Siyasi Tarihimizde İlk

Bu haber 24 Ağustos 2015 - 22:37 'de eklendi ve 958 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye, tarihinde ilk olmak üzere bir erken genel seçime gidecek.

Gidecek ama nasıl?

Sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öngörüsüyle!

Evet, yanlış değil.

Bu kez Türkiye’nin erken seçime gidişi sadece Cumhurbaşkanı tarafından belirlendi.

Davutoğlu’nun ana muhalefet partileri CHP, MHP ve HDP ile 3 kez görüşmesine karşın uzlaşma sağlanamayınca, son sözü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söylüyor.

Türkiye, erken seçime gidecek.

Yasanın öngördüğü şekilde 3 aylık bir süreç gerekse de seçim daha erken tarihte yapılabilir.

Cumhurbaşkanı konuya ilişkin bu açıklamayı yapınca, yüksek seçim kurulu da görüş belirtiyor.

Seçim 2 ay sonra da yapılabilir.

Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüş belirtiyor.

Erken seçim 1 Kasım tarihinde yapılabilir.

Hal böyle olunca, söz konusu tarihte seçim yapılacak demektir.

***

Ne var ki, muhalif kanatta yer alan partilerden anında tepkiler geliyor.

Cumhurbaşkanı seçim kararını neden oldubittiye getirdi.

TBMM aynı kararı verebilirdi.

CHP ve MHP bu şekilde tavır koyarken, HDP den ses çıkmıyor.

Sebep, geçici hükümette yer alacak olmaları.

Evet…

HDP, Ahmet Davutoğlu’nu kuracağı seçim hükümetinde, dışarıdan atanması beklenen bazı bakanlarla birlikte yer alacak.

Şayet bir değişiklik olmazsa, 7 Haziran seçimleri öncesinde TBMM’ne girip giremeyeceği, yani barajı aşıp aşamayacağı tartışılan HDP, bu kez geçici hükümetin ortağı olarak yerini alacak.

Nasılsa kurulacak geçici hükümetin güvenoyu alması söz konusu olmadığı için Türkiye her koşulda erken seçime gidecektir.

***

Erken seçim kararını meclisin alması gerekirken Cumhurbaşkanı Erdoğan belirleyici olunca, ister istemez tepkiler oluşuyor.

Özellikle muhalif partiler tarafından.

Bu bağlamda gerek CHP kanadı gerekse MHP’nin konuya ilişkin yaklaşımı aşağı yukarı aynı oldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu;

Başbakan Davutoğlu seçimden ancak 40 gün sonra koalisyon hükümeti kurulması için bir teklif getirmiş olsa da, şayet öne sürdüğümüz 14 madde üzerinde anlaşma sağlansaydı, ortada önemli bir kesimin tasvip edeceği hükümet olurdu.

Bu takdirde çok daha önemli işlerin üstesinden gelinebilirdi.

Ne var ki, belirttiğim şekilde seçimden uzun süre sonra kapımızı çaldılar.

Buna karşın, tekliflerimizi iletmek bağlamında hoş karşıladık.

Başbakana 14 maddeden oluşan isteklerimizi ilettik.

Bilindiği gibi kabul edilmedi.

Oysa kabul görseydi, Türkiye için çok önemli girişimler olacaktı.

MHP’nin yaklaşımları ise daha farklıydı.

Kurulacak hükümette yer almayız ama bazı isteklerimizi yerine getirilirse, destek veririz.

MHP’nin istekleri de Ak Parti tarafından kabul görmedi.

Bu durumda geriye tek seçenek kalmıştı.

Erken seçim.

Öyle de oldu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu geçen sürede, hükümetin kurulması adına sürdürdüğü girişimlerden sonuç çıkmayınca, yasa gereği görevi cumhurbaşkanı Erdoğan’a teslim etti.

Ardından, cumhurbaşkanının ana muhalefet partisi genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hükümet kurma görevi verip vermeyeceği tartışılırken, karar belli oluyor.

Recep Tayyip Erdoğan;

Cumhurbaşkanı makamını tanımayan birisine hükümet kurma görevi veremem diyerek noktayı koyuyor.

Bu karar, sürpriz olarak nitelendirilmese de prosedür gereği ve de etik kuralların öngördüğü koşullar bağlamında yadırganmadığı söylenemez.

Yeni hükümetin kurulması için öngörülen süre de sona erince, izlenecek yol belli olmuştu.

Türkiye, kısa sürede bir erken seçim süreci yaşayacaktı.

Buda büyük bir ihtimalle 1 Kasım olarak öngörülüyor.

Anlaşılan o ki, değişiklik olmazsa, başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı BDP ve bazı bağımsızların yer alacağı hükümet, ülkemizi seçime taşıyacak.

Hem de, epey fırtınaların koparılacağı seçim süreci içerisinde.

Demek ki Türkiye, tarihinde ilk olmak üzere bu türden bir seçime daha tanık olacak.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.