Sizlerden gelenler…

Bu haber 20 Temmuz 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.420 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hamle’nin yeni haber sitesi güzel oldu. Okurlar sitede yer alan köşe yazılarına ve haberlere özgürce yorum yapabiliyorlar. Tabi küfürlü, hakaretamiz yorumların yayınlanması engelleniyor, ama sansür yok.

Site de en çok yorum alanlardan biriyim. Bu gün de 2013’ün ilk 7 ayının yorumlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

xx        xx        xx

11 Şubat 2013 tarihli “Mestan Yayman Olur Mu?” başlıklı yazım bin 773 kere tıklanmış. 59 kişi de paylaşmış. 12 de yorum yapılmış. Sefa Kara, Yaşar Mertoğlu, Tuna Han, Önder Yücel, D. Çavuşoğlu, Ahmet Kayacık, Emin Gürer, İdris Koç, Doğan Özlem… Hepsinin yorumunu buraya alırsam, ortaya yeni bir Mestan Yayman yazısı çıkar.

Onlardan Mehmet Ekiz adındaki okurum da “Muğla’mız için en mükemmel adaydır. Hayırlı olur inşallah. Sonuna kadar destekleriz.” demiş, ama Yayman Uşak’a gidiyor…

27 Mayıs 2013 tarihli “Muğla’nın ithal milletvekilleri” başlıklı yazım 566 tıklama alırken, 3 yorum almış. Mehtap Birgili Muğla için Ankara’da MEÇEV olarak emek verdiklerini belirtirken, Ali AvcıKeşke AKP ilk defa bir doğruyu yapıp Merdan Tufan hocayla Mestan Yayman beyi aday gösterse de bizde dürüst bir belediye başkan adayı görmüş olsak. Hadi AKP.” demiş. “Zeytin dalı” rumuzlu okurum “Ben size Ak Parti için bir aday daha söyliyim, mademki Muğla yabancı sever: Süleyman Soylu.” diye not düşmüş.

xx        xx        xx

8 Haziran 2013 tarihli “Kavun mu bu koktunuz?” başlıklı yazım 444 kere tıklanırken, Halil Karaca adlı okurum, “Özgür bey siz Muğla’nın deneyimli gazetecilerindensiniz güzel yazılarınız olmasına rağmen bazı gerçekleri yazmıyorsunuz birileri size gözdağımı veriyor.” demiş. Yorumun 8 Haziran tarihli yazımla bir ilgisi de yok, ama Sayın Karaca merak etmeyin bize gözdağı sökmez!

 

xx        xx        xx

10 Haziran 2013 tarihli “Muğla UNESCO yolunda…” başlıklı yazım 503 tıklama alırken, 28 paylaşım almış. Bir de Muğla’nın eski valililerinden ve milletvekillerinden ilk kadın valimiz Dr. Lale Aytaman’dan “Keyifle okuduğum bir yazı! Umarım bu girişimler yakında gerçekleşir. Ama Akyaka’ ya 8 kat izni haberi kalbime hançer gibi saplandı. Tüm Muğla Akyaka’ya sahip çıkmalı. Bir de Latmos ve mağara resimlerinden söz etmemişsiniz. O bölge de maden ocakları yok etmeden UNESCO’ya başvurulmalıdır diye düşünüyorum. Muğla’nın tümü kültürel ve doğal zenginliğimizdir.” yorumu ve uyarısı almış.

