“Siyasi mevtaları yazmayacak mısınız?”

Bu haber 07 Mayıs 2019 - 0:58 'de eklendi ve 2.118 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

2019 Yerel Seçimleri ile ilgili değerlendirmelerimizi ilçe ilçe yaptık.

Bunu yaparken Büyükşehir Başkan adaylarından Dr. Osman Gürün ile Dr. Mehmet Nil Hıdır‘ın  ilçelerde partilerinin adaylarının aldığı oylarla karşılaştırmalarda da bulunduk.

CHP‘nin kaybettiği ilçeleri neden kaybettiğini, AK Parti‘nin alabileceği ilçeleri neden alamadığını anlamaya, anlatmaya çabaladık.

Elimizden geldiği kadar objektif davranmaya çalıştık ve olumlu, olumsuz eleştiriler aldık.

Olumlu eleştiride bulunanlar da, olumsuz eleştiride bulunanlar da; herkesin ortak sorusu ise “Behçet Saatcı ve Mehmet Kocadon’u neden değerlendirmediniz?” oldu…

Arada “Siyasi mevtaları yazmayacak mısınız?” diye soranlar da çıktı.

Siyasi mevta” olur mu?

xx           xx           xx

O soru bana çok şey anımsattı.

Neredeyse 7 yıl oldu… Temmuz ve bir Ramazan ayıydı. Kurşunlu Camii avlusunda “Camilerimiz, Katreler ve Kareler” adıyla bir fotoğraf sergisi açılmıştı. Türkiye‘de ilk kez cami avlusunda bir sanatsal etkinlik yaşanmıştı. Bu da Muğla‘ya yakışırdı.

Muğla‘nın “gazetecisi” azdır, ama “cemiyeti” boldur. Marmaris‘teki Gazeteciler Cemiyeti de faaliyette ise 4 cemiyetimiz olmalı… Bir ara platformumuz da oldu! O zaman benimde üyesi olduğum Muğla Gazeteciler Platformu‘nun üyelerinden Kayber Avcı açmıştı o sergiyi. Sergide Muğla‘nın eski kent dokusu içerisinde yer alan tarihi camilerde çekilmiş “insan ve inanç” ilişkisi üzerine yaklaşık 40 adet fotoğraf yer alıyordu.

Büyük ilgi gören serginin Proje ve Sanat Danışmanlığını platform üyelerinden Nejat Altınsoy yapmıştı. Serginin açılışında o zaman Muğla Belediyesi Başkan Yardımcısı olan Yavuz Kayı, Nejat arkadaşımıza “Muğla’nın kuşlarının fotoğraflarını da çekin” önerisinde bulunmuştu.

Kinayeli bir öneriydi bu… “Siyasi mevta” da öyle. Kinayeli bir kavram…

xx           xx           xx

Bir de fıkra aklıma geldi. Rahmetli babam anlatmıştı. İki kafadar mahalle kahvesinde otururlarken sıkılmış olmalılar, birisi ötekine “Hadi gel mahallenin ……. sayalım” demiş.

Öteki “Olur” demiş. O birisi “Filancanın karısı, falancanın kızı…” diye başlamış saymaya, ama öteki hemen “Höst..” diye müdahale etmiş. “Senin karı, benim karı ne olacak? Kızlarda var” deyince, o birisi “Olur mu öyle şey. Bizimkilerinin nesi varmış..” diye terslemiş. Öteki şöyle karşılık vermiş:

El alemin karısını, kızını sayıyorsun. Başka yerde de bizimkilerini sayarlar.

Bu “siyasi mevta” işi biraz da böyle…

Sen sana göre birilerini “siyasi mevta” ilan edersin, bir başkası da bir başka yerde senin kendine yakın bulduğun isimleri ilan eder…

xx           xx           xx

Siyasi mevta” siyasal olarak bitmiş, halkta karşılığı olmayan siyasetçiler için kullanılan bir tanımlamadır. Peki buna kim karar verir?

Mahalle kahvelerinde ve akşamcı masalarında herşeyi bildiğini sanan herkes karar verir!

Bir gazeteci olarak ben veremem… Verirsem, bu bir “subjektif” karar olur.

Bu anlamda kararı verecek olan her zaman olduğu gibi halktır…

Yani bir siyasi seçim kaybetti diye, başarısız oldu diye “mevta” olmaz. Bunun için artık söyleyecek sözü ve sözlerini dinleyenler de olmaması gerekir.

Bir seçim kaybetmiş veya siyasi başarısızlığa uğramış bir kişi için sırf bu yüzden “siyasi mevta” tanımlamasında bulunmak “subjektif” bir değerlendirme olmakla birlikte aslında bir çeşit “itibarsızlaştırma” çabasından öteye geçemez…

Aslında en çok ta muhatabını “itibarsızlaştırmak” için kullanılan bir tanımlamadır bu…

xx           xx           xx

Muğla‘nın eski belediye başkanı ve milletvekillerinden bakanlık ta yapmış olan Erman Şahin bu mesele için iyi bir örnektir. Tabiki Şahin siyasi mevta”ya örnek değildir!

Siyasi mevta” her zaman, herkes için olmasa da “objektif” bir tanımlama olduğu hallerde vardır.

1973‘te Muğla Belediye Başkanlığı‘na seçilen ve 3 dönem belediye başkanlığı yapan Erman Şahin 1989‘da yeniden belediye başkanlığı için aday adayı oldu, ama Orhan Çakır‘ın karşısında önseçimi geçemedi. Daha önce il, ilçe başkanlığı ve Şahin‘in başkanlığında meclis üyeliği ve başkan yardımcılığı yapmış olan Orhan Çakır o seçimde Belediye Başkanı oldu.

Erman Şahin seçimden sonra yapılan CHP delege seçimlerinde de Orhaniye Mahallesi‘nde delege seçilemedi ve rakipleri tarafından “siyasi mevta” ilan edildi.

Ancak o Erman Şahin 2 sene sonra 1991 seçimlerinde önseçimi geçip Muğla Milletvekili oldu ve 19. Dönem Muğla Milletvekilliği sırasında Şehircilikten sorumlu Devlet Bakanlığı ve Bayındırlık Bakanlığı görevlerinde bulundu.

Yani sizin, bizim “siyasi mevta” demenizle öyle olmuyor.

Bu tanımlamayı birine, birilerine yakıştıran sadece “itibarsızlaştırma” girişiminde bulunmuş oluyor. Bunu yaparken kendinizi itibarsızlaştırma tehlikesi ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz…

xx           xx           xx

CHP Yatağan’ı, Ula’yı, Dalaman’ı, Ortaca’yı kaybetti.

Kalkıp Ümit Karaaslan‘ı, Muhammet Şaşmaz‘ı, Halil Arslan‘ı, Mehmet Sertkaya‘yı ve hatta seçim sürecinde en büyük performansı gösteren Ortaca İlçe Başkanı Evren Tezcan‘ı “Siyasi mevta” ilan edebilir miyiz? Ümit Karaaslan‘ın veya Evren Tezcan‘ın yarın bir gün CHP Muğla İl Başkanı olmama ihtimali var mı? Bence yok…

Önümüzdeki İl Kongresi’nde Evren Tezcan belki dağılmasında kendisinin de katkısı olduğu Ortaca’yı toparlamayı tercih edebilir, ama Ümit Karaaslan veya Mehmet Sertkaya CHP İl Başkanlığı’na aday olursa şaşırmamak lazım.

Köyceğiz eski belediye başkanı Salih Erbay için de “siyasi mevta” diyenler varmış. Komik…

Neye göre, kime göre mevta? Aday olmadı ki… Olsa da fark etmezdi… 2014‘te başkanlığı çok az bir farkla kaybetti. Eğer buysa bu da O‘nu mevta yapmaz ki… Oğlunu parlamentoya taşımış biri nasıl mevta olabilir ki?

Siyasetçi kendisi “bitti” demeden, siyaseti bitmez…

xx           xx           xx

Bu seçimin Büyükşehir adaylarından Mehmet Kocadon ve Behçet Saatcı için “siyasi mevta” denebilir mi? Eğer böyle bir şey diyen varsa, bu diyenin ya bu iki ismi “itibarsızlaştırmak” gibi bir derdi vardır ya da bulunduğu yeri, yaptığı işi değerlendirmesinde yarar vardır. Bulunduğu yerde, yaptığı işte mevta olmuş olabilir…

Kulakları çınlasın, CHP‘nin geçmişteki başarılı il başkanlarından Tuncer Besi Siyaset vakit ve işidir” derdi. İkisi de var Kocadon‘da… Yarın bir gün Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı olsa hiç şaşırmam. Mütavazı davranırsa İl Başkanı da olur… Söyleyeceğini de söylemeye devam eder.

Herhangi bir partiden, hatta AK Parti’den millertvekili olursa da şaşırmam…

En az Kocadon kadar Behçet Saatcı da vakte ve nakte sahip… İsterse İYİ Parti Muğla İl Başkanı olabileceği gibi, İYİ Parti Genel Merkezi‘nde de görev alabilir. Olası erken genel seçimde İYİ Parti‘den veya Bağıımsız Milletvekili seçilirse de şaşırmam. Geçen hafta Ankara‘da “Ülküdaşı”, dostu Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş‘ı ziyaret etti. Kendisi Muğla‘ya dönmeden, “Yavaş’a danışman olacak” söylemi Muğla‘ya ulaştı.

Neden olmasın?

xx           xx           xx

Süleyman Demirel‘in “Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir..” sözünü herkes bilir. “Siyaset uzun soluklu bir maratondur” diye de bir söz vardır.. Onu kim demiş bilmiyorum. Doğruluğunun en önemli kanıtı rahmetli Demirel ile rahmetli Bülent Ecevit‘tir. 12 Eylül‘ün 10 yıl siyaset yasağına takıldıklarında “siyasi mavta” olmadılar. Daha sonra bir Başbakan olurken biri Cumhurbaşkanı da oldu.

Meslekte 40 yılı geçtim. Yaşam bana siyasetin mezarlığının veya çöplüğünün “vazgeçilmez olduğunu sananlarla” dolu olduğunu ama orada “siyasi mevta” bulunmadığını gösterdi…

——————————                                                          ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Siyasette sorun güç sahibi olmak değil, gücü paylaşamamaktır; paylaşılmayan güç biriktireni önce yalnızlaştırır; sonra yok eder. (İbn Haldun)

ÇİVİ

Arkadaşım, “Bu seçimlerde aday olmayan eski başkanlar Fevzi Topuz, Kazım Turan ve Salih Erbay siyasi mevta ilan edilmiş. Seçime katılmayanlar mevta mı oluyor?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

———————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 07 Mayıs 2019 / 09:18

Günaydınlar,
bugün gündem akşamdan değişti ama bu yazınız da çok önemli ayrıntılar var,
Muğla’mızda kemikleşmiş bir CHP oyu ve gücü var ama öte yandan da Muğla’nın tarihsel değerleri,yer altı ve yer üstü kaynakları,sistematik yöntemlerle günün telaşı, ekmek davası ve görebildiği kadar gelecek kaygısına düşen milletin ortak tavrı maalesef milletin depolitize olup siyasetten itiraf gelmesi sonucu, partilerin örgütsel çalışmalarına aktif katılım yapmayınca meydan, SİYASET SİMSARLARINA KALIYOR, TÜM İNANDIĞIMIZ İLKELERE RAĞMEN,
EYLEMİ İLE SÖYLEMİ BİR OLAMAYANLARIN DOLDURDUĞU VICIK VICIK BİR ÇAMUR SİYASETİNE MARUZ KALIP, ENERJİMİZİ BU MAKUS TALİHE HARCAMAK ZORUNDA KALIYORUZ…
bu sürecten beslenen harisler bu tür siyasi mevta filan fiskir mevzuları ile kendilerine tatmin yaratmaya çalışıyorlar herhal, siz de; “-seçime katılmayan mevta mı olur?” diye sormuşsunuz ama, bizler seçime aday adayı olarak katıldık, Salih Erbay da dahil, ama önceden belirlenmiş kendi adamlarını aday edip bizim hakkımızı yediler, şimdi biz seçime katılmamış mı oluyoruz, hakkı yenilmiş mağdur mu oluyoruz?
selamlar,

Reşat Öztepe 07 Mayıs 2019 / 13:51

Gocuman; yazınızı en az iki defa okudum. “siyasi mevta” konusu,tarihimizde bunun örnekleri vardır mutlaka. Ancak; Siyaseti yada siyasetçiliği “‘MESLEK'” haline getirenlere bu işin kaymağını yiyenlere ne ad vereceğiz. sevgi ve saygı.

HÜSEYİN AKAR 07 Mayıs 2019 / 13:53

Behçet Saatçı İyi Parti İl Başkanı olmaz. Çünkü Metin Ergün ile anlaşamazlar.