muhtemelen hiçbir partiyi beğenmeyen genç seçmenler.

Aslına bakılırsa Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli kendi partilerinin adayları olsalardı, seçim ikinci tura kesin kalırdı.

xx        xx        xx

Seçimin mağlubu mu? Bizim ülkede yenilen pehlivan güreşe doymuyor! Seçimin mağlubu ne Sayın Bahçeli, ne Sayın Kılıçdaroğlu… Seçimin mağlubu Sayın Abdullah Gül!

Buradan çıkarılacak ders, artık Sayın Bahçeli gençlerin önünü açmalı, partinin aksakallısı olmalı. Yoksa 2015’de çöken ‘çatı’ dan başka her şey olabilir…  Sayın Kılıçdaroğlu ise genel merkezi huzurevi olmak çıkarıp, partiyi ehil ellere; Gezi Ruhuna teslim etmeli. 

Yoksa 2015’de CHP ruhunu teslim edebilir!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 13 Ağustos 2014 / 11:11

Bizim siyasetçiler gerçekten halkın ve zamanın çok gerisindeler,alt yapılarında demokrasi ve ilericilik olmamasına rağmen,çağdaş,sosyal siyaset teknolojilerini en iyi şekilde kullanan AKP böyle kolay bir siyaset arenasında daha çok kolay,beleş başarılar elde eder,
ötekilere de;
“zenginin malı,fakirin çenesini yorarmış ” atasözünü tekrar etmek bırakılıyor ama biz bu bırakmayı reddeceğiz,
bizim,işine gelmediğinde duymayan,görmeyen,konuşmayan,
“doğan görünümlü,Şahin” tipi siyasetçilere,
önce tekdir ile olmazsa kötekle göndereceğiz,Kötekli’den aşarı…