11 Haziran 2013 tarihli “Artık ana muhalefet Taksim” başlıklı yazım da 527 tıklama alırken, bir de Y. Mimar Ertuğrul Aladağ’dan şu yorumu almış:

31 Mayıs 2013 Taksim GEZİ PARKI DİRENİŞLERİ Türkiye ve Dünya tarihine geçeceği kesindir. Yeşil, kentleşme, özgürlük ve eşitlik gibi gelişmiş kavramlar 1990’lı kuşaklar tarafından örgütsüzce sahip çıkılıyor. Aynı amaçta toplanmış bu insanlar bir TARAFA ait değiller; en azından bunun önemi yok. Muhalefet YEŞİL,ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK İÇERİKLİ KENTLEŞME isteğini net görebilmeli. Yani gelişmiş ilerici hayat tarzları isteğini… Ve bu amaç o kadar önemli ki; hangi taraftan gelmiş olmanızın hiç bir önemi yok!

xx        xx        xx

18 Haziran 2013 tarihli “Vali Güvençer göreve başlıyor” başlıklı yazım 605 tıklama alırken, Safa Altaş’tan yorum almış. Sayın Altaş uzun yorumunda özetle şöyle demiş:

Muğla tek bir isim adı altında toplanmadığı sürece markalaşma imkanı olmaz. Bu bizim seçimden önceki planlarımız içinde olan en büyük projelerimizden birisiydi. Tek bir isim altında mesela örnek verecek olursak şimdiki bahsedeceğimiz bölgeleri şehir isimleri daha önceden telaffuzu zor olan şehirlerdi. Bunların isimlerini değiştirerek marka yarattılar ve dünyada herkes tarafından biliniyor. Corte d’or, Corte d’azur. Corte d’azur’ dediğinizde Muğla gibi Fethiye’den Bodrum’a kapsar. Gelişim Hareketi’nin gönüllü üyelerinden Sayın Şahap Çak ile bu konuları görüştüğümüzde hemen İngilizce 10 adet isim satın aldık. Bunlar şu anda bizde. Bu isimler tartışmaya açılabilir. Eğer bize düşen bir görev olursa sanayi alanında olduğu gibi Gelişim Hareketi olarak Muğla’nın hizmetindeyiz.

xx        xx        xx

25 Haziran 2013 tarihli “Karaosmanoğlu ve Belediye…” başlıklı yazım 678 tıklama alırken, 18 de paylaşım almış. Burak Zeybek isimli okurum da “Artık sizin yanlı olduğunuza kesin kanaat getirdim. Hatta gazeteci bile olmadığınıza. AKP’liler ile görüşüp ona göre yazılar yazıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın Muğla’mıza birçok tesis ve yollar kazandıran ve en önemlisi kanalizasyon sorununu çözen sayın başkanımızı yıpratamazsınız. Muğla’mızda sorun yok, ama Muğla’mızın arka bahçesi olan Akyaka’da Orman Bakanlığı Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı piknik alanını tarih boyunca ilk kez pislik götürüyor. Lütfen gazeteci olun ve AKP’lilerden izin almadan ne yapıyor bakanlık diye hesap sorabilin.” yorumu yapmış.

Burak Zeybek bana takmış. 9 Haziran 2013 tarihli “Ramazan Davulu yok!” başlıklı ve 458 tıklama alıp, bir kere de paylaşılan yazıma hızını alamayıp “Pes vallahi pes billahi pes bu kadarda olmaz. Nedir sizin bu Muğla Belediyesi ile alıp veremediğiniz. Her fırsatta bir AKP’li gibi Muğla Belediyesinin Muğla’mıza kazandırdıklarını görmezden gelip incir çekirdeğini doldurmayacak sorunlar üzerinden eleştirilerde bulunuyorsunuz.” yorumu yaptıktın sonra belediyenin projelerini sayıp döküp, AKP’den izin alarak Başkan Gürün’e teşekkür etmemi istemiş.

