SİYASETİN EGEMENLERİ

Bu haber 21 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 587 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla AKP Kadın Kolları Teşkilatı tarafından düzenlenen istişare toplantısında Milletvekili Dr. M. Nil Hıdır diyor ki;
Siyasette kadınlar güçtür.
Bu açıklama, iddialı bir söz olduğu kadar, cevap arıyor.
Aynı vurgu, ilgili toplantıda kadınları onurlandırmak için söylenmiş bir söz müdür?
Yoksa hakikatte böylemi?
Bir kere kabul edelim ki, kadınlar her alanda bir başarının temsilcileri.
Gerek aile hayatında, gerekse bu tür sosyal içerikli birlikteliklerde, önemli rol üstlenenler.
Daha bir dikkate değer olan, ne zaman benzer oluşumlar içerisinde kadınlar var.
Her kim olursa olsun, kendine bir çeki düzen verir.
Davranışlarını ayarladığı gibi ulu orta konuşmaktan kendini alamaz.
Hal böyle iken, milletvekili Hıdır’ın şahsında siyasi teşekküllere seslenmek istiyorum.
Sizler, çoğu kez yeri göğe sığdıramadığınız kadınlarımız için, iş başa düştüğünde ne yapıyorsunuz?
Yani seçme ve seçilme hakkı söz konusu olduğunda, asıl olan demokrasi diyerek gereğini yerine getiriyor musunuz?
Hıdır’ın ifadesine göre her biri birer güç ise, neden yerel ve genel bazda erkekler ezici bir çoğunluğa sahipler?
Neden siyasi teşekküller ve de parlamento çatısı altında kadınlar, bir elin parmakları kadar sayıya, ancak ulaşabiliyor?
Siyasiler cevap vermekten kaçınırlar ama ben söyleyeyim.
Bunlar, kadınlarımızın gönlünü almak için söylenmiş yaldızlı laflar.
Aksi olsaydı, onların gerçekten bir güç olduğu gerçeğinden hareketle önleri  açılır.
Eşit sayıda olmasa bile bugünkü rakamdan çok daha fazla sayıda, temsil etmeleri sağlanırdı.
***
Bu konuda çoğu kadınımızın farklı düşündüğü sanmıyorum.
Onlar, erkekler tarafından engellendiklerinin farkındalar.
Buna karşın ses çıkarmamaları, 2 nedenden dolayı.
Birincisi parti içerisinde bir kaos yaşansın eğiliminde değiller.
Kısaca bu durumda çıkacak bir kargaşanın faturası kendilerine kesilsin istenmiyor.
Bir ikincisi, genelden yerele eğilimin erkek egemenliğinde olduğu bilincindeler.
Onlar biliyorlar ki, ne etseler, nasıl bir girişimde bulunsalar da genel teamülü değiştiremeyecekler.
Bu yüzden sade milletvekili Hıdır değil, her bir parlamenterin zaman zaman kadınlara yönelik açıklamaları, yarım elma gönül almadan başkası olamaz.
Dolayısıyla, hiç birbirimizi aldatmayalım.
Şirin görünmek için olduğumuzdan farklı davranışlar sergilemeyelim.
***
Bizde böylede, başka ülkelerde durum nedir? diye bakıyorum.
Özellikle demokrasinin tüm kuram ve kavramlarıyla işletildiği ülkeler, bizim sergilediğimiz eğilim içerisindeler mi?
Yoksa, demokrasinin kuralları harfiyen işletiliyor mu?
Gördüğümüz, bizdekinden çok farklı olduğu.
Elbette parlamento çoğunluğu kadınlardan teşekkül değil.
Ama toplam sayısının yarıya yakın bir kesimi, kadınlardan müteşekkil.
Demokrasiyle yönetilen ülkelerden başta ABD olmak üzere, bütünüyle Avrupa Kıtasında yer alan ülkelerin çoğunluğunda gördüğümüz tablo bu.
Yani, kadınların temsil hakkı, bizdeki gibi sembolik değil, gerçek rakamlar içeren sayıda.
***
Denebilir ki, ne yapmalı?
Ne etmeli de, kadınlarımız sözde değil özde temsil hakkına sahip olsunlar?
Bu öyle içinden çıkılması karmaşık bir yöntem değil.
Değil mi ki, demokrasiyle yönetilen ülkelerde asıl olan kuralların eksiksiz yerine getirilmesi.
Bizde aynısını yapmak durumundayız.
Onların gerçekten itici bir güç oldukları gerçeğini gözardı etmeden, temsil etme hakları verilmeli.
Ancak bu şekilde bir yol izlenmesi halinde, ülkemizde gerçek demokrasiden dem vurabiliriz.
Yoksa, erkekler ne denli parlak sözler sarfederse etsin, erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü bir ülke olmaktan asla kurtulamayacağız demektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.