SİVİL DARBE NE ANLAMA GELİYOR?

Bu haber 18 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 1.084 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Bizde sivil darbe denilince akla gelen, Necmettin Erbakan ile Tansu Çiller’in ortak hükümetinin son bulmasıdır. O olayda askerlerin rolü vardır. Bizlere ve millete şoke eden günün Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in kimliği olmuştur. Başkalarının tavırları veya öyle istemeleri hatırlanmıyor bile! 20 sene genel başkanı olduğu partisinin lideri Çiller’e hükümeti kurma görevi verilmiyor, siyasi arenada hep didiştiği Mesut Yılmaz’a hiç hakkı yokken görev veriliyor. Özelliği nedir bu Mesut Yılmaz’ın? Ecevit’in yakın dostu oluşu mu? İkisi bir yere gelince gene azınlıkta kalanlara, destek olarak Deniz Baykal’ı buldular. Şimdi anlıyoruz ki, hem asker ve hem de hukukçular bir araya girmişler. Aynen bu günkü Ergenekon dostu basın ve aynı kavağın kaşığı olan üniversitelerin bazıları hava oluşturmuşlar.
Şimdi neler görüyoruz; Atatürkçü Aydınlar denilen kişilerin hastanesinde Ecevit için neler olmuş? Merhum Ecevit’in en yakını anlatıyor. Hastanede nerede ise ölecekti, bırakmak istemediler. Ama ısrarla çıkardık ve hiç tedavi edilmeden dahi yürümeye başladı. Buna ne denir? Raporları bulamıyorlar. Oysa hastanenin kendisini savunması için raporları delil olarak göstermesi gerekecektir. Ama raporlar o an yok edilmiş. Bunu Merhum Ecevit’in yakını söylüyor.
Mesut Yılmaz hükümetine dışardan destek olmaya razı edilen Deniz Baykal, baktı ki hükümet başarılı gidiyor, hemen telaşlandı ve erken seçim istedi. Tabi ki azınlık olduğu için iki şık vardı. İstifa etmek veya erken seçime razı olmak. Erken seçime mecburen razı olan Mesut Yılmaz ile Ecevit, yapılan ilk seçimde tekrar iktidar oldular. Erken seçim isteyen koskoca CHP barajı bile aşamadı. Üçlü koalisyon dönemini yaşıyorduk. Aralarından bir Cumhurbaşkanı seçemediler. Devreye Asker girdi ve Anayasa Mahkemesi Başkanı iken Cumhurbaşkanı adayı olacak emri verildi. İşte Yeni Çankaya, yeni YÖK, boşalan Anayasa Mahkemesi üyeleri yenilendi, Danıştay, Hakimler Yüksek Kurulu bir çok rektör de yenilendi. Kadro tamam olmuştu ama, millet bu oyunları yutmadı ve sandığa giren bu ekip oradan çıkamadı. Yalnız bir değişiklik oldu, Ecevit gitti bu defa Deniz Baykal geldi.
Acaip bir netice ortaya çıktı. Bu defa seçilmeden makamda olan, sivil ve asker birleşerek, kırk yıllık yani olan Demirel bile ekibe dahil edildi. Var güçleri ile AK Parti için yok etme çareleri, çalışmaları başladı ve hala da devam ediyor. İlk, 360 milletvekili ile meclise gelen partinin genel başkanını bir hukuk oyunu ile seçilmemiş saydılar. Adam gitti aylar sonra yeniden seçilerek partisinin başına geçti. Ünlü Cumhurbaşkanımız sana görev vermem diyordu. Ama bir formül bulamadılar. Mecburen Başbakan olarak görev verdi veya ekip olarak, dünyadan utandılar mı ne verdiler. İşte, asker, yargı, YÖK, kart horozlar basını, bu arada baroları unutmayalım!
Neleri kullandılar, ne boş kafalı lider müsvetteleri gördük. Erkan Mumcu ile Mehmet Ağar olayı başlı başına bir yazı konusudur. Elinde 21 milletvekili varken meclisi tıkayan, bu suretle Cumhurbaşkanı oylamasını engel olanlara merak ediyorum şimdi nerede? Partinin kapanması gündemde iken hemen istifa ettirilen Abtullatif Şener’e ne oldu mu diyelim?
Doğru Yol Partisi ile Anap 15 sene sonra birleşebildi. Türk siyasetine faydaları olur diyorum. Neden ve nasıl faydalı olurlar, onu başka yazımda açıklayacağım.
Bu gün ülkenin sıkıntısı Hukuk ihtilali arayanlardır. Onların da bir çoğunun kirli çamaşırı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Gene bu günlerde içimizi yakan insanlığımızdan utandıran faili meçhul cinayete kurban gidenler; Aileleri toplanmışlar, katillerin bulunma zamanıdır. Her türlü melaneti yapanlar ortaya çıktığına göre, kocamızı, babamızı, kardeşimizi öldüren katilleri de aynı mahkemede arayın , diye feryat ediyorlar.
Başbakan diyor ki; Şapkamı alıp da gitmedim. Mücadelem hiyaneti önlemektir. Milletim için varım. Yapanın yanına kalmayacak.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.