Ben değil AKP’den, gazetemizin sahibinden izin almam, ama bundan sonra yazılarım için Burak Zeybek’ten izin alacağım!

xx        xx        xx

5 Temmuz tarihli “Muğla’nın Akıllı Evleri mi akıllı?” başlıklı yazım 440 tıklanırken bir de Y. Mimar Ertuğrul Aladağ’dan yorum almış. Özetle şöyle:

CHP Parti Okulu eğitiminde akademisyenlerin verdiği dersler gösterdi ki, CHP genel merkezi kesinlikle Fransa, İtalya düzeyinde bir çağdaş sosyal demokrat parti olmak istiyor. Derslerin içeriği çoğunlukla gelişmiş evrensel değerlerin kentlerde uygulanması önerisiydi. Bir mimar olarak çok kez meslek içi eğitimdeymişim gibi algılara kapıldım. Çünkü hep gelişmiş demokratik kentleşmelerle ilgili bilgiler aktarılıyordu. Sosyal konularda da evrensel değerlerin kabulü söz konusuydu. Gerçek solculuk anlatıldı. Heyecanla izledim notlar tuttum. Ancak partinin taşra yapısı bu açılımlara hazır değil. Eğitmenlerle yaptığım konuşmada da gördüm ki parti üyelerinin yaş ortalaması elli altmış yaş üstü ve liberalleşme belirtileri var. Tüm bunlara rağmen CHP de evrensel değerlere doğru büyük bir evrilme görüyorum. Özcan ağabey seni kutluyorum; sen patiye zarar vermiyorsun, uyanmasını sağlıyorsun. Şimdi bu yorumlarımla bana da kızacaklardır, olabilir. (Zaten beni de kabullenemediler.) Ama CHP Türkiye geleceği için ciddi bir iç devrim yaşıyor. Merak etme yazında bahsettiğin ‘yanlış kentleşmeler’ fazlasıyla özeleştirilere uğruyor.

xx        xx        xx

10 Temmuz 2013 tarihli “Fevzi Topuz, ön seçim ve atama” başlıklı yazım 476 tıklama ve 9 paylaşım alırken bir de Şahin Gümüş isimli okurumdan “Milas’ı adam etti, şimdi tüm Muğla’ya bela olacak.” yorumu almış.

15 Temmuz 2013 tarihli “Hilmi Giresun ve Muğla…” başlıklı yazım da 502 tıklama alırken bir kere de paylaşılmış ve Cihan Şahin isimli okurum “Pardon ama siz Hilmi Bey’in açıklamasında orada mıydınız? Ben göremedim de, bulunmadığınız bir ortam bir konuşma hakkında ne güzel de atıp tutuyorsunuz, gazeteciliğe yakışıyor mu bu tavır? ‘…. Muğla yaratmak istiyoruz’ diye bir laf duymadım acaba ben mi kaçırdım diye malum internet sitesinden konuşmayı tekrar dinledim gerçekten de öyle bir söylem yok. İnsanların ağzından çıkmamış lafları çıkmış gibi yazmak son moda galiba.. Başka yorum yapmayacağım bizler sadece dürüst ve tarafsız gazetecilik istiyoruz başka bir derdimiz yok!” şeklinde yorum yapmış.

Mustafa Görkem adındaki okurum da öğretmenlik yaptığı Ankara’dan Sayın Şahin’e şu yanıtı vermiş:

Tarafsız gazetecilik isteyen sosyal demokrat(!) arkadaşım, ben öyle çakma Muğlalılardan değilim. Memleketimin her metrekaresini karış karış bilirim. Bu köşeden sevgili Özgür’ü eleştirmişsin, bir okur olarak eleştiri hakkını kullanmışsın. Buraya kadar tamam da KRAL ÇIPLAK DEME CESARETİNİ YILLARDIR GÖSTEREN ve yazılarıyla nefesi yettiği ölçüde Muğla bürokrasisinin takipçisi olan ve senin kahramanlaştırdığın sahte kahramanlar gibi değil gerçek bir cumhuriyetçi gibi hareket eden bir basın yayın emekçisinden niye bu kadar rahatsız oluyorsun? Gezi protestolarında Muğla’daki eylemleri duyunca acı acı gülümsedim. Allah aşkına adama sormazlar mı parkların ya da açık yaşam alanlarının korunması için İstanbul’a gitmenize gerek yok. Şehrin ortasındaki eski garaj sahasını park yapın halkımız faydalansın demezler mi insana? Ankara’da illerin tanıtımı yapılırken Muğla standında niye KAHRAMAN (!) Muğla Belediyesi yok diye adama sormazlar mı? Sait FAİK’in SON KUŞLAR’INDA dediği gibi DÜNYA DEĞİŞİYOR DOSTLARIM (!). Bu ülkede gelecekte tüm Atatürkçüleri, Cumhuriyetçileri tarihten silerlerse emin ol bunda en büyük suçlu ÖZCAN ÖZGÜR gibi adamlar değil, sizin kahramanlaştırdığınız gölgesine bile faydası olmayan sahte kahramanlar olacaktır. Saygılarımla…

Sevgili Şahin’e ben de yanıt vereyim: Evet, ben oradaydım, ama Giresun’un yanında değildim! Konuşması da bir metne dayalı idi. O metin basına dağıtıldı. Yani sizin duymadıklarınız orada yazıyordu!..

xx        xx        xx

13 Temmuz 2013 tarihli “Edebiyat öğrenciliğim bitti!” yazım da 511 tıklanırken, 9 kere paylaşılmış ve 4 de yorum almış.

Ömer KundakçıKıymetli Özcan abi, Yazılarınızı zaman buldukça okumaya çalışıyorum. Sevgili öğretmeninize Allahtan rahmet diliyorum. Yaşasaydı ve hala sizin imla hatalarınızı düzeltmeye çalışsaydı tahminim olabileceği bu kadar. Çünkü bu yazınızda da 10 üzerinden ancak 6 alabilirsiniz. O da yine düşüncenizden dolayı. 🙂 … Kolay gelsin…” derken, “Kaya” rumuzlu okurum “Elinize sağlık Özcan bey. Oktay Kaya hocamızı çok güzel anlatmışsınız.” demiş.

Muammer Özdemir hocam “Oktay hocama Allah rahmet eylesin kabına sığmayan bir adamdı. Adam gibi adam. Özcan iyi ki varsın sende olmasan Muğla’dan haber alamayacağız. Allah uzun ömür versin.” diye kaydetmiş. Ali Kökçü adındaki okurum da “Saygıdeğer Özcan Bey yazılarını her gün takip etmeye çalışanlardanım. Siz çok başarılı bir gazetecisiniz. Ayrımsız sözü özü birsiniz. En çok bu özelliğiniz dikkatimi çekiyor. Allah yolunuzu açık ve daim etsin. Başarılarınızın devamını dilerim.” diyerek beni utandırmış.

Eğer başarılı isem, tüm okurlarımla başarılıyım. Allah hepinizden razı olsun. 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Ertuğrul ALADAĞ 20 Temmuz 2013 / 08:33

Muğla kentleşmesi ve tarihi doğal çevresi koruması ile ilgili mücadeleler seksenli yıllardan beri aktiftir. ZİHNİ DERİN İşhanı ve maliye binasının yerinde olan iç avlulu tek katlı hal ve Filvari, Vangil ustaların eseri bir evin yıkılmaması için yapılan bir mücadelede ilk olarak yer almıştım. O yıllardan beri kentleşmeyle ilgili her mücadelede Özcan ÖZGÜR’ün mimarlarla birlikte olduğunu gördüm. Hatta bazı zamanlar Yönetimler ve yanlıları tarafından, bir avuç etik mimar da Özcan ÖZGÜR de ötekileştirildi; Mimarlar Odası Muğla Şubesinin ESKİ GARAJ’ la ilgili hukuk mücadelesine de destek vermişti Özcan ÖZGÜR. Ne mutlu ki bugün kentleşmeyle ilgili yanlış kararların özeleştirisini yapan eski yöneticiler de var. Çağdaş Kentler için basının yeri çok önemlidir.