Sıtkı Koçman’ın Anısına

Bu haber 29 Mayıs 2015 - 0:45 'de eklendi ve 1.030 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Sadece Muğla geneli değil ülkemizin birçok yerleşim biriminde Sıtkı Koçman ismini bilmeyen yoktur.

Olamazda.

Zira o, yaşamı boyunca yer ettiği her merkezde kişisel ve kurumsal olarak derin izler bırakmış.

Onun için Sıtkı Koçman ismi telaffuz edildiğinde bu çevreler kendisini minnet ve şükranla yadeder.

Tıpkı Muğla Üniversitesi gibi.

Aynı eğitim kurumu isminin Sıtkı Koçman Üniversitesi olarak tescil edilmesi onun Muğla’ya, Muğla’nın ona ne denli gönülden bağlı olduğunun belirgin göstergesidir.

Ne mutlu ona ki, aramızdan ayrılıp ebedi istirahatgâhına çekileli 10 yıl olmasına karşın unutulmuş değil.

Yılın her anında zikredildiği gibi özellikle ölüm yıldönümlerinde herkes aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor.

Aksine hareket edilemezdi.

Hiçbir fani rahmetli Sıtkı Koçman kadar, eğitim gönüllüsü olarak devlete ve de onu yüceltecek gençlerin yolunu bu denli açmadı.

Eğer rahmetli Koçman, günümüz koşullarında dahi takdire şayan bir meblağı hiç düşünmeksizin üniversite adına harcamışsa,

Bugün onca gençlerimiz, onun yükselttiği eğitim kurumlarında geleceğe hazırlanıyorsa,

Ve eğitime uzanan yardım eli hiçbir faniye nasip olmayan bir meblağ içeriyorsa, Her birimize düşen tek bir görev vardır.

Rahmetli Sıtkı Koçman’ın aziz hatırası önünde saygıyla eğilmek.

Her dem ona olan saygı ve bağlılığı göstermek.

Aslında gösterilmiyor değil.

Aramızdan ayrıldığı 2005 yılından bu yana üniversite camiası ve de Muğla halkı rahmetli Koçman’a minnet ve şükran duygularını iletmekte kusur etmiyor.

Nitekim üniversite camiasının her yıl “SITKI KOÇMAN GÜNLERİ” düzenlemesi ona ne denli bağlı olunduğunun belirgin göstergesidir.

Üstelik bu sadakat, üniversite var olduğu sürece devam edeceğinde şüphe yok.

Etmeli de.

Dedim ya, günümüz koşullarında bir fani, Türkiye’nin çağdaş bir yapıya kavuşması ve de dünya ülkeleri nezdinde layık olduğu yerde olması için tahminlerin üzerinde bir yardımı düşünmeksizin bu eğitim kurumu için harcamışsa, herkese düşen görev, minnet ve şükran duygularını ifade etmektir.

Başka türlü düşünmek asla bizlere yakışan tutum ve davranış olamaz.

İşte bu bilinçle hareket eden bir değerli büyüğümüz var Muğla’da.

Her yıl olduğu gibi bu senede rahmetli Sıtkı Koçman’ın anısına, birçok etkinlik sergileme çabası içerisinde.

Böylesine duyarlılık gösteren hemşehrimiz Alaaddin Arpat.

Ölümünün 10.yılında ona olan bağlılığımızı göstermek için büyük bir çaba içerisindeyiz diyen Arpat, rahmetli Sıtkı Koçman’ın manevi evladı olarak kabul ettiği bir isim.

Arpat, Koçman’ın güvenini kazanan birisi olarak yıllar boyu beraber olmuşlar.

Şimdi, aralarındaki, sevgi ve saygıya istinaden, ölümünün 10.yılında daha görkemli bir anma töreni düzenleme eğilimi içerisinde olduğunu vurguluyor.

Diyor ki;

Bir kere, onun aziz hatırasına saygı anlamında bir organize düşünüyorum.

Sergileyeceğimiz etkinlikler en az 3 gün sürecek.

Peki nasıl bir etkinlik düşünüyorsunuz? dediğimde, gerçekten dikkate değer olmanın ötesinde ilginç bir anma töreni olacağı anlaşılıyor.

İlk gün, üniversite bünyesinde ve cezaevinde lokma döktüreceğim.

İkinci gün, bu kez Kurşunlu Camii çevresinde lokma döktürmek istiyorum.

Ancak diyor Arpat, 2.gün etkinliğimiz bununla sınırlı kalmayacak.

Üniversite ATM Salonu ve Muğla Kültür Merkezinde “Atatürk ve Din” başlığı altında konferans verilecek.

Sıtkı Koçman’ın hatırasına hürmeten düzenlenecek anma töreninin 3.gününde 2 konser verilecek.

İlki saat 17-20.00 bir diğeri 20.30-23.00 saatleri arasında Atatürk’ün sevdiği şarkılardan oluşan konser verilmesini sağlayacağım.

İlişkin olarak önemli bir ayrıntının altını çiziyor.

Tüm bu etkinliklerde görev üstlenenlerden biri Prof.Dr. Bayraktar Bayraklı olacak.

Anlaşılan o ki Alaaddin Arpat, bir müstesna insan rahmetli Sıtkı Koçman anısına, unutulmayacak bir program yaratma eğiliminde.

Ne mutlu ona ve Koçman Ailesine ki, milli eğitimin temel taşları arasında yer alan üniversitenin çağdaş bir yapıya kavuşması adına hiçbir şeyi esirgemek istemiyorlar.

Dolayısıyla bize düşen görev başta hemşehrimiz Alaaddin Arpat olmak üzere emeği geçen herkesi yürekten kutlamaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.