SİYASETİN ETİK KURALLARINI HİÇE SAYARSANIZ!..

Bu haber 23 Nisan 2012 - 0:00 'de eklendi ve 655 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Dünyanın hangi ülkesinde işlevini sürdüren siyasi teşekkül olursa olsun asıl olan, etik kuralların yerine getirilmesidir. Aksi halde, parti bünyesinde birtakım çalkantılar olduğu gibi
toplumun tasvip ettiği uygulamalar olmaktan uzaktır. Bu nedenle kim olması gerektiği şekilde hareket etti, her kesim tarafından takdire şayan görülür. Dolayısıyla siyasi partiler tarafından aynı kriterlerin ne ölçüde yerine getirilip getirilmediği hususu, dikkatle izlenen bir politikadır. B a ş k a ü l k e l e r b i r y a n a Türkiye’deki siyasi teşekküllerin etik kurallar bağlamında nasıl bir yol izlediklerine bakalım. Geçmişten günümüze, tasvip edilen bir uygulamanın müsebbibi oldular mı? Siyasi partilerin izlediği politika her kesim tarafından takdirle karşılandı mı? Yoksa, parti içi dengeleri alt üst eden bir uygulama mı egemen oldu? Ülkemizin çok partili döneme geçtiği 1946 yılından günümüze ülke genelinde yer eden siyasi partilerin neredeyse tamamı, söz konusu kuralları yerine getirmekten uzak kaldılar. Her ne kadar 1950-1960 yılları arasında varlığını sürdüren Demokrat Parti, 1963 yılından sonra iş başına gelen AP, 1974 yılında ülke yönetiminde gördüğümüz CHP, 1983 yılında ANAP, nispeten parti içi demokrasiyi uygulayanlar olarak görülse de, eksiklikler yok değildi. Elbette demokratik kurallar içerisinde milletvekili aday belirlemesi yapıldı ama o kadar! Aynı süreçlerde yine partinin yetkili kurulları, özellikle başbakan k o n u m u n d a k i l e r , a d a y l a r ı n belirlenmesinde daha bir yetki sahibiydi. Geriye dönüp baktığımızda, ilişkin olarak aynı süreçleri birebir yaşayanları dinlediğimizde anladık ki, parti içi demokrasi tüm kural ve kavramlarıyla işletilmemiş. Bütün bu gelişmeler içerisinde, dikkat çeken parti CHP idi. Zira, parti içi demokrasiyi en iyi şekilde uygulayan siyasi teşekküldü. H e m m i l l e t v e k i l i a d a y belirlenmesinde hem de yerel bazdaki il ve ilçe kurullarının teşekkül etmesinde, halkın iradesine saygı gösterildi. Ancak…
Bir zaman sonra onlarda üzüm üzüme baka baka kararır misalidiğerlerine uydu. Her ne kadar son yapılan genel seçimde
Olması gerektiği şekilde, yani halk iradesinin egemen olduğu bir yol izleseler de geçmişte yürütülen politikalar zihinlerden silinmiş değil. Yaklaşık 10 yılın üzerinde ülke yönetiminde görev sürdüren AK Parti için de durum farklı olmadı. Bir takım kamuoyu yoklamaları
ve halkın temayülü adı altında aday belirleme girişimleri sürdürülmesine karşın, sıralamaya
bütünüyle riayet edilmedi. Diğer partilerde olduğu gibi yine partinin yetkili kurulları ve de
başbakanın belirlediği isimler listeye girebildiler.
***
Bu durumda, partilerin izlediğipolitikaların demokrasiyle bağdaştığıve de etik kuralların geçerli olduğu
söylenemez.Aslında, her seçim sürecindeolduğu gibi yeniden bu konuyu kalemealmam, Muğla DP İl Başkanlığıseçimine ilişkin yapılan kongredeizlenen politika üzerine.D ü ş ü n ü n k i g e ç m i ş t e demokrasiyle bağdaşmayan hatalar nyüzünden bugün olmak veya olmamak noktasına gelen aynı parti, yine bildiğini okumakta devam ediyor. Elbette, başkanlığa aday olanlar
listeyi kendisi yapar. Buna kimsenin müdahale hakkı yoktur. Ancak… Siyasetin etik kuralları ihlal edilmediği sürece bu geçerlidir. Buna karşın görüldü ki, DP il yönetiminin oluşturulması ve büyük kongre delegelerinin tespitinde, hissiyat egemen. Oysa asıl olan, siyasetin etik kuralları gereği, bu tür yönetimlerin teşekkülü ve Ankara delegelerinin belirlenmesinde, uzunca süre
partinin değişik kademelerindebihakkın görev yapanların listede
yer almasıdır.
Buna karşın ne yapılıyor? Bugüne değin hiçbir siyasi partide gözlenmeyen bi r uygulamayla, bazı ilçe başkanları, büyük kongre delegesi yapılmıyor. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Bir partinin her şeyinden sorumlu ilçe başkanları kurultay delegesi yapılmazsa, bunun hissi
davranıldığının ötesinde nasıl bir izahı olabilir? Kimsenin geçerli bir sebeple izah edebileceğini de sanmıyorum. Her halde, Türkiye şartlarında en uzun süre iktidar olan bir misyonun neden bu hale geldiği, bu ve benzer politikalar yüzünden olsa gerek.
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.