Siyasetin Cilvesi

Bu haber 28 Nisan 2015 - 23:33 'de eklendi ve 7.005 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

7 Haziran seçimlerine yönelik olarak altı çizilmesi gereken o kadar çok ayrıntı var ki!

Her birinin diğerinden geri kalır tarafı yok.

Hal böyle olunca, galiba siyasetin cilvesi diyoruz.

Aslında kısa bir süre önce kaleme aldığım yazımda;

Bu defa gerçekleştirilecek milletvekili seçimleri öncesinde bir hareketlilik yok.

Her ne kadar seçimlere epey zaman olsa da önceki yıllarda farklıydı.

Çok önceden ülke seçim havasına girer.

Seçime katılacak partiler Türkiye genelinde atağa kalkardı.

Ne var ki şimdi öyle değil.

Şunun şurasında bir ayı biraz geçen süre olmasına karşın liderler dışında bir hareketlilik yok.

Ardından ekledim.

Acaba halkımız, ülke genelinde yayın yapan Medya organlarını takip ettiği için mi, ilgisiz?

Yoksa, bir kayıtsızlık mı söz konusu?

Bir not daha düştüm.

Aynı seçimler adına son düzlüğe girilsin.

Önceki yıllarda olduğu gibi aynı hava eser.

Nasılsa yasal engelde ortadan kalktığına göre.

***

Dediğim gibi gelişmeler bu şekilde seyrediyor.

Henüz seçime yönelik Yüksek Seçik Kurulu tarafından izin verilmediği için şu aşamada meydanlar sadece liderlere ait.

Bir istisna hariç.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan…

Her ne kadar, konumu gereği taraf olmaması gerekirken halka hitap etmekten kendini alamıyor.

Yıllardır alışkın olduğu için istese de inzivaya çekilemiyor.

Fırsat bulduğunda, yatırımlar ağırlıklı olmak üzere birçok oluşumlar adına vatandaşlara sesleniyor.

Ne var ki Erdoğan’ın bu tutumu, muhalif kesimin şiddetli eleştirilerine muhatap olmaktadır.

Cumhurbaşkanı tarafsızlığını yitirdi diyen genel başkanlar yanında, belirli bir kesim farklı yaklaşım içerisinde.

Madem ki halka hitap etmeyi bu denli çok seviyor.

O zaman parti genel başkanlığından ayrılmasaydı.

O takdirde bol bol konuşurdu.

Kısaca şu aşamada meydanlarda sadece parti genel başkanları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan var.

Dedim ya seçime yönelik yasaklar kalktığında liderlerle birlikte, vatandaşlara seslenen hatipler çıkacaktır.

***

Buna karşın dikkat çekmenin ötesinde bir o kadar çarpıcı gelişmeler olmuyor değil.

Özellikle daha dün bir bugün iki olmasına karşın liderlerin birbirlerine göndermeleri üzerine tek bir şey söylenebilir.

Değişen bir şey yok.

Geçmişte nasılsa şimdi de aynı.

Parti genel başkanları ve de ön görülen sözcüler, karşı tarafı eleştirirken ne göz bırakıyor ne de kaş.

Ardından yorum getiriliyor.

Elbette sadece ülkemizde değil dünyanın neresinde olursa olsun bu tür seçimlerde bir adım öne geçebilmek için dozajı aşan göndermeler oluyor.

Siyasetin doğasında bu var.

Ama, ardından ekleniyor.

Özellikle demokrasinin tüm kuram ve kavramlarıyla işlerlik kazandığı ülkelerde eleştirilerin dozu bizdeki gibi değildir.

Belirli bir çerçevede eleştiriler yapılır.

Ya bizde?

Öylesine ağır ithamlar var ki?

Hal böyle olunca vatandaş gerçekten merak ediyor.

Acaba bu liderler, seçimler bittikten sonra nasıl birbirlerinin yüzüne bakacaklar?

Bende diyorum ki bakarlar.

Geçmişte de benzer sataşmalar olmuştu.

Seçimler bittikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranışlar içerisine girerler.

Nitekim girdiler de.

Elbette başka türlü olamazdı.

Doğrusu buydu.

Yine de acaba! diyorum.

Birbirlerine göndermelerde bulunurken biraz daha ölçülü olamazlar mı?

Siyasetin cilvesi gereği eleştiriler olsa da keşke, biraz daha saygı çerçevesi dikkate alınabilse!

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.