SITKI KOÇMAN UNUTTURULAMAZ…

Bu haber 12 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 618 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla üniversitesi tarafından düzenlenen “SITKI KOÇMAN GÜNLERİ” etkinliği çerçevesinde bizzat tanık olduğumuz gelişmeler, sevindirici olmanın yanında, gösterilen ilgi anlamında düşündürücüydü.
Rahmetli Koçman adına mutluluğumuz, ölümün üzerinden 4 yıl geçmesine karşın, her yıl anısına etkinlik düzenlenmesi.
Dolayısıyla meseleyi bu açıdan baktığımızda, o müstesna insanın unutulmaması, dahası unutturulmaması bağlamında, üniversitenin üzerine düşen görevi yerine getirmesi ahte vefa örneği.
Değil mi ki Koçman, Türkiye’de hiçbir insana nasip olmayan bir yaklaşımla, üniversiteye yardım elini uzatmış.
Bizatihi Rektör Prof.Dr. Şener Oktik’in ifadesine göre, günümüz koşullarında 70 Trilyon tutarındaki bir parayı karşılıksız vermiş.
Öyleyse üniversiteye düşen görev, onun eğitim kurumuna yaptıklarının bir göstergesi olarak anısını yaşatmaktı.
Yaşatıyorlar da.
Aramızdan ayrıldığı 14 Ekim 2005 tarihinden günümüze, o müstesna insanla ilgili birçok etkinlik düzenleniyor.
Sadece Muğla merkezde değil, bu sene Milas Yüksek Öğretim Kurumunda da benzer etkinlik sergilenmesi, samimi yaklaşımların bir göstergesi.
Ümit etmekten öte inanıyorum ki;
“Üniversitemiz Sıtkı Koçman’la büyük merhaleler katetmiş, onun maddi ve manevi desteği ile öğrencilerimiz ve çalışanlarımızın kendilerine güveni artmıştır. Bunları bize kazandıran Sıtkı Koçman’ı baş tacı yapmanın gururunu taşıyoruz” diyen üniversite camiası, o müstesna şahsiyet adına önümüzdeki yıllarda da benzer anma törenleri düzenleyecektir.
***
Buraya kadar her şey yerli yerinde.
Hiçbir eksik yok dense yeri.
Ancak!…
Geçtiğimiz Pazartesi günü, “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE SITKI KOÇMAN” ı anlatmak için üniversite bünyesindeki konferans salonuna girdiğimde gördüğüm manzara karşısında üzülmediğimi söyleyemem.
Salon yarı yarıya boş.
Rektör yurt dışında.
3 rektör yardımcısından sadece bir tanesi katılıyor.
Onca öğretim üyesini ara ki bulasın.
Merkez Kampus’de 20 bin öğrenci olmasına karşın, onlarda kayıtsız.
Eğitim fakültesi dekanı başkanlığında 30 kişilik bir öğrenci gurubu dışında ilgi duyan sınırlı sayıdaki öğrenciler salonda!
Yanı sıra üniversite sekreteri ve birkaç daire başkanı.
Kısaca 300 kişilik salonun yarısında dinleyici var.
Her ne kadar konuşmanın sonunda,;
Muğla Üniversitesine bu denli maddi manevi katkı sağlayan bir mümtaz kişi Sıtkı Koçman’a ilginin bu olmaması gerektiğinden hareketle sitemlerimi belirtmeme karşın şimdi sormak istiyorum.
Üniversite tarafından Muğla il merkezinde konuşlanan tüm kurum ve kuruluşlar ötesinde, halk kitlelerine duyurulmasına karşın bu denli ilgisizlik neden?
Kurum müdürlerinin iştirak etmesi için sayın vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın katılması mı gerekiyordu?
Vali Muğla’da olmadığı için iştirak etmeyen yetkililer, vali konferansa katılsaydı davete icabet etmeyecekler miydi?
***
Bu arada üniversiteye de birkaç sözüm olacak.
Hadi diyelim ki, eski öğrenciler geçmiş yıllarda bu tür etkinliklere katıldıkları için Sıtkı Koçman için bilgi sahibi oldular.
Peki, yeni kaydolan öğrencilerin, Sıtkı Koçman’ı daha yakından tanımaları için katılmaları sağlanamaz mıydı?
Sonra, Rektör Prof. Dr. Şener Oktik’in Muğla’da olmaması, bir gerekçe olabilir mi?
Başkaları bilmese de üniversite camiası, rahmetli Sıtkı Koçman’ın kendileri için neler ifade ettiğini bilmiyorlar mı da, 300 kişilik salon doldurulamadı?
Bu ülkenin geleceğinde sorumluluk üstlenecek, dolayısıyla ülkemizin çağdaş bir yapıya kavuşması adına olmazsa olmaz koşul eğitim ve öğretim adına Sıtkı Koçman, hiçbir faniye nasip olmayan bir anlayışla yardım elini uzattığı bilindiğine göre, daha bir duyarlı olmaları istenirdi.
Eğer Sıtkı Koçman, sadece Muğla Üniversitesi değil, il genelinde Ula, Karabörtlen, Göcek ve Fethiye ile birlikte, Kastamonu, Ereğli, Karabük, Zonguldak, Ankara, İstanbul, Kocaeli, Bursa, Balıkesir ve İzmir  illerinde de benzer eğitim kurumları yaptırarak Türk Milli Eğitimine armağan etmişse.
Üstelik devlete vergisini ayrı yatırmak koşuluyla.
Ve de yaşamı boyunca bir tek dahi olsun sigortasız işçi çalıştırmayan birisi için.
Bize düşen görev, böylesine müstesna kişiliğe sahip birisini unutmamak ve unutturmamaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.