Sizi Buraya Tıkan Kuvvet Böyle İstiyor

Bu haber 03 Mart 2016 - 9:00 'de eklendi ve 1.069 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

 

Bu söz bir hakimin ağzından çıkmıştır. 27 Mayıs ihtilalini küçük rütbeli subaylar ile o günün ana muhalefet partisi birlikte yapmışlardır. Yassı Ada’da yapılan mahkemenin davacısı CHP’li, şahitleri de CHP’lilerdi.

Hakim soruyordu: Antalya’ya neye fabrika yaptınız? Eş dostunuzu zengin etmek için değil mi? Bu rezalete cevap veren Samet Ağaoğlu hakime: Siz sorduğunuz suale kendi fikrinizle mi sordunuz, yani sizin görüşünüz de aynı mıdır? Hakim bir şeyler söylemek istiyordu belki ama yapamadı, vicdanı razı olmadı ve sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor dedi ve belki de rahatladı.

Neticede astılar kestiler piyasaya hakim oldular. 1980 tarihine kadar temelli senatörler ile CHP ortak hareket ederek ALLAH diyenlerin iflahını kestiler. Demokrat Partisinden, Adalet Partisine geçen milletin büyük çoğunluğu 1965’de Adalet Partisini iktidara getirmiştir. Bu dönemde demokratlara siyasi af çıkarılmıştır. 1973 seçimlerinde isteyen milletvekili seçilmiştir. Vatana ihanetten idam edilenler için yapılan anıt mezarda devamlı Kur-an okunuyor. Bütün ülke devamlı ziyaretlerini eksik etmiyor.

BUGÜNKÜ AK PARTİ DÜŞMANLARI DA AYNI

1960 İhtilalinin emrini veren Merhum İsmet İnönü, fetva verenler ise, iyice kaşarlanmış kişilerdi. Her birinin üç isimleri ile ihtilali haklı gösteriyorlardı. Mesela Ordinaryüs Profesör Sıddık Sami Onar, Ordinaryüs Profesör Veli Hıfzı Veldet Velidedeoğlu bir de Anayasa profesörü ilavesi de vardı. Ordinaryüs Profesör Hüseyin Nail Kubalı ve daha birkaç kişi daha vardı. Öyle bir havaya girildi ki, zaten millet,  İnönü’nün kininden korkardı. Asker’den ses çıkmayınca millet çoğunluğu adeta çöktü kaldı.

Acilen İnönü Başbakan oluverdi. Askerler emrin olur paşam diyerek selam durdu. Askerden olaya muhalif olan tek General Ragıp Gümüşpala Adalet Partisine genel başkan seçilince çoğunluk biraz nefes alabildi.

Şu anda şikayet edilen anayasa 61 anayasasıdır. Aslında 82 anayasası çok maddeleri değiştirdiği halde, 2010 yılı 12 Eylülde değişen maddeler de çok hatalı olduğu ortaya çıkıyor. Sebebi ise, Ak Parti, dini savunayım derken herkesçe bilinen isme adeta teslim olunmuş! Bunu geç anlayan Ak Parti yönetimi, hala bu ayrık otunu temizleyemedi. Bugünlerde tartışma konusu olan Anayasa Mahkemesi kararı şoke etmiştir.

Bu Anayasa mahkemesinin 10 üyesini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül atamış, diğerlerinin büyük kısmı gene Ak Parti çoğunluklu meclis seçmiştir. Yani intihar edilmiş. Bu Arada AHMET SEVER adında sesi çıkan biri var.  Bu adam Çankaya’da Abdullah Gül’ün danışmanı imiş. Can Dündar’a bir mektup yazarak destek çıktığı ortaya çıktı. Sıkı bir solcu ve yeminli Tayyip Erdoğan düşmanıdır. Fikirdaşı olan Dündar’a yalnız değilsin Can. Bak artık yalnız Türkiye değil, tüm dünya sizi konuşuyor.

Cumhuriyet Gazetesi, daha bir kez PKK’lılara terörist diyemedi. “Saldırgan” kelimesiyle şehitlerimizi küçümsediler.

Ahmet Sever, mektubunda Dündar’ın serbest kalacağını kati olarak biliyor gibi, çıktıktan sonra inadına ve göstere göstere gazetecilik yapmaya devam edeceksin.  Hem de daha gür sesle ve güçlenmiş olarak. Konuyu Kurtuluş Tayiz’in gözü ile bakınca.

KAMUNUN CANINI OKUYAN MEDYA

Kamunun canını okuyan Medya faaliyetleri nedense bu ülkede hep “ Kamu yararı” adına yapılıyor. Devletin karşısına kamu yararını koruyarak aslında “Beşinci kol” işlevi gören faaliyetlere meşruiyet üretiliyor.

Can Dündar’ın hikayesi de bu bütünün bir parçası. “ Gazeteci” kimliği Dündar’ın çevirdiği dolapları ve karıştırdığı siyasi komploları gizlemeye yetmediği gibi darbeye kalkışan paralel yapının medyadaki suç ortağı olduğu gerçeğini de ortadan kaldırmıyor.

YORUM: Türkiye’de yüz yıldan beri masonlarla Müslümanlar hep kavgalı. Aslını neslini savunanlar hep çoğunluk olmuşlardır. Karşı tarafın fikirleri hep karışık olmuştur. Farkına varmadan aslını inkar ediyorlar. Mesela bir adam tanıyorum. Üç oğlundan birini yüksekokullarda okutmuş diğerleri liseden sonra ticarete başlamış. Epey yol aldıkları sırada yüksek tahsilli iş yerinde çalışmaya başlamış. Çok geçmeden bu iş yeri dağılmıştır. Bu okullar mı bizim aslımızı, saygımızı ve insanlığımızı unutturan diye de endişe ediyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.