Sıtkı Koçman’a Hizmet Ödülü…

Bu haber 11 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 965 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin Kasım’ın ilk haftası gerçekleştirilen “Sıtkı Koçman Günleri”nden önce Cumhuriyetimizin kuruluşunun 86. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Cumhuriyet Balosu”nda Valiliğin bu yılki “Hizmet Ödülü”nün rahmetli Sıtkı Koçman’a verilmesinin uygun görüldüğü açıklanmıştı.
‘Hizmet Ödülü’ Cumhuriyet Balosu’nun açılışında rahmetli Koçman’ın kızı Emine Okşan Koçman’a verilmek istenmişti. Ancak hanımefendi gelemediği için ödül de verilemedi.
 
xx           xx           xx
Muğla Valiliği ‘Hizmet Ödülü’ Vali Dr. Ahmet Altıparmak tarafından rahmetlinin kızı Emine Okşan Koçman’a geçen günlerde Muğla İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’nde verilebildi.
Rahmetli Sıtkı Koçman bu ödülü fazlasıyla hak ediyor.
Keşke bu ödülü yaşamında kendisi alabilmiş olsaydı…
 
xx           xx           xx
Nedense biz bunu çok yapıyoruz.
Kör ölünce badem gözlü oluyor!..
Rahmetliye ‘Hizmet Ödülü’ verilmesi keşke, Vali Dr. Ahmet Altıparmak’tan önceki valilerimiz tarafından düşünülebilmiş olsaydı…
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ni “ihya eden”, fiziki bakımdan üniversiteler içinde ön sıralara getiren rahmetliye verilebilecek en büyük ödül aslında adının üniversiteye verilmesi olacaktı.
Siz benim “Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi” dediğime de bakmayın…
Bu sene gerçekleştirilen ‘Sıtkı Koçman Günleri’nden beri yazılarımda, haberlerimde böyle yazıyorum. Sıtkı Koçman Günleri sırasında yapılan söyleşiler sırasında, rahmetlinin adının üniversiteye verilememiş olmasının büyük bir eksiklik ve vefasızlık olduğunu vurgulayarak, “Hiç değilse biz gazeteciler haberlerimizde, yazılarımızda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi diye yazabiliriz.” demiştim.
Doğrusu bu önerim meslektaşlarımda yanıt bulmadı, ama ben böyle yazmaya başladım ve böyle devam edeceğim.
 
xx           xx           xx
Valilik “Hizmet Ödülü”nün ilkini geçen yıl mimarlık okumamış mimarımız Nail Çakırhan da alamadı! Çünkü O da rahmetli olmuştu. O’nun yerine de ödülü sevgili eşi Halet Çambel aldı.
Ya Halet Çambel de aramızdan ayrılmış olsaydı?
Alanında başarılı olmuş, Muğla sevdalısı başarılı, namuslu, dürüst, örnek insanlarımızı yaşarken ödüllendirebilmeliyiz.
Bu daha anlamlı olacaktır…
Nitekim, sevgili babalarının ödülünü alırken, bütün ailesi adına teşekkür eden Emine Okşan Koçman ise, “Babam çok onurlanırdı. Bu şehre düşkündü, çünkü burada başladı. Bizim için çok büyük mutluluk.” demiş.
Umarım gelecek yıl bir başka Muğla sevdalımızı yaşarken ödüllendirip, sevindirip, mutlu edebiliriz.
 
xx           xx           xx
Rahmetli Sıtkı Koçman, Muğla’ya üniversitemizin fiziki gelişmişliğini kazandırmakla kalmadı. O’nun üniversitemize ve eğitime desteği ölümünden sonra da devam ediyor.
Rahmetli üniversitemize 70 trilyon lira katkıda bulunmuştu.
Şimdi üniversiteye yardımları rahmetlinin yaşamında kendi kurduğu ‘Muğla Sıtkı Koçman Vakfı’ ile devam ediyor. Bunun yanında, Muğla Sıtkı Koçman Vakfı Başkanı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, 2000 yılından bu yana 4 bin 500 öğrenciye, toplam 7 milyon 492 bin 500 lira burs verdiklerini söylüyor.
Bu hizmete, ölümünün ardından bir hizmet ödülü yetmez…
Rahmetliye ödülü yaşamında verilmiş olsa da borcumuzu ödeyebilmiş olmazdık.
Çünkü, bir hizmeti hizmet sahibinin yaşamında ödüllendirmek de yeterli değil. O’nun adının yaşatılması belki borcu karşılayabilir.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi bunu “Sıtkı Koçman Günleri” ile yapıyor.
 
xx           xx           xx
Ne var canım, işte her yıl Sıtkı Koçman Günleri yapılıyor ve orada anılıyor, diyemeyiz.
Rahmetlinin, hiçbir zaman adının üniversiteye verilmesi talebi olmadı ama, gönlünden geçirmediğini, böyle bir güzelliği ummadığını kim bilebilir…
Muğla Sıtkı Koçman Vakfı Başkanı ve kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Fığlalı, rektörlüğü zamanında yaptığı girişimlerle ilgili “O dönemde hayırsever işadamımız Sıtkı Koçman hayattaydı. YÖK’ten, ‘Yaşayan bir kişinin isminin üniversiteye verilmesi uygun değil.’ cevabını aldım. Sıtkı beyin ölümünden sonra da bu talebimi yineledim ancak bir türlü başarılı olamadım. Bu konu beni derinden üzüyor.” diyor.
Hepimizi üzmeli…
Oysa İzzet Baysal’ın ismi yaşarken verilmişti!
Neyse, şimdi artık Koçman yaşayan biri değil. “Ey YÖK, Koçman öldü, artık evet deyin” mi derler ne derler bilemiyorum, Rektörlük ve milletvekillerimiz yeni girişimde bulunmalılar. Rahmetlinin adı üniversitenin adında yaşatılmalı…